Showing posts with label şişman. Show all posts
Showing posts with label şişman. Show all posts

Friday, June 29, 2012

Dr Ender Saraç'tan 5 günde 1 beden incelten diyet

Bu diyet sayesinde herhangi bir ürün kullanmadan tamamen doğal ve sağlıklı beslenerek 5 günde 1 beden incelmenin mümkün olduğunu belirten Beslenme Uzmanı Ender Saraç, diyetin ayrıntılarını bizlerle paylaşıyor.
Since astrology can give us an insight into what makes us tick could our star sign also help determine the best way to keep in shape?
Diyetin temelinde asla aç kalmamak ve vücudun enerji için ihtiyaç duyduğu besinlerden uzak durmamak bulunuyor. 5 günde 1 beden incelten diyet programında hangi besinleri ne kadar miktarda ve sıklıkta tüketeceğiniz yer alıyor. 5 günde 1 beden incelten diyet listesinin uygulanması sonucu 1 beden kadar inceldiğinizi fark edeceksiniz. Diyete devam edilmesi durumunda, ileriki süreçlerde incelmenin azalarak da olsa devam edeceğini gözlemleyeceksiniz.
İşte, 5 günde 1 beden incelten diyetin listesi!
Sabah
Özellikle uyandıktan sonra aç karnınıza 1 fincan kadar sıcak yasemin çayı için.
Kahvaltı
Limon sıkılmış ve sapları koparılmamış şekilde taze maydanoz tüketin. Kibrit kutusundan biraz büyükçe az tuzlu taze peynir ve 1 adet taze yeşil elma yiyin. Öğle yemeğinizin vakti gelene kadar 2 fincan kadar sıcak yasemin çayı için. Ara öğün olarak kabuklarını soymadan orta büyüklükte 2 salatalık yiyebilirsiniz.
Öğle yemeği
Öğle yemeğinde tost tüketebilirsiniz. Tostunuzu ince dilimli çavdar ekmeği ile yapın. Tost için az yağlı kaşar peynirini istediğiniz kadar kullanabilirsiniz. Tostun yanında hazmı kolaylaştırmak için roka, maydanoz ve tere ile birlikte limon ile hazırlanmış 1 tabak dolusu salata yiyebilirsiniz. Akşam yemeği saatinize kadar ara öğün amacıyla 1 kase yağsız yoğurt ve doğradığınız yeşil elmanızı karıştırın. İçerisine üç adet ceviz içi ve bol miktarda tarçını da ilave edin.
Akşam yemeği
Evde rahatlıkla hazırlayacağınız ve üzerine limon eklediğiniz kısırdan 4 kaşık kadar tüketin. Yanında ek olarak küçük boy 3 adet kabak da tüketebilirsiniz. Akşam yemeğinden sonra gece yatarken tekrar 2 fincan kadar sıcak yasemin çayı ve yanında 3 tane kayısı kurusu tüketin.
Not: Bu diyeti uygularken gün içerisinde aktif ve hareketli olmaya özen göstermelisiniz. Sabahları kalktığınızda üşenmeyin ve hafif tempoda koşu, dans gibi etkinliklerle vücudunuzu ısıtın ve kan basıncınızı yükselterek nabzınızı hızlandırın. Bu aynı zamanda terleyerek kilo vermenizi de hızlandıracaktır. Sabah yapacağınız aktivitelerden önce yasemin çayınızı içmeniz gerekiyor. Aktivitelerinizi tamamladıktan sonra kahvaltı yapın.

Thursday, June 21, 2012

En güzel şişman seçildi.

İsrail'indüzenlenen şişmanlar güzellik yarışmasında tacı takmaya hak kazanan Vered Fisher oldu.
İsrail'in yeni Miss Büyük: Şişman ve Güzel kazanan Vered Fisher, ödülün kabul

Geleneksel olarak yapılan "Şişman Güzeller" yarışması ülkenin güneyindeki Beer Sheva kasabasında gerçekleştirildi.


Büyük kazanmak: Büyük Güzellik kazanan kaçirmazsiniz, Fisher Pazartesi günü Beer-Şeva güney İsrail kasabasında düzenlenen Yağ ve Güzel yarışma sonunda sahnede duruyor Vered

Hazırlıklar sürüyor: Modeller onların make-up kulis yapılması var

Esterica Nagid, 20 yıldır 'Şişman ve Güzel' yarışmasında sponsor olan bir modelleme aracı, şişman çok güzel olduğunu söyledi

Bir poz çarpma: Dört yarışmacılar gururla eğrileri gösterilecek

Kim güzel olması için sıska olmak zorunda diyor?  Şişman ve Güzel yarışmasında girenlerin büyük iyi olduğuna inanıyorum

'Ben şişman teşvik değilim ama vardır ve estetik ve güzel ise, o zaman bu ifade etmesine yerdir,' yarışmasında sponsor dedi

Tuesday, June 12, 2012

Genç kızların kilo kâbusu

Zayıf bir vücuda sahip olmak, genç kızların en büyük hayali. Ancak ergenlik döneminde metabolizmada meydana gelen değişiklikler kilo problemine neden olabiliyor.

Happy times: Measuring your waist could well put a smile on your face with the Dukan diet
Ergenlik dönemi, büyümenin hızlandığı, biyolojik değişimle cinsel ve yapısal olgunlaşmanın tamamlanıp, çocuğun erişkin görünümüne girdiği dönem. Hem kızlarda hem de erkeklerde ergenlik başlamadan önce genellikle vücut yağ oranında artışa bağlı olarak kilo alınıyor. Ancak ergenliğe erkeklerden daha önce giren kızlarda kilo sorunu daha fazla oluyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Rüştü Serter, ergenlik döneminde kilo alımını tetikleyen 5 faktör olduğunu söylüyor. Ergenlikte kilo almanın nedenlerini anlatan Doç. Serter, genç kızlara ergenlik döneminde kilo almamak için yapacakları konusunda önerilerde bulunuyor:
1- Yükselen hormon seviyesi: Ergenlik döneminde kızlarda östrojen hormonu seviyesi yükseliyor. Bu da kadınsal vücut hatlarının şekillenmesini sağlarken, yağ depolanması sonucu kilo almalarına neden oluyor.Sensible eating: October 25th is the last chance to start a diet to drop a dress size by Christmas

2- Artan iştah: Kadın vücudu yağlanmaya her zaman daha yatkındır. Vücutta değişen hormon dengelerinin etkisi ve artan iştahın da katkısıyla aşırı kilo almaya eğilim ortaya çıkıyor. Bu dönemde beslenmede yapılan hatalar da genç kızların kilo almasına neden oluyor.
3- Duygusal dalgalanmalar: Ergenlik döneminde duygusal dalgalanmalar da sık yaşanıyor. Bunlar hiç yememeye yol açabileceği gibi aşırı yeme isteğine de sebep olabiliyor. Beslenmede yapılan bu tip hatalar genç kızların hızlı kilo almasıyla sonuçlanıyor.
4- Erken ergenlik: Ergenlik çağının sonunda kızlarda salgılanan kadınlık hormonu östrojen kemiklerdeki büyüme plaklarını kapatıyor. Ergenlik dönemi boy uzamasının durması ile sonlanıyor. Bu nedenle ergenliği geç yaşayanlarda, boy uzaması bir süre daha devam ediyor. Erken ergenlikte ise genetik olarak boy uzama şansı olsa bile, kemikteki büyüme plaklarının kapanması boy uzamasını sonlandırıyor. Boyu beklenenden kısa kalan genç kızların kilo fazlalığı ile karşılaşma eğilimi de doğal olarak daha fazla oluyor. Çalışmalar, erken ergenliğe giren kızların erişkinlik döneminde daha kısa ve kilolu olduklarını gösteriyor.
5- Fiziksel aktivite eksikliği: Ülkemizde genç kızlar arasında spor yapma oranının düşük olduğu biliniyor. Ağır ders çalışma düzeninin yanında gençlere spor ve aktivite için yeterli boş zamanın kalmaması, bu dönemde hızlı kilo artışına neden oluyor.
ERGENLİKTE KİLO KONTROLÜ İÇİN…
- Sağlıklı beslenin:
 Bu dönemde özellikle genç kızların sağlıklı beslenmelerine dikkat etmeleri gerekiyor. Protein, karbonhidrat ve yağ alımını dengelemelisiniz.
- Yağdan uzak durun: Hayatın her evresinde olduğu gibi ergenlikte de kalorisi fazla yağlı yiyeceklerden ve atıştırmalardan kaçının. Öğün atlamadan meyve ve sebzeden zengin dengeli beslenin. Genç kızlık döneminde yağlı ve kalorili sağlıksız yiyecekleri kesmeniz bile otomatik olarak kilo vermenizi sağlar. 

- Sporu hayatınıza katın: Spor ve egzersizle gıdalarla aldığınız enerji fazlasını yakmanız gerekiyor. Ayrıca bu sayede vücut gelişiminin önemli bir parçası olan kas yapılanmanızı da sağlamış oluyorsunuz. 
- Şok diyetlerden kaçının: Bu dönemde boydaki artış ile kilo alımı aşırıya kaçmadan dengelenebiliyor. Kilo almanızı önlenmek amacı ile diyette aşırı kalori kısıtlanması yapısal gelişmenizi olumsuz etkileyebileceğinden dikkatli olmanız gerekiyor. Eğer kalori kısıtlanacaksa büyümenin etkilenmeyeceği içerik ve kalori düzeyinin bir uzman tarafından ayarlanması önemlidir.
- Kötü alışkanlıklardan uzak durun: Alkol ve sigara gibi maddelerden uzak durmalı ve sağlıklı yaşam tarzını kalıcı olarak benimsemelisiniz. Bu tür maddeler sağlıklı bireyler olmanızı engelleyerek zaman içerisinde kilo almanıza neden olabiliyor.
AŞIRI KİLO OBEZİTE RİSKİNİ ARTIRIYOR Ergenliğin başında alınan kilolar daha sonra boyun uzaması ile birlikte dengelenebiliyor ve obezite gelişmeyebiliyor. Ancak aşırı kilo artışı ergenlik boyunca devam ederse, genç kızlar bu dönemden obez olarak çıkabiliyor. Fazla kiloların verilmesi de her dönemde olduğu gibi zor olabiliyor. Kilo alan genç kızlar ilerleyen dönemde kendiliğinden kilo veremiyor. Mutlaka bu yönde ciddi çaba sarf edilmesi sağlıklı yaşam tarzının benimsetilmesi gerekiyor.
Ergenlik döneminde beklenenin üzerinde kilo alan her genç kızın, ülkemizde sık karşılaşılan hipotiroidi (tiroid bezinin yavaş çalışması) olasılığı için tetkik yaptırması öneriliyor.

Wednesday, May 30, 2012

‘Zayıflasan da bendeki imajın şişman’

İngiltere’de gerçekleştirilen bir araştırmada diyet yaparak zayıflayan kişilerin arkadaşlarının hafızasında hep “şişman” kaldığı ortaya çıktı.

 

İngiltere’deki Manchester Üniversitesi, Manoa’daki Hawaii Üniversitesi ve Melbourne’deki Monash Üniversitesi’nin ortaklaşa düzenlediği araştırmanın sonuçları özellikle yaz diyetine girenleri ilgilendiriyor.
273 denek üzerinde yapılan çalışmada diyet yaparak zayıflayan kişilerin arkadaşlarının ve aile fertlerinin hafızasında her zaman “şişman” olarak kaldığı ortaya çıktı.
Çalışmada deneklere 31 yaşında olan 5 kadının fotoğrafı gösterildi. Deneklerden bu kadınları “çekicilik” bakımından derecelendirmeleri istendi.
 Hayatı boyunca zayıf olan kadın denekler tarafından “en çekici” ilan edilirken diyet yaparak zayıflayan kadın ise “çekici değil” olarak değerlendirildi.
 

Friday, May 25, 2012

Kilolularda bikini giyer.

İdeal bikini vücudunun Victoria Secret modelleriyle belirlendiği günümüzde bir blog yazarı sayfasından kilolu kadınlara bir duyuru yaparak onlardan bikinili fotoğraflarını istedi.
ABD'li blog yazarı  Gabi Gregg "zayıf kadınlar bikini giyer" klişesine isyan etti ve kilolarına aldırmadan çektirdiği bikinili fotoğraflarını sayfasında yayınladı.
Gregg'in projesine ilgi büyüktü. Takipçileri en sevdikleri bikinileriyle  verilmiş pozlarını Gregg'e yolladı.
Bikini-vücut: Otuz bir kadın, bu yaz bikini içinde kendini güvende hissetmek için diğer kadınlara ilham amacıyla, galeri katıldı

Plaj hazır bod: galeri, plajda kendinden emin ve mutlu hissetmek için benzer organları ile insanların ilham Skimpy Mayo Hot Sexy Fat Girls adlı

Cesur ve kendinden emin: beden çeşitliliği özellikleri galerisi, yalnız olduğunu kanıtlamak için hedefliyor

Ne olursa olsun vücut şekil veya boyutlarının galeride özellikli kadınlar canlı ve kendine güvenen, bak: Glamour girl

Monokrom sihirli: Gabi Gregg kişisel blogunda bir bikini kendini bir resim, ilan ve xojane.com okuyucular aynı şeyi yapmaya teşvik

Tuesday, May 22, 2012

İnsülin direncini kırmadan zayıflanmaz.

Diyabete sebep olan, kalp hastalıkları açısından ciddi riski yaratan insülin direnci, fazla kilonun da önemli bir nedeni. Öyle ki bu direnç kırılmadan kilo vermek neredeyse imkansız.

Just As Beautiful gelen Modeli
İnsülin pankreastan salgılanan, şeker metabolizmasını düzenleyen bir hormon. İnsülin bu düzenlemeyi yaparken insülin reseptörü adı verilen bir yapıya bağlanıyor ve aktive oluyor. Bu reseptör çeşitli nedenlerle insülinin bağlanmasına izin vermezse insülin kanda yeterli miktarda olduğu halde görev yapmıyormuş izlenimi veriyor.
Şekeri hücre içine sokarak yakılmasını sağlamak, karaciğer de şeker üretimini engellemek,
kas ve yağ dokusunda şeker depolanmasını sağlamak, insülinin belli başlı görevleri. Bu görevlerin hepsinin amacı ise kan şekerini düşük tutmak. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Soner Dileklen insülinin reseptöre bağlanmada problem yaşaması durumunda oluşan insülin direncini şöyle anlatıyor:
“insülinin reseptöre bağlanmada problem yaşarsa yukarıdaki etkilerin hiçbiri gerçekleşmediği için şekeri sınırda tutabilmek için insülin gittikçe artma eğilimi gösterir. Bu durumda şeker normal gittiği halde kan insülin seviyeleri gittikçe artar. Ta ki insülin pankreas üzerindeki hücrelerde hasar verinceye dek. Pankreasın zarar görmesi sonucunda şeker kanda yavaş yavaş yükselmeye başlar ve sonunda şeker ciddi boyutlara ulaşır. Bu durumda da şeker hastalığı oluşur. İnsülinin yüksek seyretmesi 2 farklı olaya daha neden olur: Bunlardan birincisi; insülin iştah artırıcı bir hormondur, yedikçe insanın yiyesi gelir. İkincisi de insülin yağ depolanmasına yardımcı olur. Bu 2 özellik de kilo almayı artırıcı ve vermeyi zorlaştırıcı etkenlerdir. Bu nedenle insülin direnci kırılmadan kilo vermek mümkün olamamaktadır.”
İnsülin direnci diyabetin yanı sıra kalp hastalıklarına da neden oluyor. Bu hastalıkların bir arada bulunması ise metabolik sendrom olarak adlandırılıyor. Dr. Dileklen, metabolik sendromda ortaya çıkan tabloyu şöyle özetliyor:
1. İnsülin direnci,
2. Kan insülin yüksekliği,
3. Şişmanlık,
4. Hipertansiyon,
5. Kolesterol yüksekliği,
6. Koroner damarlarda tıkanıklık gibi çok ciddi problemler birlikte bulunmaktadır.
Dünyada birçok merkezin metabolik sendrom ve oluşturduğu etkiler üzerine çalışma yaptığını, bu konudaki araştırma sonuçları yayınlandıkça hastalığın öneminin daha iyi anlaşılacağını söyleyen  Dileklen, Türkiye’deki metabolik sendrom oranının yüzde 33 olduğunu söyledi:
HASTALIĞIN FARKINDA DEĞİLİZ
“Ülkemizde de bu konu ile ilgili Metsar adı altında bir çalışma sonuçlanmıştır. Bu çalışmada 4000 kişi üzerinde araştırma yapılmış ve metabolik sendrom oranı yüzde 33 olarak saptanmıştır. Bu çalışmalarda asıl önemli olan nokta metabolik sendrom hastalığı olanların birçoğunun hastalığının farkında olmamasıdır. Bu çalışmadaki ilginç verilerden bazıları şöyledir:
1. Türk toplumunun yüzde 31.3’ ü sigara kullanmaktadır.
2. Toplumdaki 20 yaş üstü kişilerden yüzde 27.6’ sının şekeri yüksek olmasına rağmen kişiler farkında değildir. Bu kişiler direk olarak diyabet riski altındalar ve bunların insülin direnci tedavisi almaları gereklidir.
3. Türk kadınlarının yüzde 54.8’ i şişman olduğu için kalp krizi geçirme ve diyabet hastası olma riski yüksektir.”

VAKİT KAYBETMEDEN ÖNLEM ALINMALI
İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Soner Dileklen çalışmayı, “Bu sonuçlar bize hastalığın ne derece önemli ve ilerleyici olduğunu göstermektedir. Ülkemizde insülin direnci ve buna bağlı olarak şişmanlık, şeker hastalığı ve kalp krizi gün geçtikçe artacaktır. Bize düşen görev iş işten geçmeden kontrollerimizi yaptırıp önlem almaktır. Diyabet, kalp krizi veya felç oluştuktan sonra birçok şeyi geri döndürmemiz mümkün olamamaktadır. Bu nedenle insülin direnci ile ilgili tetkikleri ihmal etmemeliyiz” sözleriyle değerlendirdi.

Alınan her kiloyla kısırlaşıyoruz!

Türkiye’de erkeklerin yüzde 21’ini kadınların ise yüzde 42’sini tehdit eden obezite kısırlık nedenleri arasında yer alıyor.

smile
EuroFertil  Tüp Bebek Merkezi kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Hakan Özörnek, çocuk  sahibi olamayan çiftlerde incelenen noktalardan birinin kilo problemi olduğunu söyleyerek, “Obezite adet düzensizliğinin yanı sıra yumurtlama problemine sebep oluyor. Dolayısıyla doğal yolla gebelik oluşmasını engelliyor” dedi

Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı ‘Obezite ile Mücadele Eylem Planı’ batılı ülkelerin sorunu olarak bilinen aşırı şişmanlık hastalığının Türkiye'de de ciddi boyutlara ulaştığını bir kere daha gösterdi. Türkiye’de erkeklerin yüzde 21’ini kadınların ise yüzde 42’sini tehdit eden obezite pek çok hastalığı da beraberinde getiriyor. Yaşadığımız çağın koşullarında sıkça karşımıza çıkan kısırlık ise obezitenin tetiklediği sorunlar arasında üst sıralarda yer alıyor. EuroFertil Tüp Bebek Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Hakan Özörnek, çocuk sahibi olamayan çiftlerde incelenen noktalardan birinin kilo problemi olduğunu söyleyerek, “Obezite adet düzensizliğinin yanı sıra yumurtlama problemine sebep oluyor. Dolayısıyla doğal yolla gebelik oluşmasını engelliyor” dedi. 

FAZLA YAĞ HÜCRESİ OSTROJEN DENGESİNİ BOZUYOR
Fazla sayıdaki yağ hücresinin ostrojen dengesini bozduğunu, yüksek miktardaki ostrojenin ise yumurtlamayı engellediğini ifade eden Dr. Özörnek, şu bilgileri verdi: “Yüksek vücut kütle indeksi lokal endokrin ve metabolik bozukluk yaparak küçük yani olgunlaşma problemi olan yumurta gelişimesine sebep olur. Artan kilo ile gelişen hiperandrojenizm (vücutta testesteron gibi erkeklik hormonlarının artması) ve yumurtlama bozukluğu doğal gebelik şansını düşürür. Gebe kalmak için en ideal vücut kütle endeksi 21 - 29 dur. Yapılan çalışmalarla obez kadınların yüzde 5 oranında kilo kaybetmesiyle adet düzensizliği vakaların yüzde 60’ında bu problemin ortadan kalktığı ve adetlerin tekrar düzene girdiği belirlenmiştir.”

ŞİŞMAN ERKEKLERDE TEHLİKEDE

Dr. Özörnek şişmanlığın sadece kadınları değil, erkekleri de etkilediğine dikkat çekti. Yapılan çalışmaların şişman erkeklerin sperm kalitelerinin düştüğünü belirten Dr. Özörnek, sözlerini şöyle sürdürdü: “ Yapılan çalışmalarda şişman erkeklerde sperm kalitesinde düşüklükler olduğu tespit edilmiştir. Normalde erkeklerde yağ dokusundan ostrojen hormonu az miktarda salgılanmaktadır. Obez erkeklerde yağ dokusunda testesteronun östrojene dönüşmesi artar ve dolayısıyla testesteron azalır ve buna bağlı olarak da sperm kalitesi düşer. Fazla kilosu olan erkeklerde hormon düzensizlikleri ideal kiloya sahip olanlara göre daha yüksektir.”

Tüp bebek yaptıracak hastalarda ise obezite yumurtalık cevabını azaltır, yüksek doz ilaca gereksinim olur, tedavi süresini uzatır, gelişen yumurta sayısı azdır ve tedavinin yarıda kalma ihtimalini arttırır. Obez insanların bebeklerinde genetik anormallik ihtimali arttığı için, düşük olasılığı artar. Tüm bunların yanında gebelik komplikasyonlarını arttırır, kısaca sağlıklı canlı doğum oranını azaltır.

Gebelik planlayan bir bayanın meyve, sebze, karbonhidrat ve etin dengede olduğu bir diyet uygulamasını öneren Dr. Hakan Özörnek, bunun yanı sıra günlükkalori alımının normal vücut kilosunu koruyacak şekilde ayarlanması gerektiğini ifade etti.

Şok diyet veya mucize ürün var mı?

Yeşil çay, kırmızı biber, yaban mersini, brüksel lahanası, çilek, kiraz, mısır püskülü, defne veya avakoda yaprağının kilo vermeye yardımcı olduğunu biliyorduk.

Sugar fix: Lily Elford with her diet of crisps, cakes and sweets, and the odd apple
Peki kaktüs ve yosunu?
 
Kaktüsün yağı bloke etmesi, yosunun metabolizma hızını artırarak özellikle de göbek, basen ve kalçadaki yağlardan kurtulmaya yardımcı olması kilo vermek isteyenler için müthiş bir haber… Ancak Uzman Diyetisyen Turgay Köse bu konuda uyarıyor: ‘Şok diyet ya da mucize ürün yoktur. Sağlıklı kilo vermek için bilinçli diyet yapmak gerekir”
 
 
Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte fazla kilolarından kurtulmak isteyenler için çözüm arayışları başladı… Yeşil çay, yaban mersini, brüksel lahanası, çilek, kiraz, mısır püskülü, defne veya avakoda yaprağı gibi besinlerin metabolizmayı hızlandırdığı, yağ yakımını artırdığı ve ödem attırdığı konusunda uzmanlar hemfikir. Kaktüs ve yosun ikilisinin de özellikle göbek, basen ve kalçadaki yağlardan kurtulmaya yardımcı olduğunun açıklanması kilo vermek isteyenler için umut olmalı mı? Uzman Diyetisyen Turgay Köse şişmanlık, sağlıklı kilo verme, kilo verirken alınabilecek destek besinler hakkındaki soruları cevaplandırdı.
 
*Şişmanlık nedir, nedenleri ve komplikasyonları nelerdir?
 
Dünya Sağlık Örgütü'nün sağlık raporunda şişmanlık; vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunu olarak tanımlanmaktadır. Şişmanlık aşırı besin alımı, hareketsiz yaşam, genetik, hormonal nedenler, psikolojik sorunlar, sigarayı bırakma, alkol kullanımı, metabolizma hızının yavaşlaması gibi faktörlere bağlı olarak gelişebilir. Tek başına olduğu gibi şişmanlık komplikasyonları ile de yaşam süresini kısaltan ve yaşam kalitesini düşüren ciddi bir hastalıktır. Komplikasyonları arasında ilk akla gelenler: kalp-damar hastalıkları,hipertansiyon,şeker hastalığı, bazı kanser türleri, solunum rahatsızlıkları, karaciğer yağlanması, safra kesesi hastalıkları, eklem hastalıkları, adet düzensizlikleri, kısırlık... şeklinde sıralanabilir.
 Capsiplex is the first diet pill to contain ingredients previously only available on the NHS
*Şişmanlık nasıl tedavi edilmelidir?
 
Multifaktöriyel bir hastalık olan şişmanlığın tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım gerekmektedir. Dahiliye uzmanı veya endokrinolog, diyetisyen,  fizyoterapist ve psikolog ile ekip halinde tedavi edilmesi durumunda daha sağlıklı sonuçlar alınabilir. Doktor tarafından yapılacak klinik muayenenin ardından kan tahlil sonuçları yorumlanarak, kişi diyetisyen eşliğinde diyet programına alınmalıdır. Egzersiz ve yaşam tarzı değişikliği hayata geçirilmelidir. Ayrıca tedaviye destek amaçlı olarak gıda takviyeleri, ilaç tedavisi ve/veya cerrahi tedavi uygulanabilir. Ardından kişi kilo koruma programına alınmalıdır. 
 
*Mucize diyet var mıdır, 1 haftada 5 kilo nasıl verilir?
 
Çok basit, 1 haftada 5 kilo verilemez! Her gün karşımıza az zamanda çok kilo kaybettiren popüler birçok diyet çıkıyor:  İsveç Diyeti, hollywood Diyeti, Ayırma Diyeti, Dukan Diyeti, Renk Diyeti, kan gruplarına göre diyet vb. Bu tip diyetlerin çoğu başlangıçta hızlı kilo kaybı sağlasa da kısa bir süre sonra bu kilolar fazlasıyla geri alınmaktadır. Ayrıca kişinin sağlığına, metabolizmasına zarar verip ömrünün kısalmasına neden olurken “ben bu işi başaramıyorum” düşüncesiyle kişiyi umutsuzluğa sürükler.
 
*İdeal kilo kaybı nasıl olur?
 
Gerçek ağırlık kaybı vücuttaki yağ kütlesinin azalması ile mümkündür. Çok düşük oranlarda karbonhidrat içeren diyetlerde su, açlık halinde kas kaybı olmaktadır. Ancak dengeli diyetlerin spor ile desteklenmesi durumunda yağ kaybı söz konusu olabilmektedir. Aksi takdirde kas ve su kitlesindeki kayıplar hem sağlık açısından risklidir hem de kalıcı ağırlık kaybına neden olamaz. Diyet mutlaka kişiye özel olarak hazırlanmalıdır. Zayıflama programlarının kişinin (yaş, cinsiyet, boy uzunluğu, vücut ağırlığı, fiziksel aktivite düzeyi, besleme alışkanlıkları vb.) özelliklerine göre enerji ve besin öğeleri içermesi; yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırılabilmesi ve yavaş (haftada 0,5 - 1 kg) ağırlık kaybı ile bireyin yeni beslenme programını yaşam tarzı haline getirmesini sağlayabilmesi gerekir. Yaşam tarzı haline getirilemeyen hiçbir yönteme başlamamak gerekir. Unutulmamalıdır ki; ayda 6 kg üzerinde ağırlık kaybı metabolik olarak başka sağlık problemlerine zemin hazırlamaktadır. Kimse 10 senede aldığı kiloları 10 günde vermeye kalkmamalıdır. Sabırlı olmak tüm diyetlerde en önemli koşullardan birisidir. 
 
*Diyet yaparken nelere dikkat edilmelidir?
 
Zayıflamaya uyumlu diyet tedavisinde:
1•Günlük 7 - 8 saat uyku, uyandıktan sonra 1 saat içinde (spor yapılmıyorsa) kahvaltı yapmak
2• Akşam yemeğini yatmadan 3,5 saat önce yemek
3• Öğün sayısının artırılması, mideyi dolu tutarak sonraki öğünde fazla ve hızlı yemeyi engellemek 
4• Yemek süresi uzatılmalıdır. Tokluk hissi yaklaşık 20. dakikada oluşur. Dolayısıyla her lokmadan sonra çatal ve kaşığı tabağa bırakmak, besinlerden tat alabilmek adına iyice çiğnemek 
5• Rafine şekerden olabildiğince uzak durmak  (Şekerin fazlasının vücutta yağa dönüştüğü unutmamalıdır.) 
6• Enerjisi yüksek, besin değeri düşük kaymak, krema, mayonez, cips, sos gibi yağlı besinlerden uzak durmak 
7• Yiyecekleri kızartmak yerine haşlama, ızgara yapma, buğulama, buharda veya fırında pişirmek
8• Düzenli egzersiz diyetin etkisini artırır (Fiziksel aktivitenin artırılması metabolizma hızını artırıcı etkiler göstermektedir.)
9• Kurubaklagiller (kuru fasulye, nohut, mercimek, kuru barbunya), tam taneli tahıllar (esmer ekmek, bulgur pilavı, yulaf, kepekli pirinç / makarna / erişte / un), sebze ve meyveler içerdikleri lifler sayesinde midede hacim sağlayarak uzun süre tok tutar ve diyete uyumu artırır. Ayrıca kan şekeri, kolesterol ve tansiyonu istenilen seviyelerde tutmaya yardımcı olur. Dışkılama sayısını ve miktarını artırarak kabızlığı önlemeye yardımcı olur, kalın bağırsak kanserinden koruyucu etkiler içerir. Aynı zamanda antioksidan kapasiteleri yüksektir. 
• Posalı besinlerin bahsedilen etkilerini gerçekleştirebilmesi için gün içerisinde bayanların 2,7 lt, erkeklerin 3,7 lt su ve alkol hariç diğer sıvılardan tüketmesi gerekir. 
Bu ilkelere ilave olarak kısa mesafelerde taşıt kullanılmaması, alışverişe tok karına çıkılması, tabağa fazla yemek alınmaması gibi davranış değişiklikleri hayata geçirilmelidir.
 
*Zayıflamada gıda takviyeleri için neler söylenebilir?
Kilo vermeye çalışırken metabolizmayı hızlandırıp, yağ yakımını artıran ve ödem atmaya yardımcı olan besinlerin alınması önerilebilir. Yeşil çay, kırmızı biber, brokoli, yaban mersini, brüksel lahanası, maydanoz, çilek, kahve, salatalık, kiraz, mısır püskülü, defne yaprağı, avakoda yaprağı, gibi…
Esas tedavinin diyet, egzersiz ve yaşam tarzı değişikliği olduğu unutulmamalı; destek ürünlerin -klinik çalışmalarla etkisi kanıtlanmış- doktor ve/veya diyetisyen kontrolünde kullanılabileceği bilinmelidir. Unutulmamalıdır ki, hiçbir beslenme desteği zayıflatmaz; sadece diyet ve egzersiz ile alınan sonuçları artırıcı etkiler gösterir. 
 
*Kaktüs ve yosunun kilo vermedeki rolü nedir?
2011 yılında Çin’de yapılan araştırma sonuçlarına göre kaktüs yağ hücreleriyle etkileşime girerek yağı bloke etmekte ve kilo yönetimine yardımcı olmaktadır. İçerdiği lifler sayesinde besinlerle alınan yağa bağlanıp, yağ – lif kompleksi oluşumunu sağlıyor ve yağın vücuttan atılmasına yardımcı oluyor. Amerika,Kanada, Japonya ve Avrupa’da pazarı bulunan, bitkisel ve %100 doğal, GDO içermeyen, alerjiye yol açmayan, AB organik sertifikalı, yağ tutucu özelliği olan ve besin destek ürünlerinde kullanılan bu içeriğin klinik çalışmalarla etkinliği kanıtlanmıştır. 
 
Antioksidan özelliği olan yenebilir kahverengi yosunun ise metabolizma hızını artırarak vücutta birikmiş olan yağların yakılıp enerjiye dönüşmesine ve özellikle göbek, basen ve kalçadaki bölgesel fazlalıklardan kurtulmaya yardımcı olduğu araştırmalarla ortaya konmuştur.

Sunday, May 20, 2012

Hamilelikte diyet güvenli.

The Lancet dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, aşırı şişman ya da obez anne adayları, bir diyet programıyla kilo vererek kendileri ve bebekleri için oluşabilecek riskleri azaltabilir.

Yoga is a popular exercise among pregnant women (posed by a model)
Queen Marry Hastanesi’nden araştırmayı yürüten Dr. Shakila Thangaratinam, “Diyet yapmak hamilelikte yaşanabilecek komplikasyonları da azaltacaktır” dedi. Dr. Janine Stockdale aşırı kilo alan hamilelerin uzman kontrolü altında rejime başlaması gerektiğini hatırlattı.

Thursday, May 17, 2012

Kilo veremediği için vatan haini ilan edildi.

Bollywood’un dünyaca ünlü oyuncusu Aishwarya Rai Bachchan anne olduktan sonra aldığı kilolarla hayranlarının tepkisini çekiyor. Eski “Dünya güzeli”nin kiloları ülkesi Hindistan’da köşe yazarlarını birbirine düşürdü.
Letting her fans down? Former Miss World and Bollywood star Aishwarya Rai Bachchan has been lambasted by followers who suggest she should have lost her baby weight following the birth of her daughter

1994 yılında “Dünya Güzeli” seçilen Hintli oyuncu Aishwarya Rai Bachchan geçtiğimiz Kasım ayında anne oldu.
Aldığı kiloları veremeyen sanatçının son günlerde fotoğrafları basında çıktıkça hayranları sosyal medya üzerinden ünlü oyuncuyu eleştiri yağmuruna tutuyor.
38 yaşındaki Bachchan’ın bir Bollywood yıldızı olarak güzel ve zayıf görünmesinin onun “görevi” olduğunu düşünen hayranlarının yorumlarından sonra Hintli köşe yazarları da konuyu köşelerine taşıdı.
Magazin yazarı Shobhaa Dé “New York Daily News” gazetesinde yazdığı yazısında Bachchan’ın ülkesinde güzelliğin sembolü olarak görüldüğünü dolayısıyla insanların ondan çeşitli beklentileri olduğunu söyledi.
Dé sözlerine şöyle devam etti: “Hintli kadınlar Victoria Beckham ve Angelina Jolie gibi yıldızları rol model olarak görüyor. Fakat bizim vücut tipimiz onlarınkinden farklı. Dolayısıyla doğumdan iki hafta sonra zayıflamak Batıya özgü bir durum.”
Aynı gazeteye konuşan sinema profesörü Shohini Ghosh ise konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Hindistan’da annelik yüceltilen bir kavram aslında.
Şimdi insanların kafası karışık. Bachchan’ı anne olduğu için övseler mi yoksa manken gibi bir vücuda sahip olamadığı için üzülseler mi işte bu konuda karar veremiyorlar.”
Ünlü sanatçıyı eleştirenlerden bir grubun hazırladığı ve “Aishwarya Rai’nin inanılmaz kiloları” adlı video fil sesleri efektleriyle internette yayınlandığından beri 500 bin’in üzerinde kişi tarafından izlendi.
Aishwarya Rai at the Oscars last February when she was in the very early stages of her pregnancy