Showing posts with label hamile. Show all posts
Showing posts with label hamile. Show all posts

Monday, July 2, 2012

Türk eşinden Williams’ a hamilelik pozu

Ünlü İngiliz şarkıcı Robbie Williams bebek bekleyen Türk eşi Ayda’nın fotoğrafını internet sitesinde hayranlarıyla paylaştı.
 'Benim iki kız!'  Robbie Williams, bugün kendi internet sitesinde hamile eşi Ayda bir resim yayınlamıştı
Dünyaca ünlü şarkıcı Robbie Williams hamile eşi Ayda’nın fotoğrafını internet sitesinde yayınladı. 38 yaşındaki şarkıcı Los Angeles’taki evlerinde çektiği karenin altına şunları yazdı:
Bebek sevinçle: Ağustos 2010 yılında evli çift, Eylül ayında ilk çocukları bekliyor
“İşte kızlarım”
Eylül ayında doğacak olan kız çocukları için isim düşünen çift 2010 yılının Mayıs ayında evlendi. Williams baba olacağını internet sitesinden şu sözlerle duyurmuştu:
“Seks yaptık ve işe yarıyor! Annesinin karnında büyüyen bebeğe aşığım. Şu anda ağlıyorum ve baba olmak için sabırsızlanıyorum.”

Saturday, June 30, 2012

Hamilelere özel beslenme tüyoları

Yaz mevsiminin bunaltıcı sıcaklarında yediklerimiz çok önemli ki hamileler için daha önemli. Peki hamileler yazın nasıl beslenmeli?
Mixed messages: Pregnant women who 'eat for two' could be risking their health  

Yaz hamileliği hem zor, hem de en güzelidir. Fakat bu sıcakları en sağlıklı ve en güzel biçimde atlatmak için yediklerinize çok dikkat etmelisiniz.

Kalsiyum açısından zengin olan gıdaları düzenli olarak tüketmelisiniz ve günde içeceğiniz su miktarını 10 bardaktan aşağıya indirmemelisiniz.

Hergün bir porsiyon etli sebze ya da kuru bakliyat yemeği yemelisiniz. Ayrıca kurubaklagilleri C vitamini yönünden zengin meyve ve sebzelerde tüketmelisiniz.

Taze sebze ve meyve tüketmeli ve hazır meyve suları ve gazlı içecekler yerine taze sıkılmış meyve suları, ayran, bitki çayları, meyvenin kendisi ile yapılmış kompostolar içmelisiniz.

Salam, sosis, sucuk gibi katkı maddeleri ve aşırı tuz içeren yiyecekleri mümkün olduğu kadar az yemelisiniz.

Kuru meyveler ve yemişler, yoğun enerjileri yanında demir ve kalsiyum gibi minerallerden zengin olduğu için beslenmede uygun şekilde alınan kilo kontrol edilerek tüketilmeli.

Yemeklerde muhakkak iyotlu tuz kullanılmalıdır. Doğal besinler ile yeterli alınmayan iyot, ancak iyotlu tuz kullanılması ile alınır.

Sebzelerin, makarna ve eriştenin, mercimek, nohut ve kuru fasulyenin haşlama suları dökülmemeli ve bu yiyecekleri önceden yıkanıp ıslatıldıktan sonra pişirmelisiniz.

Yenilen yiyeceklerin besleyici değerini korumak ve özellikle anemiyi (kansızlığı) önlemek açısından yemeklerle birlikte çay, kahve içmemeli yemek yedikten bir-iki saat sonra açık olarak içilmeli, içecek olarak ıhlamur, nane, papatya gibi bitki çayları tercih edilmeli.

Pekmez, demir minerali içerir. Şeker yerine tatlı olarak kullanmalı, böylece kansızlığa karşı önlem alınmış olur.

Thursday, June 28, 2012

Megan Fox’un hamilelik itirafı fotoğraflar

Hollywood’un ünlü oyuncusu Megan Fox eşiyle çıktığı Hawaii tatilinde fotoğrafçılara poz vererek ilk kez hamileliğini resmi olarak hayranlarına duyurdu.

Bize bildirmek için Tum-bir şey?  Megan Fox ve Brian Austin Green onlar Hawaii rahat olarak hamileliği gizlemek için çok az şey yaptı


ABD’li yıldız Megan Fox hakkında uzun süredir söylenen “hamile” dedikodularının gerçek olduğunu çıktığı Hawaii tatilinde açıkladı.
People dergisinin haberine göre eşi oyuncu Brian Austin Green ile evlilik yıldönümlerini kutlamak için gittikleri Hawaii’de gazetecilere bikinisiyle poz veren Fox ilk kez karnını gizlemedi.
26 yaşındaki yıldız eşi Green ile iki sene önce Hawaii’de evlendi. Çift bebekleri olacağı müjdesini hayranlarıyla paylaşmak için aynı yeri seçti.
Bir hediye bit: durumda belirgin değildi, Brian şefkatle karısının karnını öptü

Zen: Megan rahat ve parlaktı.  bebek için büyük olacak

Super-fit: Megan ona çarpmak rağmen hala inanılmaz stille

Yani aşık: çift 2010 yılında evlendi ama hala balayı faz görünmesine

Hareketi?  Megan bebek tekme hissetmek için belki de, karnını üzerine kocasının ellerini çekti
Nice view: Megan onun şaşırtıcı yakışıklılığı bile Kona tropik manzara utanç olabilir



Saturday, June 23, 2012

Tekrarlayan düşüklerde son tedavi yöntemi.

Son yıllarda gelişen tedavi süreçleriyle birlikte tekrarlayan düşük hastalarına yeni tedavi yaklaşımları uygulandığını belirten Dr. Hakan Özörnek, “Genetik olarak kusursuz embriyoları seçerek yaptığımız tüp bebek tedavisi ile tekrarlayan düşük yaşayan hastalarımızın çoğunun bebek sahibi olmalarını sağlıyoruz” dedi.
Alert: The chemical, used to harden plastics, is found in baby bottles
Tekrarlayan düşük hastalarında genetik inceleme, lupus antikoagülen, anti kardiyopilin antikorları, tiroid hormonları ve prolaktin gibi kan testlerinin yanı sıra sulu ultrason veya histeroskopi gibi rahim içini incelediğimiz bazı testler yapıyoruz. Ancak hastaların %75’inde herhangi bir sebep bulamıyoruz. Sebebi bulunamayan tekrarlayan düşük olgularının çoğunda döllenmiş yumurtanın genetik olarak kusurlu olduğu düşünülmektedir.
Tekrarlayan düşüklerin sebebi bulundu
Mart ayı sonunda İspanya’nın Valensia şehrinde gerçekleştirilen 1. Biomarker Tüp Bebek ve Üreme Konferansı’nda dünyanın dört bir yanından gelen tüp bebek uzmanları ile birlikte tekrarlayan düşüklerle ilgili yeni tedavi yaklaşımları ortaya koyuldu. Normalde rahim kusurlu yumurtayı kabul etmez ve gebelik hiç oluşmaz. Ancak tekrarlayan düşük hastalarında en son ortaya atılan düşünceye göre embriyo kalitesi kötü de olsa genetik açıdan kusurlu da olsa rahim gebeliğe izin veriyor ancak daha sonra gelişim durduğu için gebelik düşükle sonuçlanıyor.
Exciting: The latest findings suggest even the slightest movement by the foetus can change a woman's brain as can its cells when they pass into her bloodstream
Yeni tedavi yöntemi
Tekrarlayan düşük hastalarında embriyo kötü bile olsa rahim gebeliği kabul ettiği ve belirli bir süre sona düşük yaşandığı için hastalara daha sağlıklı bir embriyo naklederek bu sorunun önüne geçiliyor. Sunulan yeni tedavi olanağı ile düşüklerin önüne geçmek için en sağlıklı embriyo seçilip transfer ediliyor.
Tüp bebek tedavisi ile elde ettiğimiz embriyoları önce "embriyoskop" ile gelişimleri açısından 24 saat boyunca sürekli olarak izliyoruz, değerlendiriyor ve en iyi gelişen embriyoları seçiyoruz. Bundan sonraki aşamada seçilmiş olan embriyolar 24 sure dediğimiz ve insan hüzresinde bulunan 46 kromozomun tamamını inceleyen genetik bir teste tabi tutuluyor ve bu testin sonunda genetik açıdan kusursuz ve gelişimi en ideal olan embriyo anne adayının rahmine yerleştiriliyor.
Yüksek başarı oranı

Tekrarlayan düşük hastalarının tedavisine yönelik ortaya konulan bu yeni tedavi yaklaşımı başarılı oluyor. Bu tedaviyi uygulayan tekrarlayan düşük hastalarının pek çoğunun bebeklerini sağlıklı bir şekilde kucaklarına aldıklarını belirtmek gerek. 

Hamilelere yazı rahat geçirmeleri için öneriler.

Hamilesiniz, üstelik yazın en kavurucu günleri de geldi. “Bu sıcak yaz günlerini nasıl geçireceğim?” diye endişelenmeyin. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ayşe Kara, hamileliğinin ilk ve son ayları yaz dönemine denk gelen anne adaylarına yazı rahat geçirmeleri için önerilerde bulundu.
Hamile annesi: Onu 130 yaşındaki kızı Maya sahilde oturdu Kill Bill yıldız denize dalıp zevk
Gebeliğin fizyolojik bir süreç olduğunun altını çizen Op. Dr. Kara, “Özellikle yaz ayları hamileliğin ilk ve son aylarını yaşayan anne adaylarını zorlar. Aşırı sıcak ve nem, birtakım sağlık sorunlarını da ortaya çıkarır. Sıcak basmaları, el ve ayak tabanlarında yanmalar, alerjik problemler, bulantı ve kusmalarda artış, halsizlik, uykusuzluk ve nefes darlığı en sık rastladığımız problemlerdir. Bu dönemde anne adayının beslenmesine, giyimine, temizliğine daha çok dikkat etmesi gerekir. Yaz dönemi gebeliğin son üç ayına denk geliyorsa gebelik sıkıntıları daha fazla rahatsız edebilir. Alınan aşırı kilolar ve ödem, nefes darlığını artırabilir, hareket kabiliyetini azaltabilir. Özellikle sıcak yaz akşamlarında alınan ılık duş; uykusuzluk, sıcak basması, kramp sorununuz varsa sizi bedenen ve psikolojik olarak rahatlatacaktır.” diye konuştu.
Benekli: o hamile yıldızı tanınan yüzücüler tarafından görüldü nerede yıldızı, bir koy kadar çekti
Hamileliğinizin ilk ve son ayları yaz mevsimine rastladıysa…

• Direkt güneş altında kalmayın. Gebelikte salgılanan bazı hormonlar güneş ışınlarına karşı cildin duyarlılığını artırarak özellikle yüz ve karın bölgesinde kahverengi lekelenmelere neden olabilir.

• Güneş ışınlarının dik olduğu 11.00-15.00 saatleri arasında güneşe çıkmayın.

• Şapka ve yüksek faktörlü güneş kremi kullanın.

• Sıcak havalar nedeniyle terle kaybedilen sıvı miktarı arttığı için günde en az 2,5 litre sıvı alın. Sıvı ihtiyacını karşılamak için su, maden suyu, taze meyve suları ve ayranı tercih edin.

• Gebelikte vücut direnci düştüğü için bazı enfeksiyonlar meydana gelebilir. Özellikle genital bölgenin nemli kalması, mantar enfeksiyonu için zemin hazırlar. Bu yüzden pamuklu çamaşırları tercih edin.

• Ter emici, rahat, hafif, kolay değiştirilebilir ve yıkanabilir giysiler giyin.

• Bol bol yürüyün ve yüzün. Yüzme ile vücudun hemen hemen tüm kasları zarar görmeden çalışır ve psikolojik olarak rahatlarsınız.

• Enfeksiyon ihtimalini göz ardı etmeyip, havuz yerine denize girmeyi tercih edin.

• İlk 3 ay düşük ve son 3 ay erken doğum tehlikesi nedeni ile mümkün olduğunca uzun seyahatlerden kaçının. Uçak yolculuğu sizin için daha güvenlidir.

• Uzun süreli yolculuklarda bacak ve ayak bileklerinizde şişmeler olabilir, 2 saatte bir mola vererek kısa yürüyüşler yaparak kan dolaşımınızı uyarın.

Friday, June 22, 2012

Hamilelik iddialarına yanıt verdi

Ünlü oyuncu George Clooney ve sevgilisi Stacy Keibler hamile söylentilerini Twitter'dan yayınladığı bu fotoğrafla yalanladı.
Ab-tastic: Stacy Keibler tweeted a snap of her very toned stomach today as she worked out in Italy. It came following rumours she was pregnant, which have since been dismissed as '100 per cent false'

Yanığı hissetmek: eski profesyonel güreşçi aktris Barry'nin Bootcamp DVD egzersiz vardı onu takipçileri söyledim döndü ve 'acıtıyor' dedi

George Clooney ve Stacy Keibler

Thursday, June 21, 2012

'Bebeğimin babası kim?' sorusuna yeni cevap

Günümüzde birden çok partnere sahip olan ve hamile kalan kadınların en sık sorduğu soru “Çocuğumun babası kim?” oluyor. Bu rahatsız edici sorunun cevabı ise anne adayının, biyolojik babanın ve doğacak çocuğun hayatını tamamen değiştiriyor.

Pregnant: Scientists have suggested that more women should be encouraged to diet to control their weight ahead of childbirth
Çok eşli olan kadınlar hamile kaldıklarında yeni geliştirilen modern test yöntemleriyle bebeğin biyolojik babasını doğumdan önce öğrenebiliyorlar.
Hamileliğin sekizinci ve dokuzuncu ayında yapılabilen kan testleri zaman zaman düşüğe sebep olsa da “Bebeğimin babası kim?” sorusuna cevap bulmak açısından önem taşıyor.
YENİ DOĞUM ÖNCESİ BABALIK TESTLERİYayınladığı makalede “Babalık testi” konusuna değinen New York Times gazetesi bebeğin down sendromlu olup olmadığını anlamak için yapılan amniyosentez uygulamasının babalık testinde de kullanıldığını fakat bu yöntemin yerini yeni kan testlerinin aldığını söylüyor.
Test sonuçları anne adayının endişelerinden kurtulmasına yardımcı olurken aynı zamanda bebeğin babasının kim olduğunu öğrendikten sonra kürtaj yaptırıp yaptırmayacağına daha rahat karar vermesine olanak sağlıyor.
Testlerin sonucu babanın hayatını da etkiliyor. Bebeğin biyolojik babası olduğunu öğrenen erkeklerin birçoğu çocuklarına sahip çıkıyor ve annelere doğuma kadar maddi ve manevi destek sağlıyor.
Hamilelik sırasında babadan destek gören kadınların bebekleri, bugüne kadar yapılan bir çok araştırmanın sonucuna göre, çok daha sağlıklı doğuyor.
Gazeteye konuşan Courtney Herndon eski erkek arkadaşından ayrıldıktan sonra başka bir kişiyle yakınlık kurduğunu ve o dönemde hamile kaldığını anlattı.
Herndon her iki baba adayından da kan örnekleri alarak yaptırdığı testte bebeğinin babasının yeni birlikte olduğu erkek arkadaşı olduğunu öğrendi.
Herndon testten sonra öğrendiği bilginin hayatına yön verdiğini söyledi.
Babalık testlerinin son 10 yıldır Internet üzerinden reklamı yapılarak satıldığına değinilen makalede bunlardan bir çoğunun başarısızlıkla sonuçlandığı anlatıldı.
Geçtiğimiz günlerde yeni geliştirilen bir yöntem tıp dünyasına tanıtıldı. Kolombiya’da bulunan Ravgen şirketi tarafından tanıtılan yöntem New England Tıp Dergisi’nde yayınlandı.
Ravgen DNA testi uygulamasını şu şekilde aktardı:
“Annenin kanında bulunan  ve ceninden alınan DNA parçaları inceleniyor. Aynı yöntem bebeğin cinsiyetinin belirlenmesinde de kullanılıyor.”
ABD’de Natera şirketi tarafından geliştirilen bir başka babalık testi satışa çıktığından beri binlerce sipariş almış. Fakat bu iki test de velayet davalarında resmi olarak kullanılamıyor.
Makalede ayrıca kan testlerinin fiyatlarının doğumdan sonra uygulanan DNA testlerinden daha yüksek olduğunun da altı çiziliyor.
DOĞUM ÖNCESİ DNA TESTİNİN TECAVÜZ VAKALARINDAKİ ÖNEMİRavgen’in doğum öncesi babalık testinin özellikle tecavüz vakalarında önem kazandığını belirten Dr.Ravinder Dhallan konuyla ilgili olarak şunları söyledi:
“Anne, testten sonra bebeğinin kendisine tecavüz eden erkekten olmadığını öğrenirse o zaman kürtajdan vazgeçebiliyor.”

Gebelikte alkol zararlı mı?

Çok sayıda uzman hamilelikte alkol almanın sakıncalı olduğunu belirtirken Danimarkalı bilim insanları yaptıkları araştırmaya dayanarak, hamilenin haftada 1 ila 8 adet içki içmesinin çocuğa zarar vermediğini açıkladı.

pregnant
Çalışmaları, BJOD adlı dergide yayınlanan Danimarkalı araştırmacılar, anne adayının erken gebelik döneminde düşük veya orta seviyede alkol kullanmasının, çocuğun 5 yaşına kadar olan gelişim sürecinde sağlığını etkilemediğini söyledi.
Danimarka’da standart bir içkide 12 gram, İngiltere’de de 7,9 gram alkol var.
İngiltere’de hamile kadınlara içki içmemeleri tavsiye edilirken, uzmanlar haftada bir veya iki defa olmak üzere 1-2 adetten fazla içki tüketilmemesi gerektiğini söylüyor.
Gebelik döneminde yoğun alkol tüketiminin, düşük vakalarına, fetal alkol sendromuna ve düşük doğum ağırlığına neden olduğu biliniyor.
Araştırmaya, doğum öncesi ilk doktor ziyareti yapan 1600 kadın katıldı. Yarısı ilk defa anne olan kadınların üçte birinden azı gebelik döneminde sigara içiyordu. Araştırmaya katılan kadınlara gebelik döneminde alkol kullanım oranları soruldu. Haftada 1 ila 4 içki tüketimi, ‘düşük alkol kullanımı’ olarak değerlendirilirken, 5 ila 8 içki ‘orta’, haftada 9 veya daha fazla içki tüketimi de ‘yüksek’ seviye alkol kullanımı olarak belirlendi.
YOĞUN TÜKETİM DİKKAT DAĞITIYORBilim insanları, 5 yaşındaki çocuklarda alkolün IQ seviyesine etkisini, dikkat dağınıklığını, planlama, organizasyon ve kişisel kontrole etkisini inceledi. Araştırma sonunda, erken gebelik döneminde haftada düşük ve orta seviyede alkol tüketiminin 5 yaşındaki çocukların sinirsel gelişiminde etkili olmadığı ortaya çıktı.
Haftada 1 ila 4 içki içen ve 5 ila 8 adet içki içen annelerin çocuklarına uygulanan IQ testlerini sonuçları ile içki içme konusunda çekimser davranan annelerin çocuklarının test sonuçları arasında fark olmadığı görüldü. Ancak haftada 9’dan fazla içki için annelerin çocuklarında dikkat dağınıklığı olduğu belirtildi.
DOKTORUNUZA DANIŞIN Araştırmacılardan Arhus Üniversitesi öğretim görevlisi Ulrik Schioler Kesmodel ve Copenhag Üniversitesi öğretim görevlisi Prof Erik Lykke Mortensen, “Doğum öncesi annelerin yoğun alkol tüketiminin sinirsel gelişime ters etkisi olduğu görüldü” dedi.
Araştırmacılar, akıl, dikkat ve hassas yönetim özelliklerine ters etkileri olduğunu belirtip ekledi: “Bulgularımız, düşük ve orta seviyede alkol tüketiminin 5 yaşındaki çocukların sinirsel gelişimine ters etki yapmadığını ortaya koydu.”
Gebelik döneminde alkol kullanımı ile ilgili endişeleri olan kadınların doktorlarına başvurmaları tavsiye ediliyor. 

Friday, June 15, 2012

Sağlığınızı doğal maden suyu ile koruyun.

Sıcak yaz günlerinde ferahlamanın yollarından biri olan doğal maden suyu, insan sağlığı için son derece önemli. Düzenli olarak doğal maden suyu tüketmek; böbrekler, sindirim sistemi, metabolizma ve cilt için son derece faydalı


Yaz yaklaşırken sıvı tüketimi daha da önem kazanıyor. Özellikle terle kaybedilen mineralleri de düşündüğümüzde maden suyu tüketimi daha da önemli hale geliyor. Doğal maden sularında çözünmüş bulunan kalsiyum, magnezyum ve sodyum gibi ana mineraller, florür, iyot gibi eser elementler ve bikarbonat, sülfat gibi iyonların; bir dizi fizyolojik fonksiyonlar üzerine destekleyici etkileri olduğu ve bazı hastalıklar için de yararlı olduğu bilinmektedir.


DOLABINIZDA OLMALI Uzmanlar tarafından her gün en az iki şişe tüketilmesi tavsiye edilen doğal maden suyu, böbrek ve idrar yollarındaki taş oluşumunu önlemeye yardımcıdır. Sokağa çıkılamayan aşırı yaz sıcaklarında evimizde ya da ofisinizdeki buzdolabında bulundurmanız tavsiye edilen maden suyu, sağlıklı ferahlamak için iyi bir seçimdir. İşte doğal maden suyunun vücudumuzun bazı bölgeleri ve işlevleri üzerindeki etkileri: BÖBREK: Doğal maden suları böbrek ve idrar yolarında taş oluşumunu önlemeye yardımcıdır. Özellikle bikarbonat, magnezyum ve kalsiyum içerikli yüksek mineralli maden suları; idrar yolu enfeksiyonlarında iltihabı geriletici etki gösterir. Boşaltım sisteminin birçok hastalığında böbrek fonksiyonlarını destekleme ve geliştirme amacıyla bolca doğal maden suyu içilmesi tavsiye edilir.
METABOLİZMA: Doğal maden suları safra kesesi tembelliğinin giderilmesinde yararlıdır ve pankreas fonksiyonlarını destekler. Sodyum bikarbonatlı suların, diyabette insülinin etkisini güçlendirdiği biliniyor. Hem idrar miktarını, hem de idrarla ürik asit atılımını artırdığından, idrar yollarında oluşan taş oluşumunun önlenmesinde yardımcı olduğu da bilinmektedir.
SİNDİRİM SİSTEMİ: Günümüz insanının az su içme alışkanlığı, minerallerden yetersiz beslenme ve hareket azlığı gibi özellikleri; sindirim sistemi rahatsızlıklarının başlıca nedenleridir. Bunların başında da kabızlık gelir. Bu rahatsızlıkta sülfatlı maden suları çok yararlıdır. Bir şişe doğal maden suyu; içerdiği karbondioksit gazıyla, tok karnına içildiğinde sindirimi kolaylaştırır. Yemekten önce ve yemek aralarında içilen maden suyu da tokluk hissi vereceğinden kilo vermenize yardımcı olur.
CİLT: Doğal maden suyunun cilt fizyolojisinin desteklediği, gergin ve pürüzsüz bir cilde katkısı olduğu bilinmektedir. Diğer yandan maden suyu sadece içildiğinde değil, aynı zamanda dıştan sürüldüğünde de cildi canlandırır ve gençleştirir.


SICAK GÜNLERDE DAHA ÇOK TÜKETİN
Yazın terleme ile büyük miktarda su kaybı olur; bununla orantılı olarak su gereksinimi de günlük gereksinimin iki ya da üç katına kadar çıkabilir. Birçok kişi özellikle ileri yaştakiler, susama hissine göre su içerler. Sonuç; günlük gereksinimden çok daha az miktarda su içilmesidir. Bunu önlemek ve yeterli su içilmesini kolaylaştırmak için evde ve işte doğal maden suyu gözle görünür ve kolay ulaşılır yerlere yerleştirilmelidir


HAMİLE KADINLAR MUTLAKA İÇMELİHamilelik döneminde ihtiyaç duyulan çeşitli minerallerin karşılanmasını sağlayan en önemli içecek maden suyudur. Maden suyu; içeriğinde bulunan zengin minerallerle hamileliğinizin sağlıklı geçmesini ve bebeğin gelişimi için ihtiyaç duyulan minerallerin karşılanmasını sağlar. Doğum sonrasında içilen maden suyu ise, anne sütünü artırmaya yardımcı olur.


SPORDAN ÖNCE VE SONRA İÇİN
Bir spor aktivitesine katılma sırasında ve sonrasında görülen kilo kaybı, aslında tamamen terleme ile su ve mineral kaybına bağlıdır. Bu kayıp spor sonrası mutlaka karşılanmalıdır. Bunun en iyi yolu da doğal maden suyu içilmesidir. Yapılan spor tipine göre kaybedilen su miktarı ise şöyledir:
110 metre koşu: 0.1-0.3 litre su
90 dakika tenis: 1.5-2.0 litre su
90 dakika futbol: 2-3 litre su
Maraton koşusu: 4-5 litre su

Hamilelerin yaz rehberi

Hamilesiniz, üstelik yazın en kavurucu günleri de geldi. Bu sıcak yaz günlerini nasıl geçireceğim diye düşünüyorsanız hekiminize kulak vermenizde ve bu yazıyı okumanızda fayda var…

Hortum aşağı: Uma tekne etrafında onu yüzmeye sonra açık duş aldı
Hisar Intercontinental Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ayşe Kara’yla hamileliğinin ilk ve son ayları yaz dönemine denk gelen anne adaylarının yazı rahat geçirmek için yapması gerekenleri konuştuk… 
Gebeliğin fizyolojik bir süreç olduğunun altını çizen Op. Dr. Kara; ‘Özellikle yaz ayları hamileliğin ilk ve son aylarını yaşayan anne adaylarını zorlar. Aşırı sıcak ve nem, birtakım sağlık sorunlarını da ortaya çıkarır. Sıcak basmaları, el ve ayak tabanlarında yanmalar, alerjik problemler, bulantı ve kusmalarda artış, halsizlik, uykusuzluk ve nefes darlığı en sık rastladığımız problemlerdir. Bu dönemde anne adayının beslenmesine, giyimine, temizliğine daha çok dikkat etmesi gerekir. Yaz dönemi gebeliğin son üç ayına denk geliyorsa gebelik sıkıntıları daha fazla rahatsız edebilir. Alınan aşırı kilolar ve ödem, nefes darlığını artırabilir, hareket kabiliyetini azaltabilir. Özellikle sıcak yaz akşamlarında alınan ılık duş; uykusuzluk, sıcak basması, kramp sorununuz varsa sizi bedenen ve psikolojik olarak rahatlatacaktır.’ diye konuştu…  
 Benekli: o hamile yıldızı tanınan yüzücüler tarafından görüldü nerede yıldızı, bir koy kadar çekti
Hamileliğinizin İlk ve Son Ayları Yaz Mevsimine Rastladıysa…
•Direkt güneş altında kalmayın. Gebelikte salgılanan bazı hormonlar güneş ışınlarına karşı cildin duyarlılığını artırarak özellikle yüz ve karın bölgesinde kahverengi lekelenmelere neden olabilir. 
Güneş ışınlarının dik olduğu 11.00-15.00 saatleri arasında güneşe çıkmayın. 
Yüksek faktörlü güneş kremi ve şapka kullanın.
Sıcak havalar nedeniyle terle kaybedilen sıvı miktarı arttığı için günde en az 2,5 litre sıvı alın. Sıvı ihtiyacını karşılamak için su, maden suyu, taze meyve suları ve ayranı tercih edin.
Gebelikte vücut direnci düştüğü için bazı enfeksiyonlara yatkın olabilir. Özellikle genital bölgenin nemli kalması mantar enfeksiyonu için zemin hazırlar. Bu yüzden pamuklu çamaşırları tercih edin. 
Ter emici, rahat, hafif, kolay değiştirilebilir ve yıkanabilir giysiler giyin.
Bol bol yürüyün ve yüzün. Yüzme ile vücudun hemen hemen tüm kasları zarar görmeden çalışır ve psikolojik olarak rahatlarsınız. 
 Enfeksiyon ihtimalini göz ardı etmeyip havuz yerine denize girmeyi tercih edin.
İlk 3 ay düşük ve son 3 ay erken  doğum tehlikesi nedeni ile mümkün olduğunca uzun seyahatlerden kaçının. Uçak yolculuğu sizin için daha güvenlidir. 
Uzun süreli yolculuklarda bacak ve ayak bileklerinizde şişmeler olabilir, 2 saatte bir mola vererek kısa yürüyüşler yaparak kan dolaşımınızı uyarın. 

Wednesday, June 13, 2012

Hamilelikte göbek fıtığına dikkat!

Bebeğiniz sağlıkla büyürken göbek fıtığınız kontrol altında mı?

Kadın, erkek her 20 kişiden biri hayatının bir döneminde karın duvarı fıtığıyla karşı karşıya kalıyor. Ancak hamilelikle tetiklenen göbek fıtıkları erkeklere göre kadınlarda daha sık görülüyor. 
 A new study has revealed many pregnant women are not getting enough vitamin D.
 
Neolife Tıp Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hamdi Koçer “ Göbek fıtığı, göbek çukurundaki halkanın zayıflaması ile ortaya çıkıyor ve karın içi basıncı artıran zorlanmalarda daha da belirginleşiyor. Göbek fıtıklarının çoğu çok küçük olduğundan hasta farkına varmıyor ancak zaman içinde büyümeye başlayarak bir fındık boyutundan bir portakal büyüklüğüne kadar ulaşabiliyor.” diyor.  
 
Göbek fıtıkları kadınlarda en sık hamilelik döneminde ortaya çıkıyor veya bu dönemde fark edilir hale geliyor. Hamilelik ilerledikçe artan karın içi basınç nedeni ile fıtık büyüyor.
 
Koçer, “ Gebeliklerinin ilerleyen dönemlerinde anne adayının karnı büyüdükçe göbek fıtıkları da büyüyor ve belirginleşiyor. Göbek fıtığı büyümeye başladığında hastanın ehil ellerde ameliyatı kaçınılmazdır. Ancak maalesef fıtıklar bazen önemsiz, basit bir hastalık gibi görülüyor. Hatta zaman zaman sezeryan sırasında hastanın gebeliğini takip eden doktoru tarafından iki üç dikişle göbek fıtığına müdahale edildiği durumlarla karşılaşıyoruz ki bu gibi doğru yöntemle onarılmayan göbek fıtıkları % 25-50 oranında nüks ediyor. Hatta bu fıtıklar, 2-3 kez nüks etmiş dev fıtıklara dönüşüyor.” diyor ve hastaları sezaryen sırasında fıtıklarına müdahale ettirmemeleri ve doğru tedavi için deneyimli bir genel cerraha başvurmaları konusunda uyarıyor.
 
Göbek fıtıkları çok küçük dahi olsa, mutlaka yama ile onarılmalı!
 
Dikiş ile onarılan göbek fıtıkları, bir branda gibi yırtılıp hep daha büyük bir fıtık olarak hastaların karşısına çıkıyor. Her dikiş dokuları keserek yeni fıtık oluşumuna neden oluyor. Bu nedenle göbek fıtıklarının konusunda uzman cerrahlar tarafından tedavi edilmesi hastanın sağlığı açısından son derece önemli. 

Sunday, June 10, 2012

Hamileyken hamle kalınabilir mi?

Hamile kadınların akıllarına en çok takılan sorulardan biridir “Hamileyken hamile kalınabilir mi?” Prof. Dr. Recai Pabuçcu, merak edilen bu sorunun cevabını verdi.

"Normalde insan neslinde gebelik oluştuktan sonra bunun üzerine gebelik oluşmaz. Sebebi ise kadınlarda üreme sisteminin her ay bir yumurta gelişmesine uygun olması ve gebelik oluştuktan sonra yumurtalıklarda yumurta gelişimindeki duraksamadır. Ancak literatürde çok nadir bu tür gebelikler bildirilmektedir. Bu durum iki şekilde ortaya çıkabilir. Birincisi çok nadiren aynı ay iki yumurtanın gelişmesi ve bir tanesinin daha sonra döllenmesi (süperfekundasyon)
Pregnant: The new pill helped 60 per cent of women conceive

Uma Thurman görenleri şaşırttı.

Dünyaca ünlü oyuncu Uma Thurman, üçüncü çocuğunu kucağına almak için gün sayıyor. Bir kız çocuğu dünyaya getirmeye hazırlanan ve geçtiğimiz günlerde New York sokaklarında dolaşırken görüntülenen Uma Thurman'ın karnının çok büyüdüğü ve her an doğum yapacakmış gibi göründüğü dikkatlerden kaçmadı.
Still working: The 42-year-old actress is currently filming Movie 43, an ensemble comedy alongside Emma Stone, Kristen Bell and Halle Berry

Bebek darbeleme: New York'a bugün bir dondurma daha önce kendini tedavi olarak Ağır hamile Uma Thurman bir clingy kahverengi üst onun büyüyen karnını vurgulanan

Iki Yeme: Manhattan sokakta dondurma satıcısı konuşurken Pulp Fiction yıldızı içeriği baktı

Friday, May 25, 2012

Gebelikte egzersiz.

Anadolu Sağlık Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Semih Akı, anne adaylarını gebelik döneminde yapacakları egzersizler konusunda uyarıyor.

Yoga is a popular exercise among pregnant women (posed by a model)
Gebelik bir kadın için en büyük değişimlerin yaşandığı dönem.  Ruhsal olduğu kadar fiziksel değişimler de gebelik boyunca anne adayının yaşamını etkiliyor. Büyüyen ve gelişen bebekle beraber alınan kilolar, bel ve basen eklemlerinde gevşemeye, karın kaslarında yumuşamaya neden oluyor. Bu yumuşama ile birlikte büyüyen bebeğin basıncı, ağırlık merkezini öne doğru çekerek bel çukurunu artırıyor. Belin aşağıya doğru çekilmesi, duruşun bozulması, bel kıkırdaklarındaki yumuşama ve ayrılma gibi nedenler ağrıya zemin hazırlıyor. 
Bel ağrısının pelvik ağrı ile anne adaylarının yüzde 70’inde görüldüğünü ifade eden Anadolu Sağlık Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Semih Akı,  gebelik boyunca karşılaşılan kas ve iskelet sistemi değişikliklerini şöyle anlatıyor:
“Gebelikte bacak krampları çok sık görülür. Yeterli miktarda sıvı alınmamasına bağlı olarak kas ve eklem ağrıları da ortaya çıkabilir. Kol ve bacaklarda sinir sıkışmaları, uyuşma, elin kas ve tendon yapışma yerlerinde zorlanmaya bağlı ağrılar birçok anne adayının ortak derdi.  Nadir de olsa,  gebeliğin son aylarında kalça başı kemiğinde kemik erimesine de rastlanılabiliyor. Ayrıca kalça başı kemiğinde kanlanma eksikliğine bağlı yumuşama da ortaya çıkabiliyor.”
 
Egzersiz doğumu kolaylaştırıyor 
Aerobik egzersizlerinin kan basıncını düşürdüğünü, dolaşımı düzenlediğini ve varis ile pıhtı oluşumunu önlediğini belirten Prof. Dr. Semih Akı, egzersizlerin  bacak kramplarını ve bacak şişliklerini azalttığını, hatta kabızlığın bile önüne geçtiğini  söylüyor.  Prof. Dr. Semih Akı, aerobik egzersizlerin bir taraftan da anne adayının kendine olan güvenini  artırdığını ve psikolojisini düzenleyerek doğumu kolaylaştırdığını ifade ediyor.
 
Tüm bunların yanında, gebelik sırasında yapılan spor aktivitelerinin mutlaka hekim kontrolü altında yapılması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Semih Akı,  “Koşma yapılacaksa koşulan zemin ve hava sıcaklığı dikkate alınmalı. Bisiklete binilecekse, düşme riski açısından stabil bisikletler tercih edilmeli. Yüzme ve su içi egzersizlerinde ise suyun sıcaklığının 30-35 derece arasında olmasına dikkat edilmeli” diyor. 
 
Prof. Dr. Semih Akı,  vajinal kanama, uzun süreli kas eklem ağrısı, nefes darlığı halsizlik, hızlı ya da düzensiz kalp hızı ve ritmi, yürüme güçlüğü, baş ağrısı, göğüs ağrısı, kas güçsüzlüğü, erken doğum riski,  çocuk hareketlerinde azalma söz konusu olduğunda ise egzersizi sonlandırmak gerektiğini vurguluyor. 
 
Dikkat edilmesi gerekenler
Anadolu Sağlık Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Semih Akı, gebelikte hareket anlamında dikkat edilmesi gerenleri şöyle sıralıyor:
 
1•En uygun aerobik egzersizler, yüzme, yürüyüş, kondisyon bisikleti olarak sıralanabilir,
2• Otururken, yatarken dizler ve kalçalar aşırı bükük olmamalı,
3• İstirahat ederken ayaklar bir destekle kalça düzeyinden yüksek olmalı,
4• Öne eğilmemeli, çömelerek iş yapmalı, uzun süre aynı pozisyonda kalmamalı,
5• Gebeliğin özellikle son döneminde, kesinlikle sırtüstü yatılmamalı,
6• Belden ani hareketler ve dönüşler yapılmamalı,
7• İki bacak birden yukarı çekilerek kaldırılmamalı,
8• Sıçrama, atlama, yükseğe uzanma, ağır kaldırma yapılmamalı,
9• Verilen egzersizler, ilk 15 gün için her hareketi 2-3 defa ve 5-10 dakikalık süreyle, sonraları ise gün be gün artırarak günde 15-20 dakikaya kadar olmak üzere yapılmalı,
10• Fiziki bir sorun yoksa egzersizler 36. haftaya kadar devam ettirilmeli,
11• Herhangi bir ağrı oluştuğunda hemen egzersiz bırakılmalı. 

Thursday, May 24, 2012

Spordan vazgeçmiyor.

Hamileliği ilerleyen Reese Witherspoon, formdan düşmemek için sürekli olarak spor çalışmalarını sürdürüyor. Önceki gün de iki çocuğuyla birlikte yürüyüşe giden Witherspoon, spor yapmanın kendisine ve bebeğe iyi geldiğini söylüyor.
Baller bebek: 36 yaşındaki bu sabah bir özel ders sırasında etrafında tenis topu turşu

Oynamak için hazır: Oscar ödüllü courtside hizmet ayarlanmış olur

Oyun oynama: sarışın bomba hamile onu üçüncü çocuk

Bir aile bir araya zamları birlikte kalır: Reese Witherspoon kızı Ava ve Deacon oğlu ile birlikte Santa Monica dağlarında bir zam boyunca babası John davet

No3 bekleniyor: Reese yakında Jim Toth ile ailesi için yeni bir ek, ilk çocuğuna karşılayacaktır

Monday, May 21, 2012

"Ultrasonla bebeklerini görenlerin düşük ihtimali azalıyor"

Haftada bir ultrasonografiyle bebeklerinin gösterilmesinin, anne ve bebek arasındaki sevgi bağını güçlendirerek, düşükleri azalttığını belirtti.

A right to choose? A pregnant woman watches her first baby ultrasound scan
Medical Park Göztepe Hastanesi kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Prof. Dr. Sedat Kadanalı, tekrarlayan düşük hikayesi olan hamilelere, haftada bir ultrasonografiyle bebeklerinin gösterilmesinin, anne ve bebek arasındaki sevgi bağını güçlendirerek, düşükleri azalttığını belirtti.
Prof. Dr. Kadanalı, yaptığı yazılı açıklamada, heyecanla bebeğini kucağına almayı hayal eden anne adaylarının kabusu olan düşüklerin, farklı nedenlerden kaynaklanabileceğini vurgulayarak, 2-3 defa peş peşe yaşanacak düşüklerin, anne adaylarını umutsuzluğa ittiğine, tüm gebeliklerinin düşükle sonuçlanacağı kaygısını artırdığına işaret etti.
Genetik sebeplerin en sık görülen düşük nedeni olduğunu ifade eden Kadanalı, ilk üç ayda düşükle sonuçlanan gebeliklerde, yüzde 50-80 oranında bebekte genetik anormallikler saptandığını, son yıllarda daha detaylı incelemeye imkan veren CGH (comparative genetik hibridizasyon) yöntemiyle yapılan araştırmalarda ise erken düşüklerde genetik anomali oranının yüzde 90’lara kadar çıktığına dikkati çekti.
-"BAZI DÜŞÜKLERE ÜZÜLMEK YERİNE SEVİNMEK GEREK"-
Bazı düşüklere üzülmek yerine sevinmek gerektiğini ifade eden Kadanalı, "Her hamile kalan kadın, doğal olarak sağlıklı bir bebek hayal eder ve sakat bebek doğurmak istemez. Anne vücudu da aynı istekle çalışır ve sağlıksız gebeliği ya rahme kabul etmez ya da erken dönemde düşükle sonuçlanır. Bunu doğal bir seçim mekanizması olarak kabul edebiliriz" değerlendirmesinde bulundu.
Genel olarak bakıldığında tüm gebeliklerin yaklaşık yüzde 15’inin düşükle sonlandığını belirten Kanadalı, "Birkaç gün geçmesiyle ortaya çıkan, farkına varılmayan erken düşükler de hesaba katılırsa düşük oranı tüm gebeliklerde yüzde 20-25’lere kadar çıkmaktadır. Ardı ardına iki veya üç kez düşük yapan kadınlarda ise tekrarlayan gebelik kayıplarının görülme ihtimali tüm toplumda yüzde 1-2 civarındadır. Bir kadının, ’ben hep böyle düşük mü yapacağım’ kaygısını büyütmemesi gerekir" ifadelerini kullandı.
-HASSAS SEVGİ GÖSTERİMİ UYGULANAN HAMİLELERİN YÜZDE 86’SI DÜŞÜK YAPMADI-
Kanadalı, tekrarlayan düşük yapan kadınlara sonraki gebeliklerinde verilen psikolojik desteğin, gebelik kayıplarını azalttığını vurguladı. Tekrarlayan düşük hikayesi olan hamilelere, "hassas sevgi gösterimi" (tender lovering care) adı verilen bir yöntemle haftada bir ultrasonografiyle bebeklerinin gösterildiğini anlatan Kanadalı, şunları kaydetti: "Anne ve bebek arası sevgi bağını kuvvetlendiren bu yöntem, tekrarlayan düşükleri azaltıyor. Bunu bilimsel çalışmalar da göstermiştir. Tekrarlayan düşük yapmış kadınlar iki gruba ayrılarak, birinci gruba erken gebelik döneminde ultrasonografiyle bebekleri gösterilerek psikolojik destek verilmiş, diğer gruba ise normal gebelik takibi yapılmış. Bu bilimsel çalışmada ’hassas sevgi gösterimi’ yöntemi uygulanan kadınların yüzde 86’sı düşük yapmadan sorunsuz doğum yapmışken, normal takip olanların ancak yüzde 33’ü düşük yapmamıştır. Başka bir araştırmada ise tekrarlayan düşük yapmış kadınlara ilk aylarda psikolojik ve tıbbi destek verilen grupta sağlıklı gebelik oranı yüzde 51, destek verilmeyen grupta yüzde 26 olmuş."
Bazı hamilelerin, gebeliğin kadın bedeninde oluşturduğu normal değişimleri düşük belirtisi olarak yorumlayıp endişelendiklerine dikkati çeken Prof. Dr Kadanalı, gebelik esnasında kanamanın olması ve bu kanamaya gelip geçen sancıların eşlik etmesinin düşük veya düşük tehdidini düşündürecek belirtilerin başında geldiğini vurguladı.
Bir gebeliğin düşükle sonuçlanacağını önceden gösteren bir yöntem olmadığını ifade eden Prof. Dr. Kadanalı, ancak düşük riskinin, normal ultrason bulgularında bebeğin  kalp atışları görüldüğünde yüzde 65, gebeliğin ilk 3 ayı dolduğunda da yüzde 90 oranında azaldığını kaydetti.