Showing posts with label ülser. Show all posts
Showing posts with label ülser. Show all posts

Thursday, June 28, 2012

Mide olumsuz koşulları hazmedemiyor

Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin araştırmasına göre, depremden sonra mide ağrısı şikayetiyle başvuran hasta sayısı, önceki yıllara göre 5 kat arttı.

Pain over?: Sufferers of period pain could soon benefit from a new electric current treatment
Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Tıp Fakültesi'nce 87 bin hasta üzerinde yapılan araştırmada, midenin, deprem gibi olumsuz koşulları hazmedemediği belirlendi.
YYÜ Tıp Fakültesi Gastroantoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Cumhur Dülger, kentte 23 Ekim ve 9 Kasım 2011 tarihlerinde meydana gelen depremlerin ardından hastanelerine mide ağrısı şikayeti ile gelen hasta sayısında büyük artış yaşandığını söyledi.
Hasta sayısındaki artışın fazla olması üzerine araştırma yapmaya karar veren Dülger, son birkaç yılın verileri ile deprem sonrası verileri karşılaştırdı.
Dülger, depremden sonraki 7 aylık sürede 87 bin hastanın mide ağrısı şikayeti ile hastaneye müracaat ettiğini bildirerek, ''Depremden sonra mide ağrısı şikayeti ile bize müracaat eden hasta sayısının, önceki yıllara göre 5 kat arttığını belirledik'' dedi.
Bunun üzerine araştırmasını genişleterek hastalardaki mide ağrısı şikayetinin nedenlerini saptamaya çalıştığını vurgulayan Dülger, şöyle konuştu: ''Mide, insanlardaki en hassas organlardan biri. Bu nedenle de olumsuz koşullar karşısında farklı ağrı ve şikayetlerle insanlara rahatsızlık verebiliyor. Yaptığım tespitlerde deprem felaketini yaşayan insanlardaki mide ağrısının, olumsuz koşullardan kaynaklandığı belirlendi. Midede hiçbir rahatsızlık bulunmadığı halde insanlar hasta oldukları, midelerinde sorun oluştuğu düşüncesi ile hastaneye başvurmuş.''
Depremden önce mide şikayeti ile kendilerine müracaat eden hastalarda 'ülser, bakteri, delinme, kanama' gibi rahatsızlıkların tespit edildiğine dikkati çeken Dülger, deprem sonrası gelen hastaların büyük çoğunluğunda hiçbir bulguya rastlamadıklarını dile getirdi.

Tuesday, June 12, 2012

Sarımsak ve tavuk çorbasının faydaları saymakla bitmiyor.

Sarımsak ve tavuk suyu çorbanın faydaları saymakla bitmiyor. Tabi bu gıdaları tüketirken sarımsağın taze olmasına ve organik köy tavuğu aldığınıza dikkat edin.

Garlic breath: Women who ate alot of vegetables in the garlic family were less likely to have hip osteoarthritis
Çünkü hormonlu tavuklar için aynı görüşler geçerli değil.
Sarımsağın tıp alanında kullanımı M.Ö. 3000 senesine, Sümerler ve Mısırlılar’a kadar dayanıyor. Mısır’da bu tarihlere dayanan kilden yapılmış tabletlerde, sarımsak heykelcikleri ve resimleri göze çarpıyor. Piramitler inşa edilirken çıkarılan tek isyanın da sarımsağın olmamasından kaynaklandığı ileri sürülüyor. Hipokrat, sarımsağın kanseri iyileştirebileceğine inanıyordu.
Çalışmalarla kanıtlandı
1858’de Louis Pasteur, sarımsağın bakterileri öldürdüğünü keşfetti. Bir ml. çiğ sarımsak suyu     60 mg. penisilin kadar etkiliydi. Hindistan’daki Tagore Tıp Okulu, sarımsak yiyenlerin kan basıncında yüzde 10 oranında azalma olduğunu saptadı. Bir Çek çalışmasındaysa sarımsak tüketiminin hayvan damar çeperlerinde biriken kolesterolü düşürdüğü bulundu. İngiltere East Sussex Sarımsak Merkezi’nde yapılan bir araştırma sonucunda da sarımsağın özellikle ‘staphylococcus’ cinsi bakterinin oluşturduğu enfeksiyonlara karşı etkili olduğu kanıtlandı. Ayrıca sarımsak, gribe bağlı öksürüğü de azaltıyor.  
Tüm bu yararlarına rağmen sarımsağın ününü gölgeleyecek birkaç nokta var. Mesela aşırı tüketimi çeşitli sorunlara yol açabiliyor. Hemofililer ve kan pıhtılaşması sorunu olanlar, sarımsağın kanı seyreltme özelliği bulunduğunu ve böylece kanamalara yol açacağını bilmeli. Sarımsak cilde dışarıdan uygulandığında tahriş edebilir. Bazı insanların zambakgiller familyası bitkilerine karşı alerjileri olabilir. Bu alerji; ishal, ağızda ülser, kusma, nefes alma zorlukları ve anafilaksi denilen şok tablosuna kadar ilerleyebilir. Sarımsak tıbbi ilaçlarla etkileşime girebileceğinden   kullanmadan önce doktorunuza danışmakta da fayda var.
Hastalanınca bir tabak yeter
Tavuk çorbasının faydaları da antik çağlardan beri biliniyor. Eski Mısır’da soğuk algınlığı için önerildi ve İbn-i Sina’nın tedavi protokollerinde yer aldı. Modern tıpsa 2000 yılında tıp dergisi ‘Chest’de yayımlanan bir makaleyle bu gerçeği keşfetti. 
Nebraska Üniversitesi Tıp Merkezi araştırmacıları, tavuk çorbasındaki vitamin ve gıda karışımlarının mukozanın salınmasını tetikleyen nötrofil isimli beyaz kan hücrelerinin gelişmesini yavaşlatarak anti enflamatuar etkiye sahip olduğunu buldular. Tavuğun bu noktada çorbanın kendisi kadar önemli olmadığı da ortaya çıktı.  Tavuk çorbası içinde yer alan köri, karabiber, sarımsak, turp, kereviz, maydanoz gibi sebzeler, A, B, C ve E vitaminleri, soğuk algınlığının pek çok semptomunu düzeltiyor. 
‘Journal of Agricultural’da yayımlanan bir Japon çalışmasına göre, tavuk çorbası yüksek tansiyonla da mücadele ediyor.   
Hipertansiyon tedavisinde sıkça kullanılan ACE inhibitörlerine benzer etki yaratan kolajen proteinler, tavuk çorbasında bulunuyor.