Showing posts with label güneş çarpması. Show all posts
Showing posts with label güneş çarpması. Show all posts

Tuesday, July 3, 2012

Güneş çarpması

Güneş çarpması, sıcak yaz günlerinin en tehlikeli sağlık sorunlarından biri. Çünkü tedavi edilmezse komaya, kalıcı nörolojik sorunlara, hatta ölüme dek varan sonuçlara yol açabiliyor.

Gülümseyin!  Tulisa de bir çırpıda için istekli olan bazı hevesli hayranları ile poz vermek için fırsat oldu
Yazın getirdiği en ciddi hastalık tablosu güneş çarpması, vücut sıcaklığının 41.1 dereceyi geçerek sinir sistemi bozukluğuna yol açması şeklinde tanımlanıyor. Bu durumdan en çok çocuklar ve yaşlılar etkileniyor. Ayrıca diyabet, tansiyon ve kalp hastalıkları olanlarla aşırı alkol kullananlarda risk, yükseliyor. Güneş çarpması, asla hafife alınmaması gereken çok ciddi bir sağlık sorunu. Özellikle hastanın şuurunda bulanma ve görmesinde zorlanma gibi durumlara neden olmuşsa, zaman kaybetmeden tıbbi  bakım sağlanması gerekiyor. Çünkü bu dönemde acil tedavi edilmezse komaya, kalıcı nörolojik sorunlara ve hastanın hayatını kaybetmesine neden olabiliyor. Hatta şuur kaybı geliştiğinde tedavi edilse bile yüzde 15-20 ihtimalle ölüme sebep olabiliyor.
 
Acıbadem Bağdat Caddesi’nden İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız, güneş çarpmasından korunmanın yaşamsal öneme sahip olduğunu belirterek nelere dikkat edilmesi gerektiği konusunda bilgi verdi: “Güneş çarpması, aşırı sıcak sonucu beden ısısını ayarlayan mekanizmanın bozulması sonucu ortaya çıkıyor. Havanın sıcaklığı kadar yüksek nem oranı da bu tablonun oluşma riskini artırıyor. Güneş çarpmasının en önemli sebebi, vücudun kendi ısısını koruma mekanizması olan terlemeyi yeterince gerçekleştirememesi. Bu durum, genellikle nem oranı yüzde 60’ların üzerine çıktığında meydana geliyor. Ter bezleri deri yüzeyine tuzlu bir salgı, yani ter gönderiyor ve bu hemen buharlaşarak derinin ısı yitirmesini sağlıyor. Eğer vücut yeterince terleyemezse güneş çarpması ortaya çıkıyor. Ayrıca sıcaklarda aşırı terleme sonucu fazla miktarda sıvı ve elektrolit kayıpları sonucunda da vücut sıcaklığı yükselmeye başlıyor.
 Tucking in: o sunlounger oturdu Tulisa ayrıca çeşitli ikramlar üzerinde atıştırma görüldü
En önemli belirtisi yüksek ateş
Güneş çarpmasının en önemli belirtisi, vücudun kendi ısısını ayarlama mekanizması bozulduğu için ateşin   40-41 derecelere yükselmesi. Bunun yanı sıra baş ağrısı ve dönmesi, bulantı, terleyememe, şuur bulanıklığı, kalp hızında artma, kol ve bacaklarda kramplar, hatta komaya kadar gidebilen nörolojik belirtiler gelişebiliyor.”
 
Korunmak için yapılması gerekenler
 
Giyeceklere  dikkat edin: Mevsime uygun, vücudun sıcaklığını çok yükseltmeyecek, terletmeyecek, açık renkli kıyafetler giyin. Güneşten korunmak için geniş kenarlı şapkalar takın.
Susamayı beklemeyin: Susamayı beklemeden sürekli su tüketmeye özen gösterin. Suyun yanında mineralli sularla da kaybettiğiniz elektrolitleri almanız faydalı olabilir.
Alkolden kaçının: Özellikle sıcak günlerde alkol almanız, vücudunuzun ısısını ayarlayan mekanizmayı olumsuz etkiler. 
Hafif besinler tüketin: Güneşin en etkili olduğu saatlerde aşırı yağlı, sindirimi zor yiyeceklerden kaçının. Çünkü vücudumuz ağır yemekleri sindirmek için uğraşırken ısı mekanizmasını ayarlamakta zorlanır.
Spor saatine dikkat edin: Ultraviyole ışınlarının en yoğun olduğu 11.00-15.00 saatleri arasında, güneş altında spor faaliyetleri yapmaktan kaçının.
Sık sık duş alın: İmkanınız varsa vücudunuzun ısısını düşürebilmek için sık sık duş alın.
 
Nasıl yardım etmeliyiz?
* Öncelikle hastayı sıcak ortamdan serin ve hava akımının olduğu bir alana alın. 
* Üzerindeki kıyafetleri gevşetip, çıkarın. 
* Soğuk kompreslerle vücut ısısının düşmesine yardım edin. 
* Eğer şuuru yerindeyse bol miktarda sıvı vermeye çalışın. 
* Şuuru yerinde değilse ve solunum sorunu varsa ‘yardım edeyim’ düşüncesiyle boşuna zaman kaybettirmeden hastayı acil olarak sağlık kuruluşuna ulaştırın

Monday, June 25, 2012

Alkol serinletmiyor.

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Oğuzhan, “Alkol, vücudumuzdan fazla miktarda su atılmasına neden oluyor. Bu da ısı ve güneş çarpmasını kolaylaştıracak bir faktör olarak karşımıza çıkıyor” dedi.

Yoğun: Thomas diye bir kokteyl gibi görünen uzakta yudumladı olarak ona yoğun bakıyordu, The Last Song yıldız gözlerini alamadılar
Oğuzhan, kalbin sıcak havalarda genişleyen ciltteki damarlara daha fazla kan gönderebilmek için daha hızlı ve daha güçlü kasıldığını söyledi.
Bu sayede kalbin, ciltte kanı dolaştırarak soğuttuğunu anlatan Oğuzhan, şöyle devam etti:
“Kalp hastalarında vücut dengesi çok hassastır, sınırda olan kalp fonksiyonları daha fazla kasılma ihtiyacı olduğunda bunu yerine getiremez. Bu durumda da vücudun soğutma mekanizması çalışmaz. Bu bir yandan kalp krizine davetiye çıkarır, bir yandan da sıcağın diğer etkilerini ortaya çıkarır. Önce ısı yorgunluğu ortaya çıkar. Aşırı terlemeyle halsizlik, bitkinlik, yorgunluk hissedilebilir, bazen bulantı hissi olabilir, hafif baş ağrısı ortaya çıkabilir. Eğer uzun süre sıcağa maruz kalınırsa bunlar normal insanlarda da olabilir ama kalp hastasıysanız ve özellikle 65 yaşın üzerindeyseniz risk daha fazladır.”

GÜNEŞ ÇARPAN KİŞİYE SU İÇİRMEYİN

Oğuzhan, “ısı yorgunluğu” evresinde gölgeye alınmayan, soğuk suyla serinletilmeyen, terle kaybettiği sıvıyı alamayan kişilerde “güneş çarpması” olarak adlandırılan ağır bir tablo ortaya çıktığını kaydederek, “Bu tablo ölüme kadar gidebilir. Bu tabloda artık hasta terleyemez hale gelir, cilt kurur, yüz kızarır, şuur bulanıklığı başlar, şiddetli, zonklayıcı baş ağrısı vardır. Artık, bu kişinin acil olarak bir sağlık merkezine başvurması gerekir” diye konuştu.
Güneş çarpması durumunda hastanın hemen gölgeye alınması ve soğutulması gerektiğini dile getiren Oğuzhan, “Ancak bu kişiye su içirmeye çalışmamamız lazım. Bilinç bulanıklığı olduğu için suyun akciğerlere kaçma ihtimali vardır. Hemen bir ambulans çağırıp, sağlık merkezine taşınması gerekir” dedi.

SERİN OLAN ALIŞVERİŞ MERKEZLERİNE GİDİN

Oğuzhan, kalp hastalarının kullanması gereken ilaçların dozunun sıcak havalarda yeniden ayarlanması gerekebileceğini belirterek, tansiyon düşürücü, idrar söktürücü, beta bloker grubu ilaç kullanan kalp hastalarının doktorlarına başvurması gerektiğini anlattı.

Kalp hastalarının 10.00-15.00 saatleri arasında dışarı çıkmaması gerektiğini belirten Oğuzhan, şunları anlattı:
“Mümkünse evde de klimalı bir ortamda otursunlar. Klimaları yoksa olan birine gitsinler, bu çerçevede alışveriş merkezlerini tercih edebilirler. Bu sayede ticaret de hareketlenmiş olur. Bir de özellikle aktivitelerini sınırlamalarında fayda var. Bu, sağlıklı insanlar için de geçerli. İnce ve geniş elbiseler kullanmaları lazım. Kafalarını şapka ile gözlerini gözlükle korumaları gerekir. Şemsiye kullanabilirler. Mümkün olduğunca sıvı almalılar. Ancak kalp yetmezliği olanların aşırı sıvı alması da zararlı olabilir.”

EN GÜZEL İÇECEK SU 

Prof. Dr. Oğuzhan, sıcak havada alkolü tavsiye etmediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Özellikle sıcak havalarda, kıyı kesimlerinde yaygın olan 'soğuk bir bira içip serinleyelim' yaklaşımı çok yanlış. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki alkol, vücudumuzdan fazla miktarda su atılmasına neden oluyor. Bu da ısı ve güneş çarpmasını kolaylaştıracak bir faktör olarak karşımıza çıkıyor. Zaten terlemeyle su kaybediyoruz. Bu nedenle soğuk da olsa alkol kesinlikle bizi serinletmiyor. Ayrıca şekerli, gazlı meşrubatları da önermiyoruz. Şeker hem idrarla vücuttaki suyu atıyor hem de kalori demek. En güzel içecek su. Bunun yanında az şekerli komposto, limonata olabilir, yağ oranı fazla olmayan ayran olabilir.”