Showing posts with label şifalı taşlar. Show all posts
Showing posts with label şifalı taşlar. Show all posts

Saturday, June 23, 2012

Aft ve ağız kokusuna pratik öneriler

Aft ve ağız kokusundan yakınıyorsanız, hazırlanması oldukça pratik bitkisel formüllerle sorunlarınıza veda edebilirsiniz!

Aft (ağız ülseri), genelde dilin üzerinde, damakta ve yanakların iç kısmında bulunur. Aft kırmızı başlar, acılı grimsi beyaz ülseri üretmek için acı veren kabarcıklar bir alanda toplanır. Nedeni tam olarak belli değildir. Fakat bazen protez dişler, afta neden olabilir.
Kişi yorgun ve stresliyse, bir enfeksiyonla savaşıyorsa, bu etkenler de ülserin oluşmasını destekler. Ayrıca sindirim problemleri, mide ağrıları ve fungal enfeksiyonlar da ülserle ilintili olabilir.
Genelde kendi kendilerine, bir hafta gibi bir zamanda yok olurlar. Ağız ülseri, daha çok yetişkinlerde ve adet dönemi öncesinde kadınlarda görülür. Stres ve alerji, ağız ülserlerini kolaylaştıran faktörler olabilir.
KALICI OLABİLİR
/_np/5205/17035205.jpgAğız kokusu ise rahatsız edici kokuya sahip nefestir. Aynı zamanda “halitosis” olarak da bilinmektedir. Sebebine göre zaman zaman kalıcı olabilir.
Ağızda, özellikle dilin arka tarafında milyonlarca bakteri yaşar. Çoğu kişide ağız kokusunun sebebi bunlardır. Ağzın sıcak ve nemli ortamı, bu bakterinin büyümesi için ideal koşulları oluşturur.
Çeşitli hastalıkların belirtisi olan ağız kokusu, rahatsızlıkların tedavisinden sonra ortadan kaybolur. Diş çürüğü, hazımsızlık, şeker hastalığı, boğaz iltihapları, akciğer veremi, devamlı kabız veya ishal durumunda da nefes kokması görülebilir.

ŞİFALI TAŞLAR

Akik: Güçlü bir iyileştiricidir. Bir çeşit “terapi aracıdır” diyebiliriz. Bedene temas etmesi, en azından güneş enerjisi başta olmak üzere doğadaki enerjinin taştan geçerek bedene ulaşabilmesi gerekmektedir. Özellikle strese iyi gelen bir taş olduğu için stresten kaynaklanan ağız yaralarının iyileşmesine yardımcı olabilir.
Sitrin: Antioksidan etkilidir. Vücuttaki zehirli maddelerin atılmasında etkili olur. Kişinin depresyona neden olan duygularından kurtulmasına yardım eder. Stresten kaynaklanan ağız yaraları ve uçuklardan kurtulma konusunda faydalı olabilir.
Ametist: Şifa bakımından en güçlü taşlardan olan ametist, değerli taş sevenler için de en gözde taşlardan biridir. Kuvars ailesinden mor ya da mavi-mor renkli bir taştır. Ona bu rengi verenin, içinde bulunan demir olduğu düşünülmektedir. Bulunduğu çevredeki olumsuz enerjileri temizleyip pozitife dönüştürür. Depresyona karşı faydalıdır. Enerji dolu bir taş olduğu için çoğu insanın üzerinde canlandırıcı bir etkisi vardır. Sürekli üzerinizde taşıyabileceğiniz bir taştır. Enerjisi huzur vericidir. Yaydığı enerji doğrudan sinir sistemini etkiler. Fazla çalışmaktan ve stresten kaynaklanan zihinsel yorgunluğuna yardımcı olduğundan dolayı, stresten kaynaklanan ağız yaraları ve uçuklarda etkilidir.
Akuamarin: Akuamarin, “deniz suyu” anlamına gelir. Büyük ve temiz kristal parçaları halinde çıkarılır. Solunum yolları rahatsızlıklarına, boğaz ağrılarına, astım, bronşit ve tiroit bezi rahatsızlıklarına iyi gelir. Ağız ve boğaz problemlerine yardımcı destek olarak kullanılabilir.

RENK VE KOKULAR

Aft ve uçukların giderilmesinde taşların yanı sıra depresyonu önleyici, stresten uzaklaştıran koku ve renkler de kullanılabilir. Mor, yeşil, lacivert, mavi ve sarı, bedeni ferahlatan renklerdir. Lavanta kokusunu tüm rahatsızlıklarda olduğu gibi ağız yaralarında da rahatlıkla kullanabilirsiniz. Karanfil, reyhan, nane gibi kokular da ağız kokusunda faydalıdır.

GASTRİT İÇİN BİTKİSEL TEDAVİ

Soru: Safra reflüsü ve gastrit için ne önerirsiniz? (Serpil Ergen)
Cevap: Doktorunuza danışarak kantaron, zencefil, zerdeçöp, kişniş, meyan kökü, alfa alfa bitkilerinin yanında patates ve lahana kürlerini kullanabilirsiniz. Ayrıca şu kürleri uygulayabilirsiniz:
1- 1 bardak kaynar suya 4-10 gram kantaron konulur, 10 dakika bekletilir. Bu karışımdan öğle ve akşam yemeklerinden önce 1 bardak içilir. Karışımı içmeye 25 gün devam edilir.
2- 1 litre suya 10 gram kişniş konulur. 10 dakika kaynatılıp içilir.
3- 1 bardağa yarım fincan patates suyu, 1 tatlı kaşığı lahana suyu ve 1 tatlı kaşığı bal konulup karıştırılır. Üzeri suyla doldurulan karışımdan aç karnına sabahları içilir.
4- 1 bardağa 1 fincan havuç suyu, 1 tatlı kaşığı lahana suyu, 1 tatlı kaşığı bal konulur. Üzeri suyla doldurulup günde 3-4 bardak açken içilir. 2 ay devam edilir.

PRATİK BİTKİSEL YÖNTEMLER
1. Bağışıklık sisteminin toparlanması için ginseng veya sarmısak kapsülü kullanabilirsiniz.
2. Kurtpençesi, adaçayı, ahududu yaprağı, kadife çiçeği, papatya demlerinden oluşan bitkisel suyla ağız gargarası yapın.
3. 10 damla mira tentürünü bir bardak sıcak suya ekleyip, ağız gargarası yapın.
4. Bir avuç taze adaçayı yaprağını 1 litre kaynatılmış su içine atarak iki dakika daha kaynatın. 5 dakika demlemeye bırakılan karışımı süzdükten sonra içine birkaç damla mürsafi tentürü ilave edin. Bu karışımı diş etlerinize ve aftlı bölgelere sürün.
5. Meyankökü bitkisi çiğnenip, şerbetinin içilmesi önerilir. Bu şerbet, ağız kokularına da iyi gelir.
6. İki çay kaşığı kristal tuz (Himalaya tuzu) ve iki çay kaşığı oksijenli su alın. Bunları büyük bir bardak sıcak su içinde karıştırın. Karışım etkilidir. Ağızdaki diş eti iltihabı üzerinde tutulan sıcak su, onun çabucak dağılmasına yardımcı olacaktır. Temizlemek için bol tuzlu su ile durulayın.
7. Ardıç tohumunun çiğnemesi ve yutulması durumunda nefes kokuları ortadan kalkar.
8. Bir-iki adet karanfilin ağızda uzun süre tutulup, emilmesi tavsiye edilir.
9. Koku için sirkeyle karıştırılan balın çiğnenmesi önerilir.
10. 50-60 gram taze kişniş yarım litre suya eklenip, 3-5 dakika kaynatılır. İster içilir, ister ağız yıkanır.
11. Hindistancevizi maydanozla beraber yenilirse, ağızdan gelen kokuların giderilmesine yardımcı olur.
12. Ağzınızı her gün birkaç kez adaçayı ile çalkalayabilirsiniz. Adaçayının maydanoz ve nane gibi nefes tazeleyici özelliği vardır.
13. Ağız kokusu için en çok önerilen şey, nane çayıdır. Aromatik nane yağı güçlü bir antiseptiktir. Aynı zamanda toksin bir maddedir, yutulmamalıdır.
ÖNEMLİ NOT
Hastalıkları tedavi etmek, 1219 sayılı Tababet Kanunu’na göre sadece hekimlerimizin görevidir. Hürriyet Gazetesi aracılığıyla elinize ulaşan bu bilgiler, tavsiye hükmündedir. Kürlerde ve metin içerisinde geçen bitkilerin kullanımından önce, adı geçen bitkilere alerjiniz olup olmadığını kontrol ettirmeniz tavsiye edilir.

Thursday, June 14, 2012

Kehribar taşının faydası.

Tiroit bezlerinin normalden fazla ya da az çalışması nedeniyle ortaya çıkan tiroit rahatsızlığına, doğal yöntemlerle savaş açabilirsiniz.

Tiroit, tiroit bezlerinin normalden fazla ya da az çalışması sonucu meydana gelen bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlık da kendi arasında ikiye ayrılır. Vücutta dolaşan tiroit hormonu seviyelerinin normalin üstünde değerlere ulaşmasına hipertiroid; tiroit hormonlarının vücutta yeterince olmamasına ise hipotiroid adı verilir. Hormonların eksikliği ya da fazlalığı vücutta çok ciddi düzensizliklere neden olur.

TİROİT İÇİN ŞİFALI KÜRLER 

/_np/2872/16952872.jpg- 1 bardak kaynar suya, 10 gram dövülmüş kereviz tohumu konulur. 10 dakika bekletilip, günde 2-3 bardak içilir.
- Lahana yaprakları sıkılır, elde edilen karışımdan günde 2-3 bardak içilir.
- 1 bardak kaynar suya, 4 gram taze veya kuru tere yaprağı konulur, 10 dakika bekletilip günde 3 bardak içilir.
-  Yeşil ceviz reçeli yenir, cevizin yağı ise boyun bölgesine sürülür. Her gece yatmadan önce de 1 tatlı kaşığı ceviz yağı içilmesi önerilir.
- Cam bir kavanoza doldurulan ceviz içlerinin üzerine 1 litre alkali su eklenerek 7 gün ışık görmeyen, kapalı bir yerde bekletilir. Hazırlanan sudan 7 günün sonunda her sabah aç karnına 1 fincan içilir ve 1 ceviz içi (lepesi) yenir. Ceviz lepesinin içinden çıkan hançerli (boğaza benzeyen) kabuk tekrar suyun içine atılır. Bu küre 21 gün devam edilir. İkinci 21 günlük dilimde ise kabuklarıyla kalan su içilir. Ya da 3 hafta boyunca boğaz bölgesine geceleri sürülen ceviz yağı streç filmle sarılarak yatılır.

TİROİT İÇİN ŞİFALI TAŞLAR

AKUAMARİN

Deniz ya da açık gök mavisi renginde, saydam veya yarı saydam bir taştır. Ona bu rengi veren içinde eser miktarda bulunan demirdir. Akuamarin “deniz suyu” anlamına gelir. Büyük ve temiz kristal parçaları halinde çıkarılır. Değerini artıran özellikleri; şeffaflık derecesi, içinin temizliği ve en önemlisi renginin koyuluk derecesidir. Akuamarin solunum yolları rahatsızlıklarına, boğaz ağrılarına, astım, bronşit ve tiroit bezi rahatsızlıklarına iyi gelir.

SİTRİN

Kuvars kristalinin sarı renkte olanıdır. Rengini, bünyesinde çok az miktarda bulunan demirden alır. Sitrinin birçok yararının yanı sıra iç salgı bezlerinin -özellikle tiroit bezinin- çalışmasında etkisi olduğu bilinmektedir. Sitrini ucu aşağı gelecek şekilde boynunuzda taşımanız gerekmektedir. Bu size güven ve evrensel güç sağlar. Aurayı temizler, ruhsal alemle bağlantı kurmanızı kolaylaştırır.

TOPAZ

Genelde sarı ve mavisi bilinir ancak çeşitli renklerde olabilir. Şeffaf ya da yarı şeffaf olarak bulunabilir. Topaz, az bulunan değerli taşlardandır. Bu nedenle renksiz topaz, elmasla karıştırılabilir. Topaz, elmasla aynı ağırlığa sahip yegâne doğal değerli taştır. Çok değişik renkleri vardır. En çok bilineni sarı ve kırmızı tonların alaca meydana getirdiği görünümdedir. Mavi topaz, konuşma ve iletişim gücünü artırır. Tiroit bezinin düzenli çalışmasını sağlar, hastalanmışsa iyileşmesine yardımcı olur.

KEHRİBAR

Özellikle soyu tükenmiş çam ağacından oluşan reçinenin fosilleşmiş hâlidir. Taş olarak bilinir ama reçinenin taşlaşması sonucu oluşmuştur. Çok yumuşak ve çok hafiftir. Yaydığı sıcaklık enfeksiyonun yayılmasını önlediği ve soğuk algınlığını giderdiği için genelde boynun çevresine takılır. Çoğunlukla küpe gibi ufacık parçacıklar hâlinde bulunur. Boğaz ve tiroit bezi enfeksiyonlarını tedavi etme özelliği vardır. Roma devrinde kehribar, guatr tedavisinde kullanılmıştır. Günümüzde de bu yöntem çok yaygındır. Ağrıyan yerlere konulduğunda ağrıları hafifletir. Kullanılan kehribarın, ağrıyan yerin büyüklüğü kadar olması etkisini güçlendirir.

Wednesday, June 13, 2012

Maranki'den soğuk algınlığına özel karışımlar

Grip, nezle ve soğuk algınlığı rahatsızlıklarında, doğru seçilen bitkiler, taşlar ve renkler, iyileşme sürecini hızlandırır.

Grip ve nezle aynı yollardan kişiden kişiye geçer. Hastaların öksürüp aksırmasından havaya mikroplu su damlacıkları dağılır ve bunlar diğer kişilere solunum yoluyla geçer. Ancak grip, nezleden daha yaygındır. Bazı kişilerde, özellikle 65 yaşın üstünde olanlarda zatürree gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Kalp hastalarında ölüme neden olabilir. 
Grip ateş, titreme, kaslarda ağrı, ağızda ve boğazda kuruluk, baş ağrısı, öksürük, yataktan kalkamayacak derecede bitkinlik ve uyuma hissi ile kendini gösterebilir. Bazı kişilerde kusma görülebilir. Genellikle 7-10 gün sürer.

Çocuklar nezleye yılda ortalama 10 defa, büyükler ise 2-3 defa yakalanır. Hastalığın en kötü belirtileri 2-3 gün sürer. Belirtiler arasında hafif ateş, baş ağrısı, burun akması ve aksırma sayılabilir. Önlem ve tedavi gripte olduğu gibidir.

Soğuk algınlığında C vitamini ve çinko almak çok yararlıdır. Kivi, kuşburnu marmeladı, taze narenciye, taze sivribiber ve maydanoz gibi yüksek oranda C vitamini içeren besinlerin bu dönemde bolca tüketilmesi gerekir.

ŞİFALI KÜRLER

- Soğan suyu sıkılır, 1 çay bardağı su, bir miktar balla karıştırılıp günde 2-3 defa içilir.
/_np/1743/16941743.jpg- 1 bardak kaynar suya, 2 gram ıhlamur konulur. 10 dakika bekletilip, günde 3-5 bardak içilir.
- 1 bardak kaynar suya, 1 çay kaşığı tarçın konur. 10 dakika bekletilip, günde 2-3 bardak içilir.
- 1 bardak kaynar suya, 1 çay kaşığı zencefil konur. 10 dakika bekletilip, günde 3 bardak içilir.
- 1 bardak kaynar suya, 5 gram biberiye konulur. 10 dakika bekletilip, günde 2-3 bardak içilir.
- 1 bardak suya, 10 gram maydanoz konulur. 5 dakika kaynatılıp, 10 dakika bekletilir. Suyuna bal ve limon ilave edilerek günde 3-4 bardak içilir.
- Her bir fincan için, parmak ucu kadar kök zencefil, 1-2 parça hibiscus, 2 çay kaşığı kadar kuşburnu, 1 tatlı kaşığı kadar ıhlamur çiçeği veya yaprağı, 1 adet karanfil 2-3 dakika kaynatılır ve 2-3 dakika kadar da demlenir. Çok ince bir dilim limonla, şekersiz olarak günde 3-4 fincan içilir.
- 1 tatlı kaşığı balı, 1,5 çay kaşığı toz zencefili ve 1 çay kaşığı toz zerdeçalı karıştırarak, macun yapıp sabah akşam yutmak faydalıdır.

Nezle, grip ve soğuk algınlığı rahatsızlıklarına yönelik şifalı tarif
SOĞAN ÇORBASI
Malzeme listesi
/_np/1701/16941701.jpg- 5 adet orta boy soğan
- 5 diş sarmısak
- 3 yemek kaşığı zeytinyağı
- 1 yemek kaşığı nişasta
- 4 yemek kaşığı rendelenmiş kaşar
- 1 litre su (H2O)
Malzemelerin içeriğindeki vitamin ve mineraller:
- Soğan: A, B ve bol miktarda C vitamini, fosfor, iyot ve kükürt gibi vücuda çok faydalı maddelerin yanı sıra antibiyotik vazifesi gören esanslar ve hazım artırıcı fermentler.
- Sarmısak: A, B ve bol miktarda C vitamini ile grip virüslerinin vücutta çoğalmasını engelleyen allicine, alin, iyot ve kükürt...
- Zeytinyağı: Uçucu yağlar, fenol bileşikleri, nişasta, kalsiyum ve bol miktarda C vitamini...
- Nişasta: Protein, karbonhidrat.
? Kaşar: Kalsiyum, fosfor, protein, karbonhidrat.
YAPILIŞI: İncecik piyaz şeklinde doğranmış soğan ve sarmısak zeytinyağında kavrulur. Suyu ilave edilip kaynamaya başlayınca, su ile çözülen nişasta da çorbaya eklenir. 2 dakika da bu şekilde kaynayan çorbanın üzerine kroton ekmek ve rendelenmiş kaşar eklenerek servise sunulur.
ŞİFASI: B vitamini yönünden zengin olduğu için yorgunluğu giderir. Soğuk algınlığı, nezle ve gribe karşı önemli bir yardımcı besin takviyesidir. İştah açıcı özelliği olan soğan, idrar yoluyla vücutta birikmiş su ve üreyi dışarı atar. Yemeklerde kullanılan soğan, yağda yakılmadan tüketilmelidir.

ŞİFALI TAŞLAR

LAPİS
Değerli olduğundan dolayı sahteleri çoktur. Üzerinde metalik pırıltılı sarı pirit tanecikleri ya da beyaz kalsit çizgileri bulunabilir. Sodyum, alüminyum ve kalsiyum karıştırıldığında da aynı içeriğe ulaşılır. Bu karışıma yeterli miktarda silis eklenirse feldspat oluşur. Soğuk algınlığı ve grip nedeniyle oluşan solunum yolu hastalıklarından korunulmasını sağlar.

AMAZONİT

Çok değerli bir taş olmamakla birlikte, mücevher yapımında veya dekoratif amaçlı oymacılıkta yaygın olarak kullanılır. Çok duyarlı bir taştır. Sıcaktan çabuk etkilenir ve fazla dokunulursa solgunlaşır. Benzeşme nedeniyle, özellikle zümrüt veya yeşim diye piyasaya sürülmektedir. Ateşli grip gibi hastalıkların tedavisinde etkilidir.

AMBER

Özellikle soyu tükenmiş olan bir tür çam ağacından oluşan reçinenin fosilleşmiş hâlidir. Taş olarak bilinir ama reçinenin taşlaşması sonucu oluşmuştur. Çok yumuşak ve çok hafiftir. Yaydığı sıcaklık enfeksiyonun yayılmasını önlediği ve soğuk algınlığını giderdiği için, genelde boynun çevresine takılır.

RENKLER VE KOKULAR

Lacivert, mavi rengi ile okaliptus, nane kokuları.

Tuesday, June 12, 2012

Alerjiniz mi var

Bazı kişilerin vücut dirençleri, çeşitli yiyecekler, çiçek tozları, elbise, halı, parfüm, plastik eşyalar, dar elbiseler, sıcak veya soğuk hava ile hayvan tüyleri gibi maddelere duyarlıdır.

/_np/5132/16925132.jpg
Alerjik durumlar, psikoloji ve yanlış beslenmeyle de yakından ilgilidir. Özellikle son yıllarda hazır gıdaların, boyalı katkı maddeleri içeren yiyeceklerin, beyaz un ve şekerin aşırı tüketimi alerjik reaksiyonları artırdı.

C VİTAMİNİ ALINMALI
Her türlü alerjide karaciğerin kendini temizlemesi ve toksin atması çok önemlidir. Ayrıca mutlaka yeterli miktarda C vitamini alınmalıdır. Alerjik belirtiler hisseden kişi, pastırma, sucuk, konserve, et, balık, kavun ve çilek gibi vücut direncini azaltan gıdaları çok fazla tüketmemelidir.

HANGİ BESİNLER İYİ GELİR?
Alerjisi olanlar, şahtere, ısırgan, zerdeçal, aloe vera, yulaf ezmesi, maydanoz, sarmısak, buğday çimi, taze bezelye, soya fasulyesi, badem, fındık, muşmula, atkuyruğu ve sinirli otu bol bol tüketmelidir.
Günde iki–üç bardak ısırgan otu çayı, öğün aralarında tatlandırılmadan içilmelidir.
Alerjiyi, oluştuğu nedene göre tedavi etmek en doğrusudur.

KAİNAT ŞİFAHANESİNDEN PRATİK BİTKİSEL FORMÜLLER/_np/5098/16925098.jpg
-1 çay bardağı kaynatılıp soğutulmuş suya 1 çay kaşığı Himalaya tuzu atılır. Hazırlanan su, burna çekilerek gargara yapılır.
-10 adet karanfil, 10 adet karabiber, 10 gram zencefil, 5 adet kabuk tarçın, 5 gram ısırgan tozu, 5 gram hibisküs, 10 gram zerdeçal, 10 gram ekinezya, 5 gram ayva yaprağı, 5 gram alıç ve 1 gram kekik, kaynayan 2 litre suyun içine atılır. 10 dakika daha kaynatılıp süzülen karışımdan sabah, öğle ve akşam birer bardak içilmesi önerilir.
-5 gram nane yağı, 5 gram kekik yağı, 5 gram hardal yağı, 5 gram biberiye yağı ve 5 gram ısırgan yağı karıştırılır. Bu karışım, göğüs ve sırt bölgesine sürülür.
-10 gram meyan kökü küçük küçük doğranır ve 1 litre suda 10 dakika kaynatılır. Soğumaya bırakılan sudan üç hafta boyunca her yemekten önce 1 su bardağı içilir.
-Alerji rahatsızlığı olan kişilerin yılın belli zamanlarında mutlaka “Kozmik Beden Temizliği” ve “Detoks” programlarıyla karaciğer ve kanlarını temizlemeleri gerekir. 

ŞİFALI TAŞLAR/_np/5095/16925095.jpg/_np/5091/16925091.jpg
Ametist: Şifa konusunda en güçlü taşlardan olan ametist, değerli taş sevenler için de gözde parçalardan biridir. Nazarın ilk bakıştaki “olumsuz enerji” olduğu kabul edilirse, rengi ve güzel görünümüyle ilk bakışı çekeceğinden, ametistin de nazara karşı koruma sağladığı kabul edilir. Cilt hastalıklarına karşı etkilidir. Göz hastalıklarına, cilt alerjilerine, migrene, baş ağrılarına ve kalp rahatsızlıklarına iyi gelir. Depresyona karşı faydalıdır. Enerji dolu bir taş olduğu için çoğu kişinin üzerinde canlandırıcı bir etkisi vardır.

Kehribar: Taş olarak bilinir ama aslında reçinenin fosilleşmiş hâlidir. Çok yumuşak ve hafiftir. Gerçek kehribarın en önemli özelliği, yakıldığında çevreye çam kokusu yaymasıdır. Taklit kehribar; plastik, cam, sentetik çam sakızı veya fosilleşmemiş doğal çam sakızından imal edilir ve petrol ürünleriyle renklendirilir. Kehribarın boğaz ve tiroit bezi enfeksiyonlarını tedavi etme özelliği vardır. Roma devrinde kehribar, guatr tedavisinde kullanılmıştır. Böbrek, karaciğer, mesane ve dalağı temizler, sağlıklı çalışmasını sağlar. Astım, bronşit gibi solunum yolları hastalıklarını önler, oluşmuşsa iyi gelir.

RENK VE KOKULAR
Alerjiye karşı mor ve sarı renkleri, ayrıca kehribar taşının diğer bir rengi olan portakal rengi kullanılabilir. Nane, lavanta, okaliptüs gibi kokular da rahat nefes alınması sağlar.