Showing posts with label epilasyon. Show all posts
Showing posts with label epilasyon. Show all posts

Thursday, June 21, 2012

En eski epilasyon yöntemleri.

Osmanlı zamanında bilinen en eski epilasyon yöntemlerinden biri olan hamam otu tozu, zırnık otu olarak da bilinmektedir. Hamam otu genellikle kadınlar hamamda istenmeyen tüylerinden kurtulmak için bu yöntemi uyguladıkları için bu ismi aldı.

ALICE SMELLIE
Çoğu kadının en muzdarip olduğu konuların başında gelen istenmeyen tüylere çözüm bulma yolları yüzyıllardır var olmuştur. Kadının çekiciliğine ve feminen görüntüsüne gölge düşüren istenmeyen tüyler, çözüm için hala cevap bekleyen konuların başında geliyor.

Günümüzde birçok kadın bu sorundan kurtulmak uğruna tüy dökücü yöntemlere başvurmaktan geri kalmıyor. Artık dünyada bir sektör haline gelen bu uygulamalar ise gün geçtikçe çeşitli alternatif yöntemlerle çoğalıyor.

Kalıcı tüy dökme yöntemleri arasında yer alan epilasyon, lazer, iğneli epilasyon vs. uygulamaların ise uzman kişiler tarafından yapılması ve bu konuda dikkatli olunması gerektiği gibi uyarılar her gün karşımıza çıkıyor.Ayrıca maliyetleri düşünüldüğünde her kesimden insanın faydalanabileceği bir yöntem sayılmaz.
Bitkisel tüy dökme yöntemleri ise tüm bu uygulamaların aksine tamamen doğal ve bitkisel ürün formülleriyle elde edilen solüsyon krem ve yağ uygulamalarından oluşuyor. Diğer yöntemlerin aksine evde denenebilmeleri ve yan etkilerinin olmayışı sebebiyle de son yıllarda oldukça ilgi görmekte. En çok bikini bölgesi, koltuk altı ve bacaklarda çıkan istenmeyen tüylerden kurtulmanın birçok yolu var. Fakat burada önemli olan hangi uygulamanın ideal olduğu? Hangisinin en az zaman ve para gerektirdiği? Sorularına verile yanıtla ortaya çıkıyor. Eğer tüylerinizden kurtulmak istiyorsanız en doğalını, en uygununu seçmek hakkınız.

Tüm dünyanın doğal yaşama ve bitkisel ürün arayışına girdiği gibi istenmeyen tüylerden kurtulma yolları arasında da bitkisel tüy dökücü uygulamalar da zaman içinde yerini bulmakta.  Bu arayış her alana yansıdığı gibi kişiler tüy dökücü bitkiler ve tüy dökme yöntemlerine karşı ilgili ve arayış içindeler.

Siz de doğal ve yan etkisi olmayan üstelik tüyleriniz kökünden alarak evde uygulayabileceğiniz bir yöntem arıyorsanız bir önerimiz var!  Hamam Otu Yağı


Hamam Otu tüy dökücü tarihten bugüne kadınlar tarafından istenmeyen tüylerin giderilmesinde kullanılmaktadır. Özellikle; İran, Fas Tunus gibi ülkelerde kullanımı yaygın olan hamam otu, epilasyon etkisiyle tüylerin bir daha çıkmamasını sağlar. Günümüze kadar gelen bu bitki şimdi yağ olarak kullanımınıza sunuluyor. Ana formülü hamam otundan elde edilen Hürrem Hamam Otu Yağı kadınların istenmeyen tüylerden kurtulmasına yardımcı oluyor.

Friday, June 15, 2012

Ağda kıl dönmesi yapar mı?

“Kıl dönmesi farklı sebeplerle meydana gelebilir” diyen Cilt Hastalıkları Uzmanı Nilgün Ertugay, kıl dönmesinin sebepleri ve önlemek için neler yapılması gerektiği hakkında bilgiler verdi.
3 tip kıl vardır
Anne karnında oluşan kıllar: İnce uzun medulla diye tabir edilen iç kısmı olmayan sarı renkli kıllardır.
"Vellus" diye tabir edilen kıllar: Avuç içi ayak tabanı, mukaza(dudaklar, ağız içi, genital bölge iç kısmı) dışında hemen hemen tüm vücut yüzeyinde bulunan medullasız ince ve kısa kıllardır. Bazı kişi ve ırklarda bu kıllar kalınlaşıp koyulaşarak (medula içererek) terminal kıl karakteri de kazanabilirler.
Terminal kıllar: Medullalı koyu sarı veya siyah renkli kalın ve uzun kıllardır. Saç, sakal, koltuk altı ve genital kıllar bu tiptedir.
Kıl dönmesinin sebepleri
Kıl dönmesi farklı sebeplerle meydana gelebilir. Kıl çok güçlü ve deri ince ise kıl kökü, kılıfını delerek derinin altına girer ve orada kıl büyümeye başlayabilir. Derinin içindeki dokularla temas eden kıl savunma hücreleri tarafında yabancı cisim zannedilerek etrafı iltihap hücreleri ile çevrilir ve iltihaplı kıl dönmesi oluşur. Bu esnada batma ve kaşınma hissi mevcuttur. Daha sonra iltihaplı, sivilceli tavuk derisi gibi bir görüntü ortaya çıkar.
Kıl folükilünün yapısı ağda, tıraş, travma ile bozulacak olursa kıl yine, kıl folikülünden dışarı çıkarak doku reaksiyonu oluşturabilir. Özellikle ters yöne traşta kıla eğimini veren üstteki çıkıntılı kısmı da yok etmiş oluyoruz. Kıl bu kısmı yeniden yapmaya çalışırken kıl orifisini (deliğini) tıkayabiliyor ve kıl başlıyor deri içersinde büyümeye ve savunma hücrelerini harekete geçiriyor. Deride ve kıl kökünde normal olarak bulunup deri florasını oluşturan bakteriler de çoğalarak iltihaplı sivilceli kıl dönmesine neden oluyorlar. Ayrıca ağda ile kıl, kıl kökünden sökülüp çıkartıldığında vücut bunu bir travma olarak algılıyor ve oraya kan serumu ve enflamasyon denilen iltihap durumunu başlatan, yöneten, sonuçlandıran savunma hücrelerini gönderiyor.
Sonuçta burada başlangıçta steril olan ama sonra görsel olarak irinli bir sivilceye dönüşen kıl dönmesine bağlı deri değişiklikleri oluşuyor. Bazen hiç iltihaplanmadan da kıl dönmesi oluşabilir. O zaman cilt altında siyah bir nokta gibi gözükür. Kıl tam deriyi deleceği zaman batma ve kaşınma hissi oluşur. Elle temasta deri, pütür pütür adeta tavuk derisi gibi bir görüntü alır.
Kıl dönmesini önlemek için neler yapılabilir?
- Traş olurken mutlaka kılın yönüne doğru traş olmak lazım. Traş öncesinde ve sonrasında sakinleştirici tonikler veya kremler kullanılabilir. Tahrişi artıran aftershave’lerden uzak durmak gerekir.
- Kıl dönmesi eğer kasıklarda ağda sonrası oluşuyorsa birkaç sefer jilet kullanmak kıl folikülünün onarılmasını sağlar. Dikkatli olmak koşuluyla tüy dökücü kremler kullanılabilir. Fazla bekletilirlerse alerjik yan etki yapabilirler. Daha sonra ağdaya dönebilirsiniz ama yeniden kıl dönmesi olabilir.
- Eğer sakal bölgesi değil, cildiniz ve kıl kökünüz uygun ise kıl dönmesinde en iyi çözüm lazer uygulatmaktır. Tek seans bile sorunu çözebilir.
- Kılınızı muhafaza etmeniz gereken yerlerde kıl dönmesi oluyorsa (sakal) kimyasal peelinglerin faydası olabilir. Bacaklarda ağda sonrası yoğun kıl dönmesi oluyorsa öncesinde ve sonrasında antiseptik bir solüsyonla silmek, soğuk kompres (yıkamadan önce) faydalı olabilir. Eğer alerjik olarak reaksiyon gelişiyorsa (epilasyon sırasında aşırı ağrı, yoğun kızarıklık ve şişme) ağda öncesi bir antihistaminik içmek faydalı olabilir. Yaygın sivilceli vakalarda ağızdan antibiyotik almak da gerekebilir.
- Hafif dereceli kıl dönmelerinde deniz ve güneş bile yeterli olabilir.
Tedaviler sadece kıl dönmesini hafifletir, bu yapısal bir sorundur. Her an uygun koşulları bulduğunda tekrarlayabilir. Oluşan izler zamanla hafifler. Kimyasal peelinglerle bu izleri hızla düzeltmek de mümkündür. Kıl çıkışını zayıflatmak için ürün kullanılacaksa yıkamadan önce sürülmesi gerekir. 

Tuesday, June 12, 2012

16 yaş ve altına lazer epilasyon önerilmiyor.

Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Figen Akın, tüylerinden erken yaşlarda kurtulmak isteyen ergenlik çağındaki genç kızlar ve ebeveynlerine lazer epilasyonun etkileri konusunda önerilerde bulunuyor.
Model with tanned legs
Lazer epilasyon, vücutta oluşan istenmeyen kıllanmanın önlenmesinde ve giderilmesindeki yöntemlerden biri. Hemen hemen her cilt tipine ve her yaşa göre uygulanabilen lazer epilasyon seans aralıkları ve süresi, uygulandığı bölgeye ve cilt tipine göre değişiklik gösteriyor. Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Figen Akın, lazer epilasyon hakkında şu bilgileri veriyor:
“Lazer epilasyonda hedef doku, kıl köklerindeki pigment hücreleridir. Pigment hücrelerin büyümesini sağlayan kök hücreler kıl köklerinde ve kıl gövdesinin orta kısımlarında ‘bulb’ denilen bölgede bulunmaktadır. Kıl büyümesi; aktif büyüme (anagen), dökülme (katagen) ve dinlenme (telogen) olmak üzere üç evrede gerçekleşmektedir. Bu evrelerin uzunluğu her bölgede değişiktir. Bu nedenle lazer epilasyon seans aralıkları uygulanan bölgeye göre değişiklik göstermektedir.”
Lazer epilasyon uygulamalarının aktif büyüme evresi denilen anagen dönemin başlarında yapılması gerektiğinin altını çizen Dr. Akın, “Lazer epilasyon, sadece sert ve koyu tüylerde etkilidir. Açık renk ve cansız tüylerde etkili olmaz. Dinlenme dediğimiz telogen dönemde de kıl köklerinde pigment hücresi bulunmaz” diyor.
16 yaş ve altına lazer epilasyon önerilmiyor
Kılların çoğalması ve büyümesinde androjen hormonları etkili oluyor. Androjenler erkeklerde testislerden, kadınlarda yumurtalık ve böbreküstü bezinden salınıyor. Ergenlikte aktif hormonal uyarı nedeniyle oluşan tüylenme ergenlik çağındaki çocuklar ve aileleri için problem haline gelebiliyor. Ergenlik döneminin devam ettiği 12-16 (veya 18) yaşlarda hormonal üretim ve kıl köklerinin bu hormonlara duyarlılığı ise fazla oluyor. Bu yaşlarda uygulanacak lazer epilasyon, kılların dökülmesinde çok etkili olmamakla birlikte yanıt da geç alınıyor.
16 yaş ve altına lazer epilasyon çok önermediklerini belirten Dr. Akın, “Eğer yumurtalık kistleri veya diğer tüylenmeyi artıran bir durum varsa ve lazer epilasyon uygulanması mutlaka gerekliyse, seans aralıklarının normal lazer seans aralıklarından daha uzun tutulmasına dikkat edilmelidir. Ayrıca tüylenme nedenine yönelik hormon tahlillerinin, lazer epilasyon işlemine başlanmadan önce mutlaka yapılması gereklidir” diyor.