Showing posts with label alkol. Show all posts
Showing posts with label alkol. Show all posts

Monday, June 25, 2012

Alkol serinletmiyor.

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Oğuzhan, “Alkol, vücudumuzdan fazla miktarda su atılmasına neden oluyor. Bu da ısı ve güneş çarpmasını kolaylaştıracak bir faktör olarak karşımıza çıkıyor” dedi.

Yoğun: Thomas diye bir kokteyl gibi görünen uzakta yudumladı olarak ona yoğun bakıyordu, The Last Song yıldız gözlerini alamadılar
Oğuzhan, kalbin sıcak havalarda genişleyen ciltteki damarlara daha fazla kan gönderebilmek için daha hızlı ve daha güçlü kasıldığını söyledi.
Bu sayede kalbin, ciltte kanı dolaştırarak soğuttuğunu anlatan Oğuzhan, şöyle devam etti:
“Kalp hastalarında vücut dengesi çok hassastır, sınırda olan kalp fonksiyonları daha fazla kasılma ihtiyacı olduğunda bunu yerine getiremez. Bu durumda da vücudun soğutma mekanizması çalışmaz. Bu bir yandan kalp krizine davetiye çıkarır, bir yandan da sıcağın diğer etkilerini ortaya çıkarır. Önce ısı yorgunluğu ortaya çıkar. Aşırı terlemeyle halsizlik, bitkinlik, yorgunluk hissedilebilir, bazen bulantı hissi olabilir, hafif baş ağrısı ortaya çıkabilir. Eğer uzun süre sıcağa maruz kalınırsa bunlar normal insanlarda da olabilir ama kalp hastasıysanız ve özellikle 65 yaşın üzerindeyseniz risk daha fazladır.”

GÜNEŞ ÇARPAN KİŞİYE SU İÇİRMEYİN

Oğuzhan, “ısı yorgunluğu” evresinde gölgeye alınmayan, soğuk suyla serinletilmeyen, terle kaybettiği sıvıyı alamayan kişilerde “güneş çarpması” olarak adlandırılan ağır bir tablo ortaya çıktığını kaydederek, “Bu tablo ölüme kadar gidebilir. Bu tabloda artık hasta terleyemez hale gelir, cilt kurur, yüz kızarır, şuur bulanıklığı başlar, şiddetli, zonklayıcı baş ağrısı vardır. Artık, bu kişinin acil olarak bir sağlık merkezine başvurması gerekir” diye konuştu.
Güneş çarpması durumunda hastanın hemen gölgeye alınması ve soğutulması gerektiğini dile getiren Oğuzhan, “Ancak bu kişiye su içirmeye çalışmamamız lazım. Bilinç bulanıklığı olduğu için suyun akciğerlere kaçma ihtimali vardır. Hemen bir ambulans çağırıp, sağlık merkezine taşınması gerekir” dedi.

SERİN OLAN ALIŞVERİŞ MERKEZLERİNE GİDİN

Oğuzhan, kalp hastalarının kullanması gereken ilaçların dozunun sıcak havalarda yeniden ayarlanması gerekebileceğini belirterek, tansiyon düşürücü, idrar söktürücü, beta bloker grubu ilaç kullanan kalp hastalarının doktorlarına başvurması gerektiğini anlattı.

Kalp hastalarının 10.00-15.00 saatleri arasında dışarı çıkmaması gerektiğini belirten Oğuzhan, şunları anlattı:
“Mümkünse evde de klimalı bir ortamda otursunlar. Klimaları yoksa olan birine gitsinler, bu çerçevede alışveriş merkezlerini tercih edebilirler. Bu sayede ticaret de hareketlenmiş olur. Bir de özellikle aktivitelerini sınırlamalarında fayda var. Bu, sağlıklı insanlar için de geçerli. İnce ve geniş elbiseler kullanmaları lazım. Kafalarını şapka ile gözlerini gözlükle korumaları gerekir. Şemsiye kullanabilirler. Mümkün olduğunca sıvı almalılar. Ancak kalp yetmezliği olanların aşırı sıvı alması da zararlı olabilir.”

EN GÜZEL İÇECEK SU 

Prof. Dr. Oğuzhan, sıcak havada alkolü tavsiye etmediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Özellikle sıcak havalarda, kıyı kesimlerinde yaygın olan 'soğuk bir bira içip serinleyelim' yaklaşımı çok yanlış. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki alkol, vücudumuzdan fazla miktarda su atılmasına neden oluyor. Bu da ısı ve güneş çarpmasını kolaylaştıracak bir faktör olarak karşımıza çıkıyor. Zaten terlemeyle su kaybediyoruz. Bu nedenle soğuk da olsa alkol kesinlikle bizi serinletmiyor. Ayrıca şekerli, gazlı meşrubatları da önermiyoruz. Şeker hem idrarla vücuttaki suyu atıyor hem de kalori demek. En güzel içecek su. Bunun yanında az şekerli komposto, limonata olabilir, yağ oranı fazla olmayan ayran olabilir.”

Friday, June 22, 2012

Yaz aylarında yapılan 10 hata

1.Diyetisyen kontrolünde olmadan zayıflamakBeslenme programınız vücut analiz sonuçlarınıza, kan bulgularınıza ve yaşam tarzınıza uygun olarak diyetisyen tarafından hazırlanmalıdır. Diyetisyen kontrolünde olunmadığında başarı oranı da düşmekte.
Perfect diet: Are you obsessed with healthy foods? 

2.Kahvaltıyı atlamak Kahvaltı sizi güne hazırlayan en önemli öğündür. Atlandığında daha az kilo verecek, metabolizmanız yavaşlayacak, konsantrasyon problemi yaşayacaksınız.

3.Hızlı yemek yemek Yemek yeme süresi mümkün olduğu kadar uzatılmalıdır. Böylelikle hem daha az yemek yiyecek hem de sindirim enzimleri salgılanacaktır. Hızlı yemek yendiğinde sindirim yavaşlamakta bu durumda kilo artışına neden olmaktadır.

4.Sık Sık öğün atlamak Günde sadece 3-4 öğün veya daha az sıklıkta beslenenlerde düzensiz kan şekeri salgılanması, daha fazla açlık hissi ve kilo problemi görülmekte. Beraberinde birçok hastalılar da tetiklenmektedir. Bütün besinlerden ihtiyacımız ölçüsünde ve uygun sıklıkta beslenmek elbette en doğru yöntem. Diyetisyen Özlem Sert Aydın

5.Az uyumak Günde 7 saatten az uyuyan kişilerin daha fazla kilo alma riskine sahip oldukları araştırmalarca desteklenmekte. Uyku esnasında salgılanan büyüme hormonu yağ yakımına da destek olmaktadır.

6.Kısa sürede kilo vermek Herkes biran önce fazla kilolarından kurtulmak ister ama hızla verilen hızla geri alınabilmektedir. Önemli olan sağlıklı beslenme alışkanlığının edinilmesi.

7.Moda diyetleri yapmak Bu tarz diyetlerle çoğu kişide birkaç kilo gider ama giden su veya proteinden yetersiz bir programsa kas kaybı olacaktır ve kişi kilo verdiğini sanır. Sonrasında fazlasıyla kiloları geri alma ve metabolik direnç görülme riski vardır.

8.Light ürünleri sınırsız tüketmek Light ürünler içeriğindeki yağ veya şeker oranı azaltıldığı için kalori değeri eşdeğer ürünlere göre azaltılmıştır ama malesef kalorisiz olarak da algılanabilmekte.Tüketim miktarınıza bağlı olarak kilo artışını etkileyebilir.

9.Posalı yiyecekler yememek Posalı yiyeceklerin kolesterol seviyesini dengeleyici ve kalp hastalığına karşı koruyucu etkisinin yanı sıra kan şekerini dengeleyici, barsakları çalıştırıcı, tok tutucu özelliği bulunmaktadır. Günde 25-30g. posa tüketimi kilo kaybını da hızlandıracaktır.

10.Diyetteyken alkol tüketmek Alkol tüketimi bazı çalışmalara göre östrojen hormonu sentezini artırabilmektedir. Bunun yanı sıra kalori değeri birçok tüketilen besine göre de yüksektir. Buda kişide kilo almaya neden olacaktır.

Diyetisyen Özlem Sert Aydın

Thursday, June 21, 2012

Gebelikte alkol zararlı mı?

Çok sayıda uzman hamilelikte alkol almanın sakıncalı olduğunu belirtirken Danimarkalı bilim insanları yaptıkları araştırmaya dayanarak, hamilenin haftada 1 ila 8 adet içki içmesinin çocuğa zarar vermediğini açıkladı.

pregnant
Çalışmaları, BJOD adlı dergide yayınlanan Danimarkalı araştırmacılar, anne adayının erken gebelik döneminde düşük veya orta seviyede alkol kullanmasının, çocuğun 5 yaşına kadar olan gelişim sürecinde sağlığını etkilemediğini söyledi.
Danimarka’da standart bir içkide 12 gram, İngiltere’de de 7,9 gram alkol var.
İngiltere’de hamile kadınlara içki içmemeleri tavsiye edilirken, uzmanlar haftada bir veya iki defa olmak üzere 1-2 adetten fazla içki tüketilmemesi gerektiğini söylüyor.
Gebelik döneminde yoğun alkol tüketiminin, düşük vakalarına, fetal alkol sendromuna ve düşük doğum ağırlığına neden olduğu biliniyor.
Araştırmaya, doğum öncesi ilk doktor ziyareti yapan 1600 kadın katıldı. Yarısı ilk defa anne olan kadınların üçte birinden azı gebelik döneminde sigara içiyordu. Araştırmaya katılan kadınlara gebelik döneminde alkol kullanım oranları soruldu. Haftada 1 ila 4 içki tüketimi, ‘düşük alkol kullanımı’ olarak değerlendirilirken, 5 ila 8 içki ‘orta’, haftada 9 veya daha fazla içki tüketimi de ‘yüksek’ seviye alkol kullanımı olarak belirlendi.
YOĞUN TÜKETİM DİKKAT DAĞITIYORBilim insanları, 5 yaşındaki çocuklarda alkolün IQ seviyesine etkisini, dikkat dağınıklığını, planlama, organizasyon ve kişisel kontrole etkisini inceledi. Araştırma sonunda, erken gebelik döneminde haftada düşük ve orta seviyede alkol tüketiminin 5 yaşındaki çocukların sinirsel gelişiminde etkili olmadığı ortaya çıktı.
Haftada 1 ila 4 içki içen ve 5 ila 8 adet içki içen annelerin çocuklarına uygulanan IQ testlerini sonuçları ile içki içme konusunda çekimser davranan annelerin çocuklarının test sonuçları arasında fark olmadığı görüldü. Ancak haftada 9’dan fazla içki için annelerin çocuklarında dikkat dağınıklığı olduğu belirtildi.
DOKTORUNUZA DANIŞIN Araştırmacılardan Arhus Üniversitesi öğretim görevlisi Ulrik Schioler Kesmodel ve Copenhag Üniversitesi öğretim görevlisi Prof Erik Lykke Mortensen, “Doğum öncesi annelerin yoğun alkol tüketiminin sinirsel gelişime ters etkisi olduğu görüldü” dedi.
Araştırmacılar, akıl, dikkat ve hassas yönetim özelliklerine ters etkileri olduğunu belirtip ekledi: “Bulgularımız, düşük ve orta seviyede alkol tüketiminin 5 yaşındaki çocukların sinirsel gelişimine ters etki yapmadığını ortaya koydu.”
Gebelik döneminde alkol kullanımı ile ilgili endişeleri olan kadınların doktorlarına başvurmaları tavsiye ediliyor. 

Friday, June 15, 2012

Göbek eriten formüller

Hareketsizlik, masa başı çalışma, ara öğün atlama, fast food tüketimi, alkol ve stresin de etkisi olduğu karın bölgesindeki yağlanma sağlığıda olumsuz etkilemekte. Kalp hastalıkları, şeker hastalığı ve tansiyon en sık görülen hastalıklar.
Since astrology can give us an insight into what makes us tick could our star sign also help determine the best way to keep in shape?  
Karın bölgesindeki yağlanmadan kurtulmak için nelere dikkat edelim;

1.Az ve sık beslenmeye özen gösterin, böylelikle kan şekeriniz dengeli salgılanacak yediğiniz yiyecekler daha az yağa dönüşecek

2.Porsiyonlarınız küçültün, öğünlerinizde daha fazla salata veya sebzeye, daha az hamur işlerine ağırlık verin.

3.Hazır, rafine edilmiş ürünlerden uzak durun

4.Yiyecekleri kızartmak yerine ızgara, fırın tercih edin

5.Kremalı yiyeceklerden uzak durun, çorba, salata, makarna, et yemeklerinize ya sıvı yağ veya krema ilave edin.

6.Trans yağ asitlerinden uzak durun, margarin içeren besinler tüketmeyin, yemeklerinizde kullanmayın.

7.Mufa’dan zengin besinler tüketin, mufa tekli doymamış yağ asididir ve karın bölgesi yağlanmayı giderici sağlıklı bir yağ asididir. Zeytinyağı, ayçiçek yağı, kanola yağı, keten tohumu yağı, susam yağı, soya yağını yemek veya salatalarınızda, uygun miktarda kuruyemiş, ay çekirdeği, kabak çekirdeğini ara öğünlerinizde tüketerek mufa almanız mümkün. 

7.Kahvaltılarınızda uygun miktarda az tuzlu veya tuzsuz zeytin tüketin

8.Glisemik indeksi yüksek olan besinleri aynı anda tüketmeyin Diyetisyen Özlem Sert Aydın

9.Ekmeğinizi beyaz yerine tam buğday, çavdar, kepekli, tahıllı olarak değiştirin

10.Pirinç pilavı yerine bulgur pilavı, börek yerine az yağlı/yağsız gözleme tercih edin.

11.Asitli, şekerli içecekler yerine maden suyu, ayran, şekersiz buzlu çay, şekersiz limonata tercih edin.

12.Su tüketiminizi artırın, günde 2-2,5 lt içmeye özen gösterin

13.Meyve porsiyonunuz veya salatanıza arada bir yağ yerine avakado ekleyin.

14.Kabızlık probleminiz varsa sindirim sisteminizi çalıştırmak için yeterli lif alın.

15.Kaliteli uyku uyumaya çalışın, yatmadan önce ılık duş, sakinleştirici bitki çaylarından destek alınabilir.

16.Fiziksel aktivitenizi artırın, hem metabolizmanızın canlanması hem de yağ yakımı için düzenli egzersiz şart.

Diyetisyen Özlem Sert Aydın

Thursday, June 14, 2012

Erken kırışıklıkların ilk 10 sebebi

İşte cildinizin normalden erken yaşlanması ve kırışmasının en önemli ilk on sebebi:

Yaşlanmak hepimizin kabusu… Karşı koymak için kozmetik ürünlerden ve bakımlı olmaktan medet umuyoruz. Ama bazen insanın hayat tarzı kırışmasına sebep olabilir. İşte cildinizin normalden erken yaşlanması ve kırışmasının en önemli ilk on sebebi:
Erken kırışıklıkların ilk 10 sebebi
1.Güneş: İlkbaharla birlikte göz kırpmaya başlayan güneşin sıcaklığını cildinizde hissetmek hoşunuza gidebilir. Kimin gitmez ki? Ama bu yüzünüzün kırışmasına sebep olabilir. Güneşle olan tüm bağlantınızı kesin ve hatta eve kapanın demiyoruz ama iyi bir güneş kremi kullanmayı asla ihmal etmemelisiniz ve hatta bir şapka…
2.Nemsizlik: Kuru cilt en kötüsüdür. Çatlamanıza, kanamanıza ve kırışmanıza sebep olur. Vücudunuzun ne kadar suya ihtiyacı varsa, yüzünüzün de nemlendiriciye o kadar var. O kremi el altında tutun!
3.Alkol:  Ne kadar çok içerseniz o kadar kırışırsınız. Alkol yüzünüzün şişmesine sebep olur ve sonra indiğinde gerilmesine ve kırışmasına…Yakın arkadaşınız Jack Daniels’ın tam bir baş belası olduğunu fark edin, sabahları sizi baş ağrısı ve daha fazla kırışıkla baş başa bırakıyor.. Birlikte takılmak için hiç de uygun bir adam değil.
4.Yüz mimikleri: Çocukken anneniz sizi de uyarmaz mıydı: “Şunu yapmayı kes, yıksa yüzün öyle kalacak!” Tam olarak yalan söylemiyorlardı. Yüzünüzü her hareket ettirdiğinizde, cildiniz biraz daha kırışır. Çoğu zaman cildiniz kendini yenilediği için yeni deri hücreleri geliştikçe o ufak çizgiler de kaybolur. Ama bu yenilenme sonsuza dek süremeyecek.
5.Sigara: Evet hepimiz biliyoruz ki sigara güzelliği etkiliyor. Ama sadece sizi hasta edip dişlerinizi sarartmıyor aynı zamanda yaşlı görünmenize sebep oluyor!
6.Stres: Kadınsınız, öyleyse gerçekçi olalım ki hayatınızdan stresi tamamen çıkartmanız mümkün değil. Ama güzel yüzünüzü korumak için daha sakin ve soğukkanlı olmayı denemelisiniz. Aslında kırışıklıkları önlemek için stresten uzak durmalısınız çünkü bu kırışıklar daha çok strese girmenize sebep olacaktır.
7.Uyku: Kulağa tuhaf gelse de tüm günün yorgunluğundan arınmanız için yatağa girdiğinizde de kendinize dikkat etmeye devam etmelisiniz. Çünkü bir pozisyonda çok uzun süre yatarsanız, yüzünüzün o bölgesi daha çok kırışıyor. Bu yüzden yüzükoyun yatmaktan çok sırtüstü uyuma alışkanlığı kazanın.
8.Uykusuzluk: Uyku haliyle başa çıkmanın yolu yok gibi. Uzun süre aynı şekilde uyursanız kırışıyorsunuz ve yeterince uyumazsanız da kırışıyorsunuz. Hiç adil değil! Ama dikkat etmeniz gerekli; düzenli uyumaya ve mümkün olduğunca az yüzükoyun yatmaya…
9.Yer çekimi: Bunun çözümü yok . Bizi ve dünyamızı koruyan yerçekimi aynı zamanda her gün aleyhimize de çalışıyor. Diğer şıklara dikkat edip suç ortaklığı yapmamak elimizden gelen tek şey.
Genler:  Ailenize ve kırışıklıklarına bakın bayanlar çünkü onların hikayesi sizinkine dönüşebilir. Duruma fiziksel olarak çok katkımız olamasa da en azından onların hatalarından ders çıkarabiliriz.