Süperstar, konser için gittiği şehirde, selülitten uzak fit vücuduyla yine adından söz ettirdi.
Showing posts with label selülit. Show all posts
Showing posts with label selülit. Show all posts
Monday, July 2, 2012
Ajda Pekkan'ın doğal hali
Wednesday, June 27, 2012
Nebahat Çehre saraydan plaja indi
“Muhteşem Yüzyıl”ın Valide Sultan’ı Nebahat Çehre, diziye son noktayı koyar koymaz soluğu Bodrum’da aldı.
Bodrum’da yorgunluk atıyor
“Artık zamanı geldi. Valide Sultan’ın ölmesi gerek” diyerek “Muhteşem Yüzyıl” sayfasını kapatan Nebahat Çehre, aylar süren set yorgunluğunu Bodrum’da atıyor. Ünlü oyuncu, önceki gün Bitez’deki Mor Beach’teydi. Çehre, ilerleyen yaşına rağmen plajda bikiniyle boy göstermekten çekinmedi.
“Artık zamanı geldi. Valide Sultan’ın ölmesi gerek” diyerek “Muhteşem Yüzyıl” sayfasını kapatan Nebahat Çehre, aylar süren set yorgunluğunu Bodrum’da atıyor. Ünlü oyuncu, önceki gün Bitez’deki Mor Beach’teydi. Çehre, ilerleyen yaşına rağmen plajda bikiniyle boy göstermekten çekinmedi.
Görüntülenmekten korkmadı
Bir süre şezlonga uzanıp arkadaşlarıyla sohbet eden Nebahat Çehre, sonra iskeleye yürüyüp denize girdi. Bodrum’u mesken tutan ve hiçbir ünlünün görüntüsünü kaçırmayan habercileri umursamayan 68 yaşındaki oyuncu, rahat tavırları ve özgüveniyle hayranlık uyandırdı.
Bir süre şezlonga uzanıp arkadaşlarıyla sohbet eden Nebahat Çehre, sonra iskeleye yürüyüp denize girdi. Bodrum’u mesken tutan ve hiçbir ünlünün görüntüsünü kaçırmayan habercileri umursamayan 68 yaşındaki oyuncu, rahat tavırları ve özgüveniyle hayranlık uyandırdı.
Tuesday, June 26, 2012
Bir ayda hayalinizdeki kalçaya kavuşun.
Kalkık, selülitsiz, sıkı kalçalar! İmkansız değil, ama biraz çaba istiyor. Bir ay boyunca, günde sadece 15 dakika harcayarak hayalinizdeki bikini poposuna kavuşabilirsiniz.
Jennifer Lopez
Yoğun iş yaşamı ve ofis hayatından kalçalarımız da nasibini alıyor; oturmaktan artık iyice düzleştiler! Zaten genetik yapımız itibarıyla bir Jennifer Lopez duruşu sergileyemediğimiz aşikar. Öyleyse, biraz çabayla bunu başaracağız; güzel kalçalara giden altı yolu hemen takip edin! MAC Kanyon’dan fitness eğitmeni Figen Yorgancıoğlu, haftanın dört günü 15 dakika ayırarak yapacağınız bu altı hareketle, hedefe bir ayda ulaşabileceğinizi söylüyor!
Static Lunge
1. Sağ bacağınız önde, sol bacağınız arkada olacak şekilde ayakta durun. Hafifçe dizlerinizin üzerinde eğilin ve bacaklarınızı bu açıyla sabitleyin. Önde kalan diziniz, ayak parmak ucunu geçmemeli.
2. Ellerinizi birbirine kenetleyerek, önünüzde tutun.
3. Bu pozisyonu koruyarak, bedeninizi yavaşça yukarıya doğru kaldırın.
4. Hareketi 20 kez tekrarlayın. Hareketin verimliliğini artırmak için, her iki bacağınıza dönüşümlü olarak ikişer set uygulayabilirsiniz. Çalışan kas grupları: Ön bacak, kalça kası ve arka bacak
One Leg Deadlift
1. Ayakta durun ve ardından 90 derece açıyla yere doğru eğilin.
2. Sağ bacağınızı kaldırın ve sol bacağınızın üzerinde, diziniz hafif bükülü pozisyonda durun. Vücudunuzu öne doğru indirirken sağ kolunuzla ileriye doğru uzanıp tekrar yukarıya kalkın. Hedef, vücudunuzu düz bir çizgiye getirene kadar öne eğebilmek!
2. Başlangıç için tamamen düz bir çizgi olabilmeyi hayal etmeyin ve yapabildiğiniz açıları tercih edin.
3. Hareketi her bacak için 20 kez tekrarlayın. Hareketin verimliliğini artırmak için her iki tarafa ikişer set uygulayabilirsiniz.
Çalışan kas grupları: Arka bacak, kalça ve omurga
Çalışan kas grupları: Arka bacak, kalça ve omurga
Side Kick
1. Matınızı yere serin. Sağ tarafınıza doğru matın üzerine yatın. Sağ kolunuzu, omzunuzun altına dik açıda gelecek şekilde yerleştirin ve havaya doğru kalkın. Sol elinizi belinize koyun.
3. Sağ bacağınızı dizinizden büküp geriye doğru uzatın. Sol bacağınızı yere paralel şekilde havaya kaldırın.
4. Sol bacağınızı aşağı ve yukarı hareket ettirin. Bacağınızı yere tam değdirmeden başlangıç pozisyonuna dönün. Bu hareketi sol bacağınız için minimum 20 kez tekrarlayın ve sağ bacağa geçin. 2 set uygulayın.
Çalışan kas grupları: Kalça kası, arka bacak ve merkez kaslar
Çalışan kas grupları: Kalça kası, arka bacak ve merkez kaslar
Split Squat
1. Bu hareket için yardımcınız bir sandalye olabilir. Sağ bacağınızı arkanıza alın ve sandalyenin üzerine koyarak sabitleyin.
2. Sol bacağınız yerde ve hafif bükülü olmalı. Sol bacağınızın üzerinde, diziniz ayak parmak ucunu geçmeyecek şekilde, yavaşça sandalyeye oturacakmış gibi bedeninizi aşağıya doğru indirin. Sağ ayağınız denge sağlamak için size yardımcı olurken, vücut ağırlığınızı sadece öndeki bacağınıza bırakın.
3. Yukarı kalkarken diz ekleminizi tamamen düz hale getirmeden, harekete akıcı şekilde devam edin.
4. Her bir bacak için 20 kez tekrarlayın. Hareketin verimliliğini artırmak için, her iki tarafa ikişer set uygulayabilirsiniz.
Çalışan kas grupları: Kalça kası, ön bacak ve arka bacak
Çalışan kas grupları: Kalça kası, ön bacak ve arka bacak
Squat With Miniball
1. Önce dizlerinizin arasına orta büyüklükte bir top koyun.
2. Omurganız dik şekilde, bacaklarınızın arasındaki topu sabitleyecek kadar dizleriniz birbirine yakın, oturma pozisyonuna gelin. Kollarınızı yere paralel olarak uzatın.
3. Dizlerinizin arasındaki topu hafifçe sıkıştırın. Hareketi minimum 20 kez tekrarlayın. Her iki ayak için ikişer set uygulayın.
Çalışan kas grupları: Bacak içi, kalça kası ve ön bacak
Çalışan kas grupları: Bacak içi, kalça kası ve ön bacak
One Leg Pelvic Bridge
1. Matı yere serin ve sırtüstü yatar pozisyona gelin. Ellerinizi yanınıza uzatın.
2. Sağ ayağınızı yere basarak dizinizi 90 derece kırın. Sol ayağınızı dizinizden bükerek yere paralel olarak havaya kaldırın. Bu sırada bedeninizi de yukarı doğru ittirin. Sol bacağınızı yukarıda sabit tutun.
3. Kalçanızı yerden yukarıya doğru kaldırıp indirirken kalçanızın yere değmemesine dikkat edin.
4. Hareketi, dönüşümlü olarak her bacak için 20 kez tekrarlayın. Hareketin verimliliğini artırmak için her iki tarafa ikişer set uygulayabilirsiniz.
Çalışan kas grupları: Kalça kası ve arka bacak
Sadece egzersiz yetmez!
Egzersiz yaparken dikkat etmeniz gereken önemli noktalar var:
• Tüm hareketlerde omurganızı dik tutmaya özen gösterin. Hareketleri uygularken nefes alıp vermeniz, kalp atış sayınızı dengeler. Hareketin zorlandığınız kısmında mutlaka nefes alıp veriyor olun.
• Egzersizlerle beraber haftanın üç-dört günü, 20 ile 60 dakika arasında yapacağınız kardiyovasküler egzersizler (orta tempolu koşu, yürüyüş, bisiklet, aerobik programlar) hedefinize ulaşmanızı hızlandıracaktır.
• Özellikle direnç egzersizlerine başladıktan sonra, yeterli miktarda su ve sıvı tüketmeli ve protein değeri yüksek yiyecekleri ana yemek olarak tercih etmelisiniz.
En etkili selülit tedavisi
Akupunkturla selülit tedavi edilir mi? Duş sonrası soğuk su tutup buz uygulaması yapmak selülite iyi gelir mi? Uzmanlara göre en önemli çözüm; selülitli bölgedeki kan dolaşımını artırmak!
Selülitlerden kurtulmak için verdiğiniz çabalar acaba işe yarar mı? Kimin selülitine ne iyi gelir? Memorial Hizmet Hastanesi Dermatoloji Bölümü'nden Uzm. Dr. Hande Ulusal, selülit ile ilgili bilinmesi gerekenleri anlattı...
1 Doğru beslenme: Yüksek kalorili gıdalardan uzak durulmalı. Şeker, tuz, un ve yağ tüketimi minimuma indirilmeli. Çay, kahve, çikolata gibi kafeinden zengin gıdalar fazla tüketilmemeli. Sebze, meyve ve lifli gıdalar daha fazla yenmeli. Yine vücuttaki yağ miktarını artıran alkolün tüketimi de azaltılmalıdır. Sigara ise, zaten dolaşımı bozuk olan selülitli bölgenin kan akımının daha da azalmasına yol açar.
2 Masaj: Lenf drenajının yönü boyunca aşağıdan yukarıya doğru iki elinizle yumuşak bir şekilde masaj yapın. Antiselülit kremlerinin dokulara etkisi, daha öncesinden masaj yapıldığı takdirde iki kat fazla olur. Özellikle soğuk duş ya da buz uygulaması da son zamanlarda çok konuşuluyor. Duş sonrası, selülit olan bölgelere birkaç dakikalık soğuk su ya da beş dakika ara ile birkaç dakikalık buz uygulamak; kan dolaşımını hızlandırır.
3 Egzersiz: Selülit olan bölgelerdeki kasların çalıştırılması, dolaşım sistemimizi harekete geçirir, böylece yağ hücrelerinin doğru beslenmesine olanak sağlar. Tedavide; tempolu yürüyüşler, bisiklete binmek ve yüzmek oldukça etkilidir. Aktiviteye en az 20 dakika devam edilmelidir.
1 Doğru beslenme: Yüksek kalorili gıdalardan uzak durulmalı. Şeker, tuz, un ve yağ tüketimi minimuma indirilmeli. Çay, kahve, çikolata gibi kafeinden zengin gıdalar fazla tüketilmemeli. Sebze, meyve ve lifli gıdalar daha fazla yenmeli. Yine vücuttaki yağ miktarını artıran alkolün tüketimi de azaltılmalıdır. Sigara ise, zaten dolaşımı bozuk olan selülitli bölgenin kan akımının daha da azalmasına yol açar.
2 Masaj: Lenf drenajının yönü boyunca aşağıdan yukarıya doğru iki elinizle yumuşak bir şekilde masaj yapın. Antiselülit kremlerinin dokulara etkisi, daha öncesinden masaj yapıldığı takdirde iki kat fazla olur. Özellikle soğuk duş ya da buz uygulaması da son zamanlarda çok konuşuluyor. Duş sonrası, selülit olan bölgelere birkaç dakikalık soğuk su ya da beş dakika ara ile birkaç dakikalık buz uygulamak; kan dolaşımını hızlandırır.
3 Egzersiz: Selülit olan bölgelerdeki kasların çalıştırılması, dolaşım sistemimizi harekete geçirir, böylece yağ hücrelerinin doğru beslenmesine olanak sağlar. Tedavide; tempolu yürüyüşler, bisiklete binmek ve yüzmek oldukça etkilidir. Aktiviteye en az 20 dakika devam edilmelidir.
KREMİ DOĞRU SEÇİN
4 Antiselülit kremleri: Doğrudan doğruya yağ hücrelerini harekete geçiren ve hücrelerin içini boşaltmayı sağlayan antiselülit kremleri, özellikle erken evre selülit tedavisinde faydalıdır. Bu kremleri masajla uygulamak daha etkili olur. Tedavide kullanılan selülit kremleri içeriklerindeki aktif maddelerle kan dolaşımını artırır, lenfatik dolaşımı düzenler ve cildi daha pürüzsüz hale getirir. Bu kremleri seçerken mutlaka dermatoloğunuza danışmalısınız. Çünkü dermokozmetik olmayan ürünlerin kullanımı size faydadan çok zarar verebilir.
5 Su: Metabolizmanın hızlanması ve zararlı maddelerin vücuttan atılmasında suyun önemi çok büyüktür. Bunun için günde 2 litre su içmek gerekmektedir.
TEKRAR HORTLAYABİLİR
Selülit tedavisi sonrası bilinmesi gereken en önemli husus; yaşam ve beslenme tarzı değiştirilmezse, selülitin yine tekrar edeceğidir. Tekrarı engellemek için, korunma yöntemlerine yani doğru beslenmeye, egzersiz yapmaya, bol su içmeye, masaj yapmaya ve krem kullanmaya dikkat etmek ve dermatoloğun önerdiği aralıklarla takip gerekir.
Selülitin; erken evrede yapılan tedaviler ile gerileme olasılığı yüksektir ama ilerleyen evrelerde tedavinin başarı oranı biraz daha azalmaktadır. Özellikle ileri evre hastaların, "Yüzde 100 tedavi garantisi veriyoruz" diyen merkezlere bilinçli yaklaşmaları gerekir. Tabii ki kombine tedaviler ile selülitin gerileme şansı yüksektir ama hiçbir zaman "Yüzde 100 tedavi" gibi iddialı bir söz sarf edilemez. Bu yüzden, merkezlerin hastalara başlangıçta doğru bilgiyi vermeleri çok önemlidir.
SELÜLİTİ TEDAVİ ETME YÖNTEMLER
Wednesday, June 20, 2012
Selülit Diyeti
Selülit günümüzde birçok bayanda görülebilmekte hatta yanlış beslenme alışkanlıkları ve hareketsizlikle erkeklerde de oluşumu mümkün. Selülit aslında bir hastalıktır ve hormonların düzensiz salgılandığı ergenlik, hamilelik, menopoz sürecinde veya tedavi amaçlı hormon kullanıldığında oluşmaktadır.
Selülit oluşumunda dolaşım bozukluğu en önemli etken ama kişinin düzensiz beslenmesi de bunu tetiklemekte. Bu nedenle;
1.Daha fazla su için
Selülitin yapısında toksinler, su ve yağ bulunmaktadır. Eğer gün içerisinde ihtiyacınız ölçüsünde su içmiyorsanız selülit içeriğinde bulunan toksin ve suları atamaz oluşumunu daha da artırırsınız. Günde 2-2,5 lt saf su için.
2.Sigarayı bırakın
Sigaranın birçok hastalığı tetiklediği bilinen bir gerçek ama selülit oluşumunu da artıran önemli bir etken. Dolaşım problemi, bağ dokusunda hasar, deri incelmesine neden olup selülite neden olabilmekte.
3.Somon ve avokado tüketin
Her 2 besinde dolaşım sistemi için oldukça faydalı ve dolayısıyla selülit için sıklıkla tüketilebilinir. Somon ve diğer balıklarda bulunan fosforun dokuları kuvvetlendirici bir özelliği de var. Diyetisyen Özlem Sert Aydın
4.Daha aktif olmaya çalışın
Hareketsiz bir yaşam selülit oluşumunu hızlandıracaktır; kan dolaşımı negatif etkilenmekte, toksik maddeler atılamamakta, yağ depolanması artmakta. Selülitsiz bir yaşam için hergün en az yarım saat yürüyüş yapmaya çalışın.
5.Fazla kilolardan kurtulun
Selültin artmasındaki önemli nedenlerden biri vücut yağ dokusunun artmasıdır, yağ dokusunun artması hormonları da negatif etkilemekte. Sağlıklı beslenme alışkanlığı edinerek kilolarınızdan ve selülitlerden kurtulun.
6.Lesitinden zengin beslenin
Lesitinden zengin besinler özellikle yumurta, elma, ıspanak ve soya dolaşım sistemini hızlandırıcı dolayısıyla selülit oluşumu önleyici özelliğe sahip.
7.Lifli beslenmeye özen gösterin
Selülit oluşumunu önlemek ve diğer hastalıklardan da korunmak için besinlerle birlikte ortalama 25-30 gram posa almak gerekir. Sebzeler, meyveler, kurubaklagiller, tahıllar, kuruyemişler posadan zengin besinlerdir.
8.Kolajen ve elastin sentezini hızlandırın
Kolajen ve elastin cilt yapısı için yine önemli maddeler, bu nedenle kaliteli protein alımı kolajen ve elastin sentezini hızlandırır. Hindi, tavuk göğsü, az yağlı süt ve süt ürünleri beslenme programımızda yer almalı.
9.Sağlıksız besinlerden uzak durun
Yanlış bir beslenme tarzı olan fast-food tarzı besinler, alkol, asitli içecekler, tuzlu, tatlı ve yağlı yiyecekler, hamur işleri mümkün olduğu kadar azaltılmalı.
Diyetisyen Özlem Sert Aydın
Selülit oluşumunda dolaşım bozukluğu en önemli etken ama kişinin düzensiz beslenmesi de bunu tetiklemekte. Bu nedenle;
1.Daha fazla su için
Selülitin yapısında toksinler, su ve yağ bulunmaktadır. Eğer gün içerisinde ihtiyacınız ölçüsünde su içmiyorsanız selülit içeriğinde bulunan toksin ve suları atamaz oluşumunu daha da artırırsınız. Günde 2-2,5 lt saf su için.
2.Sigarayı bırakın
Sigaranın birçok hastalığı tetiklediği bilinen bir gerçek ama selülit oluşumunu da artıran önemli bir etken. Dolaşım problemi, bağ dokusunda hasar, deri incelmesine neden olup selülite neden olabilmekte.
3.Somon ve avokado tüketin
Her 2 besinde dolaşım sistemi için oldukça faydalı ve dolayısıyla selülit için sıklıkla tüketilebilinir. Somon ve diğer balıklarda bulunan fosforun dokuları kuvvetlendirici bir özelliği de var. Diyetisyen Özlem Sert Aydın
4.Daha aktif olmaya çalışın
Hareketsiz bir yaşam selülit oluşumunu hızlandıracaktır; kan dolaşımı negatif etkilenmekte, toksik maddeler atılamamakta, yağ depolanması artmakta. Selülitsiz bir yaşam için hergün en az yarım saat yürüyüş yapmaya çalışın.
5.Fazla kilolardan kurtulun
Selültin artmasındaki önemli nedenlerden biri vücut yağ dokusunun artmasıdır, yağ dokusunun artması hormonları da negatif etkilemekte. Sağlıklı beslenme alışkanlığı edinerek kilolarınızdan ve selülitlerden kurtulun.
6.Lesitinden zengin beslenin
Lesitinden zengin besinler özellikle yumurta, elma, ıspanak ve soya dolaşım sistemini hızlandırıcı dolayısıyla selülit oluşumu önleyici özelliğe sahip.
7.Lifli beslenmeye özen gösterin
Selülit oluşumunu önlemek ve diğer hastalıklardan da korunmak için besinlerle birlikte ortalama 25-30 gram posa almak gerekir. Sebzeler, meyveler, kurubaklagiller, tahıllar, kuruyemişler posadan zengin besinlerdir.
8.Kolajen ve elastin sentezini hızlandırın
Kolajen ve elastin cilt yapısı için yine önemli maddeler, bu nedenle kaliteli protein alımı kolajen ve elastin sentezini hızlandırır. Hindi, tavuk göğsü, az yağlı süt ve süt ürünleri beslenme programımızda yer almalı.
9.Sağlıksız besinlerden uzak durun
Yanlış bir beslenme tarzı olan fast-food tarzı besinler, alkol, asitli içecekler, tuzlu, tatlı ve yağlı yiyecekler, hamur işleri mümkün olduğu kadar azaltılmalı.
Diyetisyen Özlem Sert Aydın
Friday, June 15, 2012
Kadınların ortak derdi selülit.
Östrojen ve bağ dokusu nedeniyle her kadını tehdit ediyor ama uzmanlara göre selülite, yüzdeki kırışıklıklar gibi kaçınılmaz ama geciktirilebilir ve geriletilebilir bir süreç olarak yaklaşılmalı.
Kadınlık hormonu östrojen ve kadınların bağ dokusu diziliminin erkeklerden farklı oluşu, onları selülite yatkın hale getiriyor. İşin kötüsü bu durumdan kaçınmak hemen hemen imkansız.
Dermatolog Dr. Öykü Maraşoğlu, “Kadınların cilt altı yağ dokusu erkeklerinkinden farklıdır. Bu bağlar; östrojen hormonu, genetik yapı, yaş, beslenme, hareketsizlik gibi birçok sebepten ötürü kısalır ve yağ dokusunun yapısı bozulmaya başlar. Bunun son evrelerinde ise selülit gözle görünür duruma gelir” diyor.
“Her kadında az ya da çok selülit yoktur, selülit olma potansiyeli vardır” diyen Maraşoğlu, uygun genetik yapı, mükemmel beslenme ve egzersizle selülitsiz kadın olabileceği gibi, selüliti olan profesyonel sporcuların da bulunduğunu söylüyor. Maraşoğlu’na göre, selülit iyice belirmeden yaşam biçimi ve önleyici tedaviler sayesinde hem sağlık hem de estetik görünüm açısından memnuniyet verici sonuçlar alınabilir.
TEDAVİSİ VAR AMA TEKRAR EDİYORMaraşoğlu’nun verdiği bilgiye göre, selülit tedaviyle gideriliyor ancak yapısal bir sorun olduğu ve bu yapıyı değiştirmenin de imkanı olmadığı için tedavinin her sene tekrarlanması gerekiyor. Maraşoğlu, tedavi seçenekleri hakkında ise şunları söylüyor:
“Bizler kilosu normal ya da birkaç kilo fazlası olanlara elektrotlarla kasları çalıştıran Slim Up’ı öneriyoruz. Adale baş ve sonlarına bağlanarak kasları hareket ettiren yöntemler selüliti azaltır. Bu sayede karın ve bacak kasları sıkılaşır, yağ dokusu azalır, incelme sağlanır. Ayrıca cihazın verdiği kızılötesi ışınlar sayesinde metabolizma hızlandırılır, karın, kalça ve bacaklardaki lokalize yağlar azaltılarak kaslar sıkılaştırılır. Biraz kilo fazlasıyla birlikte sıkılaşma ihtiyacı olanlara ise lenfatik dolaşımı artıran ve aynı zamanda inceltici etkileri olan refleksolojif yöntemler endermolab ve velayı uyguluyoruz. Bu yöntemler ise deri altındaki düzensizlikleri, selülit görüntüsünü önemli derecede azaltan ve derinin daha iyi kanlanmasına yardımcı olan sistemlerdir. Bilimsel çalışmalarda bu uygulamalardan sonra vücutta;
•Lipolizin (yağ yakımının) yüzde 70,
•Mikro kan dolaşımının yüzde 400,
•Lenfatik dolaşımın ise yüzde 300 arttığı kanıtlanmıştır. Bu etkiler sonucu uygulandığı bölgedeki lokal yağlanmalar azalır, gevşemiş dokular sıkılaşır, selülitli görünüm azalır, vücut yeniden şekillenir, toksinlerin vücuttan atılımı hızlanır ve cilt elastikiyeti artar. Bu tedaviyi almak isteyenlerin mutlaka cihazın FDA onayı olup olmadığına bakmalarını öneriyoruz.”
•Lipolizin (yağ yakımının) yüzde 70,
•Mikro kan dolaşımının yüzde 400,
•Lenfatik dolaşımın ise yüzde 300 arttığı kanıtlanmıştır. Bu etkiler sonucu uygulandığı bölgedeki lokal yağlanmalar azalır, gevşemiş dokular sıkılaşır, selülitli görünüm azalır, vücut yeniden şekillenir, toksinlerin vücuttan atılımı hızlanır ve cilt elastikiyeti artar. Bu tedaviyi almak isteyenlerin mutlaka cihazın FDA onayı olup olmadığına bakmalarını öneriyoruz.”
EGZERSİZ YÖNTEMİ DE ÖNEMLİSelülit kadınlık hormonlarından gelen bir miras ancak Maraşoğlu’na göre, erkeklik hormonu testosteronu artıracak biçimde ağırlık egzersizleri yapmak selülitin azalmasında çok etkili. Kas kütlesini önemli oranda artırmak için yürüme, koşma gibi egzersizler yerine, ağırlık egzersizleri öneriliyor.
Sunday, June 10, 2012
Evde selülit masajı nasıl yapılır?
Hormon bozuklukları, dokusal dolaşım bozuklukları, fizyolojik olmayan hızlı kilo alıp vermeler, kas aktivitesinin yetersizliği ve bilinmeyen birçok faktör selüliti oluşturuyor ve tüm kadınların büyük derdi oluyor. Kilo vermekle selülitin son bulmayacağını belirten Profesyonel Masaj Terapileri Uzmanı Mehmet Sökmen, selülit masajının bu konudaki yararlarına değindi ve tekniği hakkında bilgiler verdi.
Hanımlar selülitleri için kendi kendilerine bitkisel yağlar eşliğinde şu kısa masaj tekniklerini uygulayabilirler:
Kalçalara ilk hafta yumuşak yoğurma ve saat yönüne göre dairevi, sonraki zamanlarda kalçalara aşağıdan olmak üzere yukarıya bitim yerine dek öfloraj (sıvazlama), dairevi petrisaj (yoğurma), dikey petrisaj ve parmak ucu iğne batırma manipülasyon yöntemini uygulayabilirler.
Diz kapağı üzeri tüm basen bölümleri ilk hafta; dikey ve iki el çapraz öfloraj, parmak ucu iğne batırma, Sonraki zamanlar ise tüm bu hareketlerle birlikte dikey ve avuç içi petrisaj, iki el çapraz petrisaj manipülasyonlarını uygulamalıdırlar.
Bitkisel yağlar kullanılmalı ve fazla basınç uygulanmamalı
Asla yüksek basınçlı yoğurma yapılmamalıdır. Kesinlikle bitkisel yağlar kullanılmalıdır. Kalçalar dahil olmak üzere basen bölümünün tamamı diz kapaklarına kadar olan bölgeler selülit bölgeleridir. Hanımlar ellerini kullanarak rahatlıkla kendilerine selülit için masaj yapabilirler. Uygulama başarısı, bitkisel yağlar ile masaj basıncını ve manipülasyon tekniklerini yeterli kullanmalarına bağlıdır. Çok fazla basınç ve yoğurma uygulanması, ödemlere ve kılcal damarların patlamasına yol açar.
Yağ sürmeden önce alerji testi yaptırılmalı
Vücut toleransları farklı olduğundan alerji testi yaptırılmadan asla yağ bileşenleri kullanılmamalıdır. Kol dirsek altına çok az yağ bileşeni sürülerek 20 dakika beklenir, kızarıklık veya herhangi bir sorun yoksa rahatlıkla uygulanabilir. Yağların birçoğu çok aktif ve yakıcıdır, bu husus kesinlikle göz önüne alınmalıdır. Aksine cildinizde ciddi yanıklar oluşabilir.
Selülit için bitkisel yağlar
Zambak yağı, Keten yağı, Ardıç yağı, Portakal yağı, Buğday yağı, Nane yağı, Susam yağı, Yasemin yağı, Anason yağı, Rezene yağı, Lavanta yağı, Limon yağı, Biberiye yağı, Jojoba yağı, Çemen yağı. Bileşen ölçekleri yanlış kullanımları önlemek için verilmemektedir, bu yasal zorunluluktur.
Adet ve hamilelik döneminde dikkat!
Kadınların adet ve hamilelik dönemlerinde damar yapılarındaki iç basınç değeri çok yüksek olduğundan, vücutlarına bilinçsizce masaj veya kese yapmamalıdırlar çünkü damar yapısı hem vücudun kendi iç basıncı ile hem de bilinçsizce yapılacak sert bir masaj veya keselenme sonucu iç ve dış basınç altında kalıp ezilerek zarar görecektir.
Ödem ve varisi olanlara masaj yasak!
Ödem ve varis gibi tıkanmaları olanlar, klasik masaj da dâhil hiç bir masajı almamalıdırlar. Bunun için çok hafif baskı teknikleriyle yapılan lenf drenaj alınabilir.
Monday, May 21, 2012
Stres en büyük yaşlanma nedeni.
Dr. Ömür Tekeli, stresin, en büyük yaşlanma nedeni olduğunu belirterek, “Kırışıklıkta genetik önemli bir faktör olsa da doğru beslenme, güneşten korunma ve cildi düzenli nemlendirme ile genç yaşlarınızı uzatabilirsiniz” dedi.
Tekeli, solaryuma gitmenin, 'kısa yoldan yaşlanmak' anlamına geldiğini bildirdi. Kırışıklığı önlemek için E vitamini içerikli nemlendiriciler kullanmak, bol bol su içmek, sigaradan uzak durmak gerektiğine dikkat çeken Tekeli, şunları söyledi:
-Göz çevresi ve alında başlayan hafif kırışıklıklar için yaptırılacak botox uygulaması bu kırışıkların derinleşip yerleşmesini engeller ve oluşmuş olanları hafifletir.
-Cilt bakımı ve peeling gibi cildin dış katmanını rahatlatan uygulamaları yaptırmak gereklidir.
-Stres en büyük yaşlanma nedenidir, olabildiğince bundan kaçınılmalıdır.
-Sık kilo alıp vermek ve bilinçsiz diyetler cildinizi ve vücudunuzu kırıştırır. Kilo kontrolünüzü mutlaka bir uzman gözetiminde yapmalısınız.
Kırışıklıklar yaşlanmanın doğal sonucudur. Bunu ancak geciktirip hafifletebiliriz, ortadan kaldıramayız. Estetik teknolojisi ve tıbbı bu konuda yoğun çalışmalar yapıyor.
Asitli içecekler, yağlı gıdalar selülit ve sivilce oluşumunu arttırıyor
Tekeli, özellikle kadınlarda, hormon etkisinden dolayı asitli içecekler, fazla kuruyemiş tüketimi ve yağlı gıdaların selülit ve sivilce oluşumunu arttırdığını belirterek, bunların yerine kırmızı renkli yiyecekler (özellikle kırmızı biber ve mevsiminde domates) ve bol su tüketilmesini önerdi. Cildin, Ph değerine uygun ürünlerle günde iki kez temizlenmesi gerektiğine dikkat çeken Tekeli, şunları ifade etti:
“Toz, duman vb. olumsuz etkenler cildimizde zamanla birikmektedir. Cildimizi temizlemediğimiz takdirde, gözeneklerde kir ve sebum oluşmaktadır. Bu da cildin mat ve sağlıksız görünümüne neden olur. Temiz olmayan bir ciltte Ultraviyole (UV) ışınları cilde daha düzensiz gireceğinden kolajene daha büyük zarar verir. Bu da leke ve kırışıklıkları daha çok arttırmaktadır. Ayrıca kullandığımız diğer kremlerin etkisini de arttırmak için cilt temizliği önemlidir.
UV ışınları A ve B olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. UVA ışınları tüm UV ışınlarının yüzde 90’ını içermektedir ve gündüz yaz kış her hava şartların da mevcuttur. Bunun için her mevsim de SPF30 ve üzeri güneş kremini günde 2-3 kez tekrarlayarak kullanılmasını önermekteyiz.
Teni koyulaştırmak için çaba gösterilmesi çok yanlıştır. Cilt tipi ve ten rengini korumak; kırışıklık, leke, ton farkı, cildin elastikiyetinin bozulmaması ve en önemlisi deri kanserinden korunma açısından çok önemlidir.”
Thursday, May 17, 2012
Selülit çayı.
Yazla birlikte ayna karşınına geçip ‘’ Neden bacaklarımda portakal kabuğu görünümü var,’’ deme mevsimi de geldi.
Selülit şişman ya da zayıf, genç ya da orta yaşlı tüm kadınların ortak sorunu.
“Sabah kalktım selülitlerim oluşmuş diye bir şey yoktur. Sağlıksız yaşam koşulları, stres, dengesiz beslenme, fazla alkol alma, sigara tiryakiliği, bedensel hareketsizlik, hamilelik ve menopoz gibi dönemlerde hormonal seviyelerde meydana gelen iniş çıkışlar selülite neden olur” diyen ünlülerin güzellik koçu Biyolog - Kozmetolog Pervin Bulgak’ın selülit giderici içecek tarifleriyle vücudunuzu yaza hazırlayabilirsiniz.
Pervin Bulgak’la güzellik ve yaşam formülleri kitabından selülit giderici içecek ve çay tarifleri:
Selülit çayı:
2 yemek kaşığı sirke
2 yemek kaşığı biberiye
2 yemek kaşığı kekik
1 adet limon
1 litre kaynar su
Limon küçük parçalara ayrılır, Kaynatılmış sıcak suyun içine tüm malzemeler ilave edilir ve üstü kapatılarak 20 dakika demlenir. Süzüldükten sonra yemeklerden 30 dakika önce 1 bardak içilir.
Selülit giderici içecek:
½ ananas
1 çay bardağı tarçın
2-3 adet karanfil
2-3 adet top karabiber ya da bir çay kaşığı toz karabiber
2 adet portakal
Kabukları soyulan ananas ve portakalın suyu sıkılır. Elde edilen meyve suyunun içine diğer malzemeler ilave edilir ve blendırdan geçirilir. Elde edilen karışım günde 2 kere yemeklerden bir saat sonra içilir.
Giyeni incelten kumaş üretildi.
İzmir’de bir tekstil şirketinin bünyesindeki Ar-Ge merkezi, mikrokapsüllerin patlamasıyla krem uygulayarak vücudu incelten kumaş üretti.
Şirketin yönetim kurulu başkanı Sabri Ünlütürk, yaptığı açıklamada, tekstilde gelişen teknolojiyle birlikte giysilerin artık örtünme ve ısınma gibi ihtiyaçların yanı sıra farklı fonksiyonlara sahip olabildiğini belirterek, moda ve tasarım konusunda güçlü olan Türkiye'nin ”teknik tekstil” diye tanımlanan ileri teknolojiye dayalı kumaş üretimine yeni adım attığını ifade etti.
Grup bünyesinde kurdukları Ar-Ge merkeziyle yüksek teknolojiye dayalı kumaş geliştirmek için çalışmalar yaptıklarını söyleyen Ünlütürk, gelişmiş ülkelerde kullanım alanı hızla yaygınlaşan kozmetik giysilere ağırlık verdiklerini kaydetti.
”25 yıkamaya kadar krem uygulamaya devam ediyor”
Türk mühendislerin geliştirdiği projeyle mikrokapsül teknolojisiyle kumaşlara farklı özellikler kazandırdıklarını ifade eden Ünlütürk, şöyle konuştu:
”Mevcut uygulamalarda cilt sıkılaştırıcı kremlerin günün her saati vücuda uygulanması mümkün olmuyor. Birçok kullanıcı pratik bulmaması veya unutkan olması nedeniyle yeteri kadar verim alamıyor. Dünyada yeni gelişmeye başlayan giysi teknolojisiyle artık vücuda krem uygulamak çok basitleşti. Ar-Ge merkezi olarak mikrokapsül teknolojisi üzerine yaptığımız araştırma sonucu sülülit giderici ve inceltici sıkılaştırıcı kremleri tayt, tişört gibi giysilere uygulamayı başardık. Bu giysilerin liflerinde yer alan santimetrekarede yaklaşık 2,5 milyon mikrokapsülde bulunan kremler, giysi giyildikçe ve hareket ettikçe patlayarak vücuda yayılıyor. Yaptığımız testlerde bu giysilerin 25 yıkamaya kadar kremi vücuda uygulamaya devam ettiğini gördük. Bu süreç de bir tedavi kürü için yeterli bir süre.”
Teknolojinin Avrupa ülkelerinde de çok yeni olduğunu, mikrokapsül teknolojisiyle üretim yapan birkaç firma bulunduğunu kaydeden Ünlütürk, ürettikleri giysileri ilk etapta Türkiye pazarına sunduklarını, yakın bir dönemde bu işin merkezi olarak görülen Fransa’ya da ihracata başlayacaklarını belirtti.
Mikrokapsül teknolojisinin tekstil sektörünün geleceğini yönlendireceğini söyleyen Ünlütürk, kozmetiğin yanı sıra medikal anlamda geniş kullanım alanları yaratılabileceğini ifade etti.
Bu amaçla özellikle romatizmal hastalıklarda ağrı kesici ve tedavi edici kremlerin vücuda giysiyle uygulanması için çalışma başlattıklarını bildiren Ünlütürk, ”Eczacılık ve tıp fakülteleriyle ağrı kesicili kumaş üzerinde çalışıyoruz. Bu araştırma ve onay süreci daha uzun bir proje. Hedefimiz özellikle yoğun romatizmal şikayetleri bulunan yaşlıların yaşamını daha konforlu hale getirmek” dedi.
Subscribe to:
Posts (Atom)