Showing posts with label ABD. Show all posts
Showing posts with label ABD. Show all posts

Friday, July 6, 2012

Kilo vermenin altın kuralları. Dr Mehmet Öz'den tavsiyeler

Kalp cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz, kilo vermek için yapılacak ilk işin sabah kalkar kalkmaz hareket etmek olduğunu belirterek, “Sabah kahvaltısı yapmayanlar, hiçbir zaman uzun süreli ve etkili kilo veremezler. Sabahları az da olsa yenmeli” dedi.

Success: Television actress and host Sara Rue got into a bikini for the first time to show off her amazing 50lb weight loss
Levent'te bir kliniğin açılışına katılan Prof. Dr. Öz, basın mensuplarının sorularını cevapladı. Öz, perhiz yapanların ve kilosunu korumak isteyenlerin yapması gerekenlerin başında hareket etmenin geldiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Eğer kilo kaybetmek isteniyorsa ilk yapılacak iş, sabah kalkar kalkmaz hareket etmek. Bu hareket, çok basit esneme hareketleri bile olabilir. Böylece kalori yakımı hızlandırılır. Sabah kahvaltısı yapmayanlar, hiçbir zaman uzun süreli ve etkili kilo veremezler. Sabahları az da olsa yenmeli. Bu, yulaf ezmesi olabilir. Yoğurdun içine bal döküp yiyebilirsiniz. Yumurta çok güzel, çünkü protein miktarı çok yüksektir. Bunlardan birini seçip her sabah yiyin.”

YEMEKTE 3 SAAT SINIRI

Uzun süre aç kalınmaması ve her 3 saatte bir atıştırılması gerektiğini belirten Öz, fındık, fıstık veya sebze, meyve gibi sağlıklı ve doğal besinlerin tercih edilmesinin önemli olduğunu dile getirdi.

Öz, uyumadan 3 saat önce hiçbir şey yenmemesi gerektiğini vurgulayarak, böylece daha rahat uyunabileceğini ve kilo almaktan korunulabileceğini söyledi.
İşlenmemiş doğal besinlerin tüketilmesinin yararına işaret eden Öz, “Beyin kalori istemiyor, besin istiyor. Yediğiniz yemeklerdeki besin miktarı düşükse o zaman beyin sizi zorlayacak ve daha fazla yemek yedirtecek. Onun için besin değeri ne kadar yüksek yemekler yerseniz o kadar rahatlıkla perhiz yaparsınız” diye konuştu.



"KARBONHİDRATA DİKKAT EDİN"

ABD'de, geçen hafta sonucu açıklanan bir çalışmada, “sıfır karbonhidrat”, “orta derecede karbonhidrat” ve “yüksek karbonhidrat” olmak üzere üç büyük perhiz tipinin karşılaştırıldığını belirten Prof. Dr. Öz, buna göre en az karbonhidrat tüketenlerin en fazla kiloyu kaybettiğini, ancak uzun vadede düşük kiloda kalmak isteyenlerin orta derecede karbonhidrat tüketmeleri gerektiğini aktardı.

Öz, “Aslında proteini yüksek perhizleri, ben destekliyorum, çünkü proteini yüksekse yağ ve karbonhidratı düşük” diyerek, şöyle devam etti:
“Maalesef Türk toplumunun yediği karbonhidrat çeşitleri pek mantıklı değil. Bunların yerine yüksek lifli besinler, mesela yulaf ezmesi, tam tahıllı ekmekler, sebzeler ve meyvelerin büyük kısmı tercih edilmeli. Örneğin karpuz yaz için çok iyi bir meyve, hem suyu var, hem de vücut şişkinliğini indirir.”
Yaz tatilinde her şey dahil sistemde yemeklerin fazla kaçırılabileceğine dikkati çeken Öz, insanların tatillerinde hem her istediğini yapmak, hem de kilo almamak çabasında olduklarını söyledi.

SADECE SPOR YETMEZ

Öz, tatilde insanlara bol bol spor yapmaları önerisinde bulunarak, “Kilo kaybetmek, sadece sporla yapılamaz. Yemek miktarını da azaltmak gerekiyor. Başlangıçta perhiz daha mühim ama kilo verdikten sonra düşük kiloda kalmak için spor  yapmak daha önemli” şeklinde konuştu.
Tatilde daha önce yemediği ve tatmadığı yeni yemekleri seçtiğini, bunları daha sonra yeni usullerle hazırladığını ve böylece tat hücrelerini bu şekilde uyandırdığını anlatan Öz, herkese bunu yapmayı tavsiye etti.

Öz, baklavayı çok sevdiğini ama sağlıklı olmadığı için az tükettiğini dile getirerek, sağlıklı yeni bir çeşit yemek bulduğunda ve bu yemeği sevdiğinde onu sofrasına dahil ettiğini ifade etti.

Türk insanının “ağır yemeği” tercih ettiğini belirten Öz, “Bana bir iskender kebabı verirseniz mutluluk içinde yerim ama sonra kendimi mutlu hissetmem. Ağır yemekleri çok seviyoruz ama yemekten sonraki hissi beğenmiyoruz. Ben hep bunu düşünüyorum, siz de bunu düşünürseniz biraz daha az yersiniz” diye konuştu.
Öz, içinde sebze olan zeytinyağlı yemekler, meyve ve sebzeler yendikten sonra insanların kendilerini daha iyi hissedeceğini söyledi.


GÖBEKTEKİ YAĞ TABAKASI ERKEKLİK HORMONUNU AZALTIYOR

Prof. Dr. Öz, İngiltere ve Kuzey Amerika ülkelerinde yapılan iki araştırmaya göre, cinsel sağlığı yüksek olan toplumların ömürlerin daha uzun olduğunun ve bu insanların yaygın olarak haftada bir kez cinsel ilişkide bulunduğunun ortaya çıktığını aktararak, “Haftada 1 kereden 2'ye çıkarırsanız ortalama ömrünüz 3 yıl uzar, 2'den 4-5'e çıkarsanız büyük ihtimal daha da artar” dedi.

Bel çevresinin normal ölçülerde olmasının cinsel performansla yakından ilişkili olduğuna dikkati çeken Öz, şunları kaydetti:
“Kişinin bel çevresi ölçüsü, hiçbir zaman boy uzunluğunun yarısını geçmemeli. Bel çevresini doğru ölçmek için mezurayı kalça kemiğinin üzerine koyun ve göbek deliğinizin tam altında geçirin. Kadınlarda 80, erkeklerde ise 90 santimetreyi geçmemesi gerekiyor. Göbekteki yağ tabakası, erkeklik hormonunu azaltıyor. Beldeki yağların yan etkisi çok büyük ve cinsel sağlığı bozar. Göbekli insanların vücudunda, testosteron, yani cinsel hayatı destekleyen hormon miktarı düşüktür. Böyle olunca da cinsel sağlık yerinde olamaz.”

Monday, July 2, 2012

Dayak akıl hastalıklarını tetikliyor

Kanada’daki Manitoba Üniversitesi’nin Kamu Sağlığı bölümünde bir grup bilim insanı tarafından gerçekleştirilen araştırma, çocuk yaşta maruz kalınan şiddetin vahim sonuçlarını gözler önüne serdi.

Epidemiolog Tracie Afifi ve ekibi, ABD hükümet kayıtlarında yer alan, 35 bin vatandaşın 2004-2005 arasında toplanan verilerini inceledi. Araştırmanın sonuçlarına göre, çocuklara şaplak atılması, dövülmesi, disiplin amacıyla itip kakılması, yetişkinlik döneminde akıl hastalığı riskini artırıyor. Bu hastalıklar arasında bilhassa duygudurumu bozuklukları, anksiyete bozukluğu, madde bağımlılığı bulunuyor. Bunun yanı sıra, fiziksel ve cinsel istismar, duygusal ihmal gibi kötü davranışlara maruz kalmak da çocuklarda ileri yaşlarda akıl hastalıklarına neden oluyor. Afifi’nin açıklamasına göre, araştırdıkları akıl sağlığı bozuk kişilerin yüzde 5-7’sinin çocukluk döneminde fiziksel cezalandırma öyküsü yer alıyor. Araştırmanın detayları bugün Pediatrics dergisinde yayımlanıyor.

Sunday, July 1, 2012

Menopozda riskli yaş 46

ABD’de yapılan bir araştırmaya göre 46 yaşından önce menopoza giren kadınların, kalp krizi ya da felç geçirme riski menopoza geç giren kadınlardan iki kat daha fazla.

Difficult time: The changes a woman experiences during the menopause can affect both her and her partner (posed by models)
Birmingham’daki Alabama Üniversitesi’nde bilim insanlarının yaptığı araştırmaya 2 bin 509 kadın katıldı. Araştırmada 46 yaşından önce menopoza giren kadınların yüzde 3.3’ünün kalp problemleri yaşadığı görüldü. Menopoza geç giren kadınlarda ise bu oran yüzde 1.5. Uzmanlar, erken menopozla kalp hastalığı arasında bağlantıyı henüz tam belirleyemediklerini, östrojen seviyesinin düşmesinin bu duruma yol açabileceğini söyledi. ABD’de menopoza girme yaşı ortalama 51.

Thursday, June 28, 2012

Dr Mehmet Öz'ün beslenme sırrı

ABD’de yayımlanan People dergisi Prof. Dr. Mehmet Öz’ün mutfağına girdi. İşte, derginin ‘Dünyanın en sağlıklı adamı’ diye tanıttığı Prof. Öz’ün beslenme sırları...

ABD'de yayımlanan yaşam dergisi People, Türk kalp cerrahı Mehmet Öz’ün (52) mutfağına girdi. ABD'nin Emmy ödüllü en çok izlenen gündüz kuşağı programlarından birini sunan Öz, beslenme alışkanlıklarını, sağlıklı yaşam sırlarını ve daha önce yaptığı yanlışları tüm samimiyetiyle paylaştı.
Öz, beslenme düzenindeki miladı üniversite yıllarında bir profesörden aldığı uyarıyla yaşadığını söylüyor. Kahvaltıda şekerli gevrekle güne başlayan, akşam yemeğinde kırmızı et, haşlanmış patates, salça sosu üstüne üç top dondurma tercih eden, atıştırmalıklarına da iki kremalı ve fıstık ezmeli sandviç ekleyince bir anda 7 kilo alan Öz, bu kötü beslenme deneyimi sayesinde doğruyu bulduğunu anlattı.
DONDURMA KESİNLİKLE YOK 

Beyzbol ve futbol karışımı “kickball” sporunu bile oynayamayacak dereceye gelince ipin ucunu kaçırdığını farkeden Öz, profesörün “Eğer kötü bir şeyi basit hale getirirsen yapmaya devam edersin” nasihatiyle ilk olarak kremalı sandviç atıştırmalarından vazgeçti. Öz’ün evinde kesinlikle bulundurmadığı besinler arasında zayıf noktası “dondurma” en üst sırada yer alıyor.

Öz’ün gün içinde tükettiği olmazsa olmazları arasında ise kahvaltıda yoğurt, akşam yemeğinde esmer pirinç, brokoli ve balık veya soya peyniri, atıştırma olarak ise her iki saatte bir badem veya çiğ havuç bulunuyor. Öz, Daphne (26), Arabella (21), Zoe (17) ve Oliver (12) isimli dört çocuğuyla da zaman zaman beslenme alışkanlıkları üzerine çatışma yaşıyor. Yeşil yapraklı sebze ve meyveden oluşan taze sıkılmış şekersiz içeceğini tüketmeyi eksik etmeyen Öz, bu alışkanlığı içeceği şekerli tercih eden çocuklarına geçirmekte zorlanıyor. Öz, yıl içinde tatillerde ve özel günlerde kutlamalar şerefine ise bol bol kaçamak yaptığını çekinmeden söylüyor.

'YÜZDE 90 SAĞLIKLIYIM'
Yüzde yüz sağlıklı olmanın mümkün olmadığını kabul eden Öz, kendisinin de oturtması 10 yılını alan düzenli yaşam alışkanlıklarıyla ancak yüzde 90 sağlıklı olduğunu fakat insanların yüzde 20 oranında sağlıklı beslenebildiğine dikkat çekiyor.

ÖZ’ÜN 2 GÜNLÜK DETOKS FORMÜLÜ 

Haftasonu boyunca uygulanan formül, Öz’ün önerdiği formüle uygun arındırıcı içecekler, öğün olarak tüketiliyor. İki öğün arası içeceği de bulunan detoks programında en önemli kural ise, akşam 19.00’dan sonra hiçbir şey tüketmemek.

Dr. Öz’ün sağlıklı yaşam için olmazsa olmazları
Buzdolabında olması gereken 5’li

1-  Taze sıkılmış meyve suyu: Kahvaltıda içilen taze sıkılmış sebze ve meyve suları, mikrobesinlerin kana karışabilmesi için anahtar işlevi görür.
2-  Buğday tohumu: Folik asitten zengin ve yüksek besin değeriyle atıştırma olarak tüketildiğinde gereksiz kaçamakları önler.
3-  Organik yumurta: Özellikle besin değeri en zengin kısmı olan sarısı tüketilmeli.
4- Taze otlar: Öz’ün favorisi taze kekik ve biberiye, en basit yemeği bile lezzetiyle süslüyor.
5-  Yeşil yapraklılar: Sindirimin düzgün işlemesini sağlayan gizli kahramanlar .

Kilerde olması gereken 5’li

1- Yemişler: Zengin omega-3 yağı içerirler.
2- Yulaf ezmesi: Hem kana yavaş karışır hem de kuruyemişe benzer güzel bir tadı vardır.
3- Bitter çikolata: Zengin antioksidan içeriğiyle kalbi korur.
4- Süper tohumlar:  Öz’ün favorileri kenevir, keten ve chia çekirdeği.
5- Baklagiller: Mercimek ve fasulye bağırsaklar için iyi bakteriler içerir ve iltihaplanmaya karşı etkilidir.

Ecza dolabında olması gereken 5’li

1-  Bebek aspirini: Günde iki tane alınması dolaşım sistemine yardımcı olur.
2-  Omega-3: Ciltten sinirlere tüm hücreleri koruma işlevi büyüktür.
3-  D Vitamini: Enerjiyi koruyan, kanseri önleyen ve kilo vermeye yardımcı olan bir hormondur.
4-  Multivitaminler: İyi bir diyetin yerini tutamaz fakat vitamin ve besin değeri takviyesi olarak etkilidir.
5-  Kalsiyum: Kemikler için hayati önem taşır fakat magnezyumla tüketilmesi gerektiğinden doktora danışarak alınmalıdır.
 
KAHVALTI

-  Armutlu darı
-  Yarım fincan yıkanmış darı
-  1 bardak su
-  1 tutam tarçın
-  Bir fincanın üçte biri kadar doğranmış armut
-  Bir fincanın çeyreği kadar organik süt

ÖĞÜN ARALARINDA DETOKS İÇECEĞİ

(Meyve sıkacağı kullanılması öneriliyor, fakat yoksa da malzemeler iyice öğütülerek ve 2 bardak su ilave edilerek hazırlanabilir. Daha sonra bir süzgeçle süzülüp katı kalan yerlerinden ayıklanmalı)
-  Bir fincan kıyılmış karalahana yaprağı.
-  1 fincan kıyılmış turp yaprağı veya pazı.
-  Bir fincandan daha az brokoli veya yarım fincan brokoli kökü.
-  Yarım fincan ananas.
-  1 sıkılmış limon.
-  Yarım fincan rezene.
-  2 büyük salatalık.
-  Yarım fincan nane.

ÖĞLE YEMEĞİ

-  Arındırıcı taze meyve suyu.
-  Yarım fincan süt (Sade ve şekersiz).
-  25 gram kıyılmış ceviz.
-  Çeyrek fincan böğürtlen.
-  Çeyrek fincan dondurulmuş yabanmersini.
-  Çeyrek fincan kiraz.
-  Yarım muz.
-  Yarım fincan buz.
-  Yumuşak bir kıvama gelene kadar hepsi karıştırılıyor.

AKŞAM YEMEĞİ

-  Sebze çorbası.
-  6 enginar kalbi.
-  1 fincan karnabahar.
-  1 iyi kıyılmış lahana.
-  1 fincan kıyılmış kuşkonmaz.
-  2 kıyılmış soğan.
-  2 taze kereviz.
-  2 çay kaşığı deniz tuzu.
-  Karabiber.
-  2 çay kaşığı rezene tohumu.
-  4 diş öğütülmüş sarımsak.
-  2 çay kaşığı kimyon.
-  2 litre su.
-  Kök ve yapraklarıyla kıyılmış 8 maydonoz filizi.
-  Hepsi bir kaseye konup önce kaynatılıyor, daha sonra hafif ateşte pişiriliyor

Monday, June 25, 2012

Münih'te 1700 kişiyi soydu

Fotoğraf sanatçısı Spencer Tunick, Almanya’nın Bavyera eyaletindeki Münih kentinde 1700’e yakın gönüllüye kırmızı ve altına boyanmış çıplak vücutlarıyla poz verdirdi.

Şehir Münih Max-Joseph Platz'da muhteşem bir site için yapılan nü


Kamuya açık yerlerde 1992 yılından bu yana çok sayıda kişinin çıplak fotoğraflarını çekmesiyle tanınan ABD'li fotoğraf sanatçısı Spencer Tunick, Almanya’nın Bavyera eyaletindeki Münih kentinde 1700’e yakın gönüllüye kırmızı ve altına boyanmış çıplak vücutlarıyla Max Joseph Meydanı’ndaki Max Joseph heykelinin çevresinde pozlar verdirdi. 2012 Münih yaz opera sezonun tanıtımı için çekim yapması istenen ünlü fotoğrafçı Bavyera Devlet Operası önünde çalışmaya başladı. 'The Ring' isimli bir enstalasyon çalışmasına gönüllü olarak soyunan ve vücutlarını kırmızı veya altın renklerde boyamış 1700 kişi katıldı.
Max Joseph Meydanı’nda toplanan çıplak gönüllüler, anıt çevresinde tam bir daire oluşturarak Bavyera Devlet Operası tarafından davet edilen Tunick’e poz verdi. Ayrıca opera binasının önünde kırmızı ve altın renklerle vücutları boyanan çıplak gönüllülerin toplu fotoğrafları çekildi.
Sanatını toplumsal ve küresel duyarlılık uyandırmak için de kullanmasıyla tanınan Tunick, 2012 Münih Opera Festivali’nin başlamasından önce yapılan sanat gösterisinde kullanılan halka konseptiyle, ünlü 'Der Ring des Nibelungen' (Nibelungen Yüzüğü) operasının anılmasını sağlamış oldu.


Eylem Spencer: Sayın Tunick nü kalabalık talimat verir

1700 kişi civarında numaralandırma çıplak gönüllü, Münih, 23 Haziran 2012 şehir merkezinde ABD sanatçısı Spencer Tunick için poz

Gönüllüler Münih Opera Evi dışında bir halka içinde düzenlemek

  Sayın Tunick onları yaz sezonu başlatmak için Bavyera Eyalet Operası tarafından Münih'e davet edildi

Wednesday, June 13, 2012

Zevkli bir iş, iyi maaşa tercih ediliyor

32 ülkeyi kapsayan rapora göre tüm dünyada çalışanların yarıdan fazlası zevkli bir işin, iyi bir maaştan daha önemli olduğunu düşünüyor.

Zevkli bir iş, iyi maaşa tercih ediliyor
Yaklaşık 10 yıldır “Workmonitor” adı altında yılda 4 kez global iş dünyası eğilimlerini araştıran dünyanın ikinci büyük insan kaynakları danışmanlık şirketi Randstad, Avrupa,Asya Pasifik ve Amerika kıtalarını içeren, Türkiye’nin de dahil olduğu 32 ülkeyi kapsayan 2012 yılının ikinci raporunu yayınladı. Workmonitor sonuçlarına göre tüm dünyada çalışanların %82’si çalışmak için yaşadıklarından çok, yaşamak için çalıştıklarını söyledi. Rapora göre tüm dünyada çalışanların yarıdan fazlası (%58) zevkli bir işin, iyi bir maaştan daha önemli olduğunu belirtti. Araştırmaya katılan kuzey ülkelerde çalışanların büyük çoğunluğu bu düşünceye sahipken, Hong Kong, Malezya ve Hindistanlı çalışanlar için ise maaş çok daha güçlü bir etkiye sahip.
Avrupa'da iş memnuniyeti arttı
Çalışanların beklenti, eğilim, hassasiyet ve güvenlerini takip edebilmek için 10 yıldır düzenli olarak gerçekleştirilen Workmonitor raporunun bu yılki ikinci araştırmasında yine önemli bulguların ortaya çıktığını belirten Randstad Türkiye Genel Müdürü Altuğ Yaka, “2012 yılında gerçekleştirdiğimiz bu ikinci araştırmanın sonucuna göre küresel olarak en memnun çalışanların Avrupa olduğu ortaya çıktı. Çalışanların iş memnuniyeti açısından geçen yıla oranla önemli artış yaşayan ülkeleri ise Fransa,İsviçre,Danimarka ve Türkiye oldu. Avrupa dışında Hindistan ve Yeni Zelenda’daki çalışanların memnuniyetinde ise geçen çeyreğe oranla önemli bir artış yaşandığını gözlemledik” açıklamasını yaptı. Rapor sonuçlarına göre Avrupa’daki çalışanların iş memnuniyetinin yanı sıra daha istekli çalıştıklarına da değinen Altuğ Yaka, “Araştırmada özellikle İtalya,Almanya, Lüksemburg ve Türkiye’deki çalışanların motivasyonları hayli yüksek çıktı. Son iki çeyrekteki küresel anlamda çalışanların kişisel motivasyonlarını incelediğimizde bir önceki çeyreğe göre Belçika ve Türkiye’deki çalışanların terfiye daha fazla odaklandıklarını, Avrupa dışında terfi etmeye en istekli çalışanların ise Meksika ve Hindistan’da olduğunu gözlemledik” dedi.
 
Çıkarılmak yerine, maaş kesintisine sıcak bakılıyor 
Workmonitor araştırmasına katılanların %42’si, işverenlerin mali performanslarının baskı altında olduğuna işaret ederken, küresel olarak işten çıkarılmayı göze alamayan çalışanların %36’sı maaşlarının bir kısmından vazgeçebileceğini belirtiyor. Çalışanların verebileceği bu tavizin sınırı işverenlerinin mali performansı ile ilişkilendirilirken, işine bağlı olarak çalışan Hindistan’daki çalışanların % 71’i işini kaybetmemek adına maaşının bir kısmından vazgeçebileceklerini ifade ediyor. Bu rakamı % 62 ile İspanya takip ederken, ABD’li çalışanların yalnızca % 22’si bu durumu kabul edebileceği sonucuna ulaşıldı.
 
Duygusal ilişkiler, işteki performansı etkiliyor
Araştırmada öne çıkan diğer bir konu ise işyerindeki ilişkiler hakkındaydı. Randstad Workmonitor sonuçlarına göre tüm dünyadaki çalışanların %64’ü iş arkadaşlarıyla iş dışında buluştuğunu ve %71’i de yakın dostluklar kurduğunu belirtirken, bu oranın özellikle Brezilya (%93) ve Hong Kong’da (%91) yüksek olduğu ortaya çıktı. Çalışanların ortalama %57’si zaman zaman iş ortamında duygusal ilişkilerin oluştuğunu da itiraf ederken, araştırmada bu durumun %70 ortalama ile en çok Çin, Hindistan ve Malezya’da meydana geldiği saptandı. Hindistan ve Lüksemburg’da çalışanların, sırasıyla %63’ü ve %65’i, duygusal ilişkilerin işteki performanslarını etkilediğine inanırken, tüm dünyada çalışanların ortalama %40’ı bu görüşü paylaşıyor. Öte yandan çalışanların %72’sine göre ise işyerindeki duygusal bir ilişkinin sorun olması gerekmiyor. Bu görüşü benimseyenlerin oranı özellikle İspanya, Meksika ve Hong Kong’da yüksek (ortalama %81). İşyerinde duygusal bir ilişki kurulduğunda çalışanların %44’ü, taraflardan birinin başka bir bölüme transferinin gerektiğine inanıyor. İstifa ise hemen düşünülmesi gereken bir davranış değil. Çalışanların yalnızca %24’ü duygusal ilişki kurma durumunda istifa edilmesinden yana.

Tuesday, June 12, 2012

Annesi ölüme terketti.

Annesi tarafından aç bırakıldığı belirlenen 16 yaşındaki engelli genç kız, yetkililer tarafından ölmek üzereyken bulundu.

asdf
Yürüme ve konuşmasını engelleyen "cerebral palsy" hastalığı olan Darlene Armstrong’un, ailesinin ihmali nedeniyle evinde ölmek üzereyken bulunması yürek burktu.
ABD'nin Şikago eyaletindeki bir hastaneye götürülen ve yalnızca 10 kilo ağırlığında olduğu tespit edilen Armstrong, burada tedavi altına alındı.
Genç kızın uzun bir süre önce ailesi tarafından kaderine terk edildiğini belirten doktorlar, hasteneye getirildiğinde küçük bir çocuğun kilosunda olduğunu açıkladı. Darlene’nin hastanede yatarken çekildiği anlaşılan bir fotoğrafı ise basında büyük yankı uyandırdı.
Kapsamlı bir araştırma yapmayarak müdahalede geç kalan yetkililerin tepki çektiği olayda, Darlene’nin annesi Rosetta Harris (50) bir çocuğun hayatını tehlikeye atmaktan suçlu bulundu.
Cezası 18 ay ertelenecek olan kadın bu süre zarfında annelik dersleri alacak.
asdf

ABD'nin en romantik şehri seçildi

ABD merkezli popüler bir çöpçatan sitesi üyelerinin tercihlerini değerlendirerek ülkenin en romantik şehirlerini belirledi. Listenin ilk sırasında kumarhane cenneti Las Vegas bulunuyor.

Dirty dancing: onlar dans pistine kucaklaşarak öpüştüler olarak Joey beline Brittany düzenlenen
ABD merkezli çöpçatan sitesi 20 bin üyesinin tatil için tercih ettiği şehirlerden ülkenin “En Romantik Tatil Şehirleri” listesini yaptı. Listeye göre çiftler en çok Las Vegas’ta romantik günler yaşıyor.
Las Vegas’tan sonra ikinci sırada New York, üçüncü sırada ise Miami bulunuyor.
İşte ABD’nin “En Romantik Şehirleri”:
4- San Francisco, Kaliforniya
5. Chicago, Illinois
6. Honolulu, Hawaii
7. Los Angeles, Kaliforniya
8. Orlando, Florida
9. Santa Barbara, Kaliforniya
10. Washington, D.C.
11. Napa Valley, Kaliforniya
12. Dallas, Texas
13. San Diego, Kaliforniya
14. Boston, Massachusetts
15. New Orleans, Louisiana
16. Philadelphia, Pennsylvania
17. Houston, Texas
18. Tampa, Florida
19. Sedona, Arizona
20. Cleveland, Ohio