Showing posts with label şapka. Show all posts
Showing posts with label şapka. Show all posts

Friday, June 29, 2012

Charlize Theron rolü için saçlarını kazıttı

Hollywood’un ünlü oyuncusu Charlize Theron yeni filmindeki rolü için kazıttığı saçlarını bugüne kadar şapkalarla kamufle ediyordu. Yıldız yeni imajıyla ilk kez Namibya’da görüntülendi.

Şapka çıkartılacak!  O bu hafta Namibya geldi gibi Charlize Theron tüm görkemiyle onu dazlak kafasıyla ortaya
Oscar’lı oyuncu Charlize Theron yeni filmindeki rolü için ayın başında saçlarını kazıttı. Ünlü oyuncu şapkalarla saklamaya çalıştığı yeni imajını geçtiğimiz gün Namibya havaalanında cesurca sergiledi.
Oğlu Jackson ile Namibya’ya giden Theron 1980’li yılların popüler serisi “Mad Max”in dördüncü bölümünde rol alacak.
Theron filmin çekimlerinin başlaması için gün sayarken rolü için bütün hazırlıklarını tamamlamış görünüyor.
Altın kilitler: saç tam bir baş ile Los Angeles'ta bu ayın başlarında Charlize
Kapak altında: Geçen hafta görülen Güney Afrikalı aktris, spor üç farklı şapkalar
Kapak altında: Geçen hafta görülen Güney Afrikalı aktris, spor üç farklı şapkalar
Kapak altında: Geçen hafta görülen Güney Afrikalı aktris, spor üç farklı şapkalar

Tuesday, June 26, 2012

Emekli manken Cindy Crawford sahilde

1980'li ve 90'lı yıllara damgasını vuran manken Cindy Crawford, öneki gün Los Angeles'ta sahilde yürüyüş yaparken görüntülendi.

Pembe şortunun üzerine siyah askılı bir bluz giyen Crawford, güneşten korunmak için siyah bir şapka takmıştı.

12 yaşında Presley ve 10 yaşında Kaia adlı iki çocuk annesi olan 46 yaşındaki mankenin formunda olması dikkatlerden kaçmadı.

Still got that supermodel figure: Cindy Crawford shows off her legs in a pair of hot pink shorts on the beach in Los Angeles

Öğleden sonra yürüyüşe: o sahilde yürürken Cindy Arkadaşına sohbet

Shady lady: Cindy disket siyah şapka sıcak güneş yüzünü korunmaktadır

Bu hafta başında parite Gerber yaptığı son iş girişim, Kaliş Rum başlatılan olarak New York'ta parti dışarı edildi: etkilemek için Dressed

Saturday, June 23, 2012

Royal ascot 2012 en güzel şapkaları



















Yaz sıcakları baş ağrıtıyor!

Memorial Antalya Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Bilge Çetin, yaz aylarında rahatsız edici boyutlara ulaşabilen baş ağrıları hakkında bilgi verdi ve sıcakların tetiklediği ağrılara karşı alınabilecek önlemleri anlattı.

A woman with a migraine
Uzun süre klima kullanımı baş ağrısını tetikler

Mevsimsel değişiklikler baş ağrıları üzerinde etkilidir. Yaz aylarında, sıcakların artmasıyla baş ağrısı şikâyetlerinde de artış gözlenmektedir. Kronik ağrıları olan kişiler bunun çoğunlukla farkına bile varamayabilir. Oysaki bilimsel çalışmalar sıcak havalarda damarların genişlemesiyle baş ağrılarının da arttığını göstermektedir. Sıcak hava, tansiyon yükselmelerine neden olduğu için özellikle hipertansiyon hastalarının kan basıncı seviyelerinde sıcağa bağlı olarak belirgin bir artış görülebilir. Yüksek tansiyon da sıklıkla, kendisini ensede ağrı ile gösterir. Sıcakların yanında lodosda özellikle migreni tetikleyen en önemli nedenlerden biridir. Sıcaklar nedeniyle artan klima kullanımı da, baş ağrılarına neden olur. Klimalı ortamda uzun süre bulunmak baş ağrılarını tetikleyebilir.
Painkillers sometimes have no effect on migraine sufferers. Now a new study suggests plastic surgery could provide relief
Baş ağrınız varsa nöroloji uzmanına başvurun

Yaz dönemiyle birlikte artan baş ağrılarının tedavisi, ağrının tipine göre farklılık göstermektedir. Bu nedenle, tedavinin şekline karar vermeden önce ağrının tipinin belirlenmesi büyük önem taşır. Gerilim tipi baş ağrısında depresyon tedavisine yönelik ilaçlar faydalı olabilirken; migren tedavisinde ilk basamak, hastalığın tetikleyicilerinden mümkün olduğunca uzak durmaktır. Düzenli uyku, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizler ile mevsimsel değişikliklere karşı önlemler almak gerekir. Bunlara dikkat edilmesine rağmen ataklar sık ise, hastaya atak sıklığını azaltıcı ilaç tedavisi uygulanır. Migren tedavisinde kullanılabilecek pek çok ilaç mevcuttur. Bu ilaçların sırayla denenmesi gerekebilir. Bu noktada hastaların sabırla tedavilerini sürdürmesi ve doktorlarıyla devamlı bağlantı halinde kalmaları, tedavide başarıyı yakalamak için çok önemlidir. Yarım bırakılan tedaviler nedeniyle, migren teşhisi konmuş pek çok kişi, hastalığın tedavi edilemeyeceği düşüncesine kapılmaktadır. Baş ağrısını bir kader olmadığı unutulmamalıdır. Hastaların öncelikle bir nöroloji uzmanına başvurması ve sabırla tedavilerini sürdürmesi iyi sonuçlar almak için yeterli olacaktır.
headache
Başınızı sıcaklardan koruyun!
Yaz sıcaklarında, baş ağrısı riskine karşı bu öneriler dikkate alınmalı;

 1- Güneşin dik olarak geldiği en sıcak saatlerde kendinizi ve başınızı koruyun. Bu saatlerde çok fazla dışarıda kalmamaya özen gösterin.
2 - Güneşe çıkmak zorunda kaldığınızda şapka veya şemsiye kullanın.
3 - Ani ısı değişikliklerinden kaçının (Çok sıcak ortamdan, klimatize edilmiş soğuk ortama geçmemeye dikkat edin)
 4- Klimadan gelen soğuk havaya doğrudan maruz kalmayın.
 5- Su ve soğuk ayran gibi serinletici sıvıların tüketimini artırın.
 6- Çok sıcaklarda alkol tüketimi baş ağrılarını tetikleyeceğini unutmayın.

Thursday, June 21, 2012

Güneş kremi kullanmayı biliyor musunuz?

Yaz geldi, güneş kendini iyice gösterdi ve güneş kremlerine olan talep gün geçtikçe artıyor.

Mayo, £ 402, boyutları 8-16, La Perla.  Hat, £ 98, Emma Fielden.  Altın Vermeil manşet, £ 695, Missoma
Ancak yapılan araştırmalara göre çoğumuz güneş kremi kullanmayı bilmiyoruz. Medikal Estetik Doktoru Dr. Nihat Dik, güneşten korunmak için, herhangi bir güneş kremini alıp cildinize ovalaya ovalaya sürmek kremin etkilerini neredeyse sıfıra düşürüyor. SPF değerlenin etkisini göstermesi için nerenize ne kadar süreceğinizi mutlaka bilmelisiniz, yoksa 50 SPF’lik bir krem 2 SPF etkisi gösterir” diyerek uyarılarda bulundu.    
Medikal Estetik Uzmanı Dr. Nihat Dik açıklamalarına şöyle devam etti; İngiltere merkezli The Restoration of Appearance and Function Trust adlı derneğin yaptırdığı araştırmanın sonucuna göre, güneş kremini ovalayarak vücudunuza sürerseniz sıfıra yakın bir koruma sağlar, etkinliği çok düşer.   Estetik görünmek için güneş kremlerini hemen vücudumuza yediriyoruz ama bu şekilde koruma tabakasını incelttiğimizin farkına bile varmıyoruz. Cildimiz bu ince tabaka yüzünden neredeyse güneş ışını ile direk karşı karşıya kalıyor. Ayrıca bu şekilde krem vücuttaki kırışıklıklar ya da ter bezlerinin içine iyice girerek birikiyor ve koruma özelliği neredeyse sıfıra düşüyor. Oysa güneş kremini cildimize yedirmeden, ovalamadan sürersek koruma etkisi maksimumda kalıyor. 
Bir de genellikle geçen seneden kalma güneş kremlerimizi sakladığımız yerden çıkarır, o seneyi de eski kremimizle geçirmek isteriz. Ama güneş kremleri 6 ay tazeliğini ve etkileyiciliğini korur. Bu yüzden son kullanma tarihi geçen kremlerinizi kullanmamalı, mutlaka atmalısınız. 
suntan
GÜNEŞ KREMİ NE KADAR SÜRÜLMELİ
Güneş kremi kullanırken yaptığımız bir diğer yanlış ise hemen bitmesin diye az az sürmek. Oysa yeterli miktarda sürülmezse güneş kremleri üzerlerinde yazan SPF değerlerini gösteremiyorlar. Örneğin yüz bölgesine en az yarım tatlı kaşığı güneş kremi sürülmelidir. Daha az uygulama SPF 50 değerindeki bir kremin SPF 2,7’lik bir etki göstermesine yol açacaktır. Bu nedenle tüm güneş kremlerinde bolca uygulayınız diye yazar. Uygulamayı yeterli aralıklar ile tekrarlamamak da aynı sonuca yol açar.
Güneş kremlerinin etkisini tam göstermesini istiyorsanız yüz ve boyuna yarım tatlı kaşığından fazla,   göğüs bölgesi, kollarınza, sırt bölgesi, bacaklarınıza ise bir tam tatlı kaşığından fazla uygulamalısınız.
Kullanacağınız kremlerin onayları da çok önemli. Sağlık Bakanlığı ya da FDA onaylı laboratuarlarda üretilmiş olmasına dikkat etmelisiniz. Cildiniz güneşte lekelenebilir, sivilceler artabilir. Bu sebeple bitkisel leke ve sivilce önleyici etkisi olması da bir artıdır. Arbutinin leke, semizotunun sivilce önlemeye yardımcı etkisi vardır. Artık günümüzde anti-aging etkili güneş kremleri de bulunuyor, güneşin cildi çabuk yıprattığı bilinir. Bu sebeple anti- aging etkili, nemi hapseden aleo vera içeren güneş kremlerini de tercih edebilirsiniz.  
Ama ne yaparsanız yapın yine de güneşin dik açıyla dünyaya geldiği 11.00 ile 15.00 saatleri arasında güneşe maruz kalınmasının tehlikeli olduğunu unutmamalısınız. Şapka, gözlük gibi sizi güneşten koruyacak aksesuarları da kullanmalısınız.  

Friday, June 15, 2012

Hamilelerin yaz rehberi

Hamilesiniz, üstelik yazın en kavurucu günleri de geldi. Bu sıcak yaz günlerini nasıl geçireceğim diye düşünüyorsanız hekiminize kulak vermenizde ve bu yazıyı okumanızda fayda var…

Hortum aşağı: Uma tekne etrafında onu yüzmeye sonra açık duş aldı
Hisar Intercontinental Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ayşe Kara’yla hamileliğinin ilk ve son ayları yaz dönemine denk gelen anne adaylarının yazı rahat geçirmek için yapması gerekenleri konuştuk… 
Gebeliğin fizyolojik bir süreç olduğunun altını çizen Op. Dr. Kara; ‘Özellikle yaz ayları hamileliğin ilk ve son aylarını yaşayan anne adaylarını zorlar. Aşırı sıcak ve nem, birtakım sağlık sorunlarını da ortaya çıkarır. Sıcak basmaları, el ve ayak tabanlarında yanmalar, alerjik problemler, bulantı ve kusmalarda artış, halsizlik, uykusuzluk ve nefes darlığı en sık rastladığımız problemlerdir. Bu dönemde anne adayının beslenmesine, giyimine, temizliğine daha çok dikkat etmesi gerekir. Yaz dönemi gebeliğin son üç ayına denk geliyorsa gebelik sıkıntıları daha fazla rahatsız edebilir. Alınan aşırı kilolar ve ödem, nefes darlığını artırabilir, hareket kabiliyetini azaltabilir. Özellikle sıcak yaz akşamlarında alınan ılık duş; uykusuzluk, sıcak basması, kramp sorununuz varsa sizi bedenen ve psikolojik olarak rahatlatacaktır.’ diye konuştu…  
 Benekli: o hamile yıldızı tanınan yüzücüler tarafından görüldü nerede yıldızı, bir koy kadar çekti
Hamileliğinizin İlk ve Son Ayları Yaz Mevsimine Rastladıysa…
•Direkt güneş altında kalmayın. Gebelikte salgılanan bazı hormonlar güneş ışınlarına karşı cildin duyarlılığını artırarak özellikle yüz ve karın bölgesinde kahverengi lekelenmelere neden olabilir. 
Güneş ışınlarının dik olduğu 11.00-15.00 saatleri arasında güneşe çıkmayın. 
Yüksek faktörlü güneş kremi ve şapka kullanın.
Sıcak havalar nedeniyle terle kaybedilen sıvı miktarı arttığı için günde en az 2,5 litre sıvı alın. Sıvı ihtiyacını karşılamak için su, maden suyu, taze meyve suları ve ayranı tercih edin.
Gebelikte vücut direnci düştüğü için bazı enfeksiyonlara yatkın olabilir. Özellikle genital bölgenin nemli kalması mantar enfeksiyonu için zemin hazırlar. Bu yüzden pamuklu çamaşırları tercih edin. 
Ter emici, rahat, hafif, kolay değiştirilebilir ve yıkanabilir giysiler giyin.
Bol bol yürüyün ve yüzün. Yüzme ile vücudun hemen hemen tüm kasları zarar görmeden çalışır ve psikolojik olarak rahatlarsınız. 
 Enfeksiyon ihtimalini göz ardı etmeyip havuz yerine denize girmeyi tercih edin.
İlk 3 ay düşük ve son 3 ay erken  doğum tehlikesi nedeni ile mümkün olduğunca uzun seyahatlerden kaçının. Uçak yolculuğu sizin için daha güvenlidir. 
Uzun süreli yolculuklarda bacak ve ayak bileklerinizde şişmeler olabilir, 2 saatte bir mola vererek kısa yürüyüşler yaparak kan dolaşımınızı uyarın. 

Wednesday, June 13, 2012

Aşırı sıcaklardan korunma yöntemleri

İklimde görülen bazı dalgalanmalar ve beklenilmeyen ekstrem olayların yaşanması, canlıların yaşamı üzerinde çok olumsuz sonuçlar doğurabiliyor.

Bir anne ve kızı sahilde güneşlenmek
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürü Mehmet Çağlar, "Sıcak havalarda bebek, çocuk, engelliler ve hayvanlar kapalı ve park etmiş araçlarda kesinlikle bırakılmamalı. Araçların iç ısıları, klima olsa dahi park edildikten çok kısa süre sonra yükseliyor. Araç terk edilirken herkesin dışarı çıktığından emin olunmalı" dedi.
Çağlar, canlıların, beslenme, üreme ve barınma gibi temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek amacıyla yaptıkları bütün etkinliklerini iklim ve çevre koşullarına göre düzenlediklerini söyledi. İklimde görülen bazı dalgalanmalar ve beklenilmeyen ekstrem olayların yaşanmasının canlıların yaşamı üzerinde çok olumsuz sonuçlar doğurduğunu ifade eden Çağlar, bir yerde o güne kadar görülmeyen veya çok seyrek olarak görülen sıcak ve soğukların belli bir süre yaşanmasının bütün canlıları ve çevreyi olumsuz yönde etkilediğini dile getirdi. Her canlının sıcaklık, nem, rüzgar, basınç gibi pek çok atmosferik değişkene karşı mutlaka fizyolojik bir tepkisi olduğuna dikkati çeken Çağlar, çevreye ve iklim koşullarına en kolay uyum sağlayan, olumsuz sonuçlarından en az etkilenen canlının insan olduğunu vurguladı.
Bugüne kadar yapılan ölçümlere göre yeryüzünde şimdiye kadar en yüksek hava sıcaklığının 57 dereceyle Libya’nın El Azizias kentinde 13 Eylül 1922’de ölçüldüğünü belirten Çağlar, Avrupa’da ise en yüksek hava sıcaklığının İspanya’nın Sevilla kentinde 4 Ağustos 1981’de 50 derece olarak kayıtlara geçtiğine işaret etti. Çağlar, Türkiye’de uzun yıllara göre en yüksek hava sıcaklığının ise 1993’teki Mardin'de 48,8 derece olarak ölçüldüğünü söyledi.
Safe to read by the river: Readers can now relax and read in the bath or outside without fear the ink will run
İnsanların yaşamlarını rahat bir biçimde sürdürebildikleri hava sıcaklığının 17-31 derece arası olduğunu belirten Çağlar, bunun dışındaki sıcaklık değerlerinin değişik bünyelerde çok farklı klinik sendromlara, fizyolojik streslere, hastalıklara ve hatta ölümlere bile neden olabildiğini ifade etti.
Çağlar, aşırı sıcaktan daha çok hastalarla yaşlıların etkilendiğine dikkati çekerek, aşırı sıcaklarınkalp hastalığı, yüksek tansiyon, diyabet, dolaşım-solunum problemi ve alkolizm gibi kronik hastalığı olan kişilerin yaşamını tehdit ettiğini dile getirdi. Aşırı sıcaklar nedeniyle ulaşımda büyük can ve mal kayıplarının yaşandığı kazaların belirgin bir biçimde arttığını anlatan Çağlar, son yıllarda çok sık olarak yaşanan aşırı sıcak ve bunların neden olduğu olumsuzlukların hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler için su kaynaklarının yönetimi açısından büyük sorunlara neden olduğunu ifade etti.
Aşırı sıcaklardan korunma yöntemleri
Çağlar, halen ülke genelinde etkili olan yüksek sıcaklıkların gelecek hafta da etkisini sürdüreceği ve mevsim normallerinin 2 ila 5 derece üzerinde seyredeceğini belirterek, şunları kaydetti:
"Sıcakların mevsim normallerinin üzerinde seyrettiği bu günlerde kanser hastaları, kemoterapi hastaları veya değişik deri hastalığı olanlar güneş ışınlarından korunmaya özellikle dikkat etmelidir. Güneş ışınlarının etkisinin güçlü olduğu saat 10.00-16.00 arasında güneş ışınlarından kaçınmalıdır.
Dışarıda bulunulduğunda açık renkli, hafif, bol giysiler tercih edilmeli, şapka giyilmeli ve güneşin zararlı ışınlarından koruyan güneş gözlüğü kullanılmalıdır. Dışarıda çalışması gerekenler mümkün oldukça güneş altında korunmasız kalmamaya, aşırı hareketlerden kaçınmaya, sık sık tuz içeren sulu gıdalar almaya dikkat etmelidir.
Yoğun fizik aktivite ve spor yapmak için sabah ve akşam saatleri tercih edilmeli, her bir saatlik spor için en az 2-4 bardak sıvı alınmalıdır. Ağır fizik aktivitelerden kaçınılmalıdır.
Risk altındaki yetişkinler ve yaşlılar, günde en az iki kez güneş veya sıcak çarpması yönünden izlenmelidir. Bebekler ise bu açıdan daha sık izlenmelidir.
Bebek, çocuk, engelliler ve hayvanlar kapalı ve park etmiş araçlarda kesinlikle bırakılmamalı. Araçların iç ısıları, klima olsa dahi park edildikten çok kısa süre sonra yükseliyor. Araç terk edilirken herkesin dışarı çıktığından emin olunmalı.
Kapalı alanlar iyi havalandırılmalı ve güneş gören pencereler, perde ve güneşliklerle gölgelendirilmeli.
Vücut ısısının yükselmemesi için sık sık duş alınmalı, bunun mümkün olmadığı durumlarda ayaklar, eller, yüz ve ense soğuk suyla ıslatılmalı veya silinmeli.
Kahvaltıda az yağlı peynirler, zeytin ve taze sebzeler bulunmalı, kafein içeren içecekler yerine de süt, meyve suyu, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmeli.
Yağlı besinlerin ve yağda kızartmaların tüketiminden kaçınılmalı, yemeklerde bitkisel sıvı yağlar kullanılmalı. Her gün en az 2-2,5 litre sıvı tüketilmeli, soğuk ve buzlu içecekler tercih edilmemelidir."

Friday, May 18, 2012

Yazın cildinize iyi bakın.

Yaz mevsimi cildimizin yüksek sıcaklık ve güçlü güneş ışınlarına maruz kaldığı, ter ve nem ile mücadele ettiği bir dönemdir.

Flowers have been used in beauty products for centuries
Memorial Antalya Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Lütfiye Çoban, sağlıklı bir cilt için yaz mevsiminde dikkat edilmesi gereken noktaları anlattı.

Çil, lekelenmeler ve deri kanserlerinden korunun

Ultraviyole radyasyonu, güneş yanıklarına, güneş alerjisi diye tanımlayabileceğimiz bazı reaksiyonlara, çil ve lekelenmelere ve deri kanserlerinin sıklığında artışa yol açar. Güneş ışınlarının tüm bu etkilerinden kaçınabilmek için doğru ve etkili bir biçimde güneşten korunmalıdır.

 - 11:00-15:00 saatleri arasında güneşte kalmayın.
 - Sık dokunmuş ve açık renk giysiler tercih edin. Güneş gözlüğü ve şapka kullanın.
 - Dermatoloğunuzun cilt tipinize göre önereceği güneş koruyucu ürünleri,  temiz cilde, güneşe çıkmadan 30 dakika önce uygulayın.
 - Güneş koruyucu ürününüzün etkinliği deniz, havuz gibi aktivitelerle ve havlu ile kurulanma ile azalır. Bu nedenle güneş koruyucunuzu gün içinde yenileyin.
 - Deniz kenarında kum, taş ve deniz yüzeyinden yansıyan ışık, gölgede de etkilidir. Gölgede de güneşten korunma önlemlerine dikkat edin.

Deniz ve havuzdan sonra nelere dikkat etmeli?

Deniz ve havuz suyu ile temas saç, tırnaklar ve ciltte kurumaya yol açar. Temiz olmayan sulardan viral, bakteriyel ya da mantar enfeksiyonu bulaşabilir. Enfeksiyonlar deride, dış kulak yolunda ve gözde oluşabilir. Havuz dezenfektanlarına karşı ekzema gelişebilir.
 1- Temiz plajları ve uygun şekilde dezenfekte edilen havuzları tercih edin
2 - Islak mayo ile uzun süre kalmak vajinal mantarları, kasık mantarlarını kolaylaştırır. Deniz ve havuzdan çıkınca kuru mayo giyin.
 3- Havuz kenarındaki ıslak zeminlere çıplak ayakla basmak ya da başkasının terlik ve havlusunu kullanmak mantar bulaşmasını kolaylaştırır. Havuz kenarında terlik giyin, kişisel eşyalarınızı kullanın.
4 - Deniz ve havuzdan sonra, temiz tatlı suyla, yumuşak şampuan ve sabunlarla banyo yapın.  
5 - Banyodan hemen sonra bir vücut losyonu ile vücudunuzu, cilt yapınıza uygun nemlendirici krem ile yüzünüzü nemlendirin.
6 - Kuru, kıvırcık veya boyalı saçlarınız varsa saç kremleri kullanabilirsiniz.
7 - Çok sık ıslanıp kuruyan tırnaklar kolay kırılır.Oje ve aseton da bu etkiyi artırır. Tırnakları kısa tutun, sık oje aseton kullanmayın, elinize sürdüğünüz nemlendiricilerle tırnaklarınızı da nemlendirin, tırnağı sertleştiren ürünler kullanın.