Showing posts with label hastalık. Show all posts
Showing posts with label hastalık. Show all posts

Thursday, June 28, 2012

Bağırsak enfeksiyonlarına dikkat

Yaz aylarında artış gösteren bağırsak enfeksiyonlarına zamanında müdahale büyük önem taşıyor. Sıvı kaybı giderilmeyen enfeksiyonlar özellikle çocuklarda ölüme neden olabiliyor.

Lactose intolerance: About one to two hours after eating a dairy product, people develop bloating, wind, diarrhoea and abdominal pain
Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Mehmet Bakır, bağırsak enfeksiyonlarının dünyada ve Türkiye'de çok sık görülen hastalıklardan olduğunu ve yılda 5 milyon kişinin bu hastalık nedeniyle kaybedildiğini söyledi.
Ülkemizde enfeksiyonların her yaş grubunda görülebildiğini ve çocuklarda ortaya çıkması halinde daha çok dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Bakır, ''Zamanında müdahale edilmezse ve sıvı kaybı giderilmezse özellikle çocuklarda ölümlere sebebiyet veriyor'' dedi. Prof. Dr. Bakır, şunları aktardı: ''Yaz ishali olarak bilinen bağırsak enfeksiyonları, bulantı, kusma ve ishal ile kendini gösterir ve zaman zaman buna ateş de eklenir. En önemli belirtileri kusma ve ishaldir. Hasta kusma ve ishal ile sıvı kaybı yaşar, kaybedilen bu sıvı ile vücudun sıvı dengesi bozulur. Bu sıvı dengesi zamanında dengelenmezse tehlike çanları çalar, çocuklar ve yetişkinlerde ölümlerle sonuçlanabilir.''
Enfeksiyon hastalıklarından korunmada herkese büyük görev düştüğünü dile getiren Bakır, ''Neticede hastalığın bulaşma şekli su ve gıda yoluyla gerçekleşir. Dolayısıyla temiz gıda ve su tüketimi hastalıkta korunma yollarından biridir. Kentlerde büyük kitlelerin zarar görmemesi için belediyelere büyük görev düşmektedir. Aynı zamanda kanalizasyon alt yapısı da çok önemlidir'' şeklinde konuştu.
Sağlık-elemanı: Araştırmacılar, ebeveynlerin çocuklarının suyunu vermek için teşvik yerine edilir 'sağlıklı' meyveli içecekler
YAZ AYLARINDA SU VE TUZ KAYBI ARTAR Prof. Dr. Mehmet Bakır, besin hijyeninin önemine vurgu yaparak, gıdaların hazırlanma aşamasının ve bu gıdaların bekletilmesinin mikropların bulaşmasına neden olabileceğini bildirdi.
Gıdaları hazırlama aşamasından sunum aşamasına kadar dikkatle çalışılması gerektiğini söyleyen Bakır, ''Çünkü bu mikro organizmalar çok kısa sürede, belli ısı ve nemde çok çabuk çoğalıp önemli miktarlara ulaşırlar ve hastalık oluşturabilirler. Usulüne uygun üretim ve denetim yapılırsa bu alanda da sorun kalmaz. Özellikle pişirilen ürünler açıkta ve uygun olmayan koşullarda bekletilmemeli, çok kısa sürede tüketilmelidir. Sıcakta ve uzun süre bekletilen gıdalar risk oluşturabilir'' ifadelerini kullandı.
Yaz aylarında vücudun su ve tuz kaybettiğine işaret eden Bakır, ''Vücudun kaybettiği su ve tuz tekrardan kazanılmalı ve denge sağlanmalıdır çünkü ölümler genelde bu dengenin bozulması ile gerçekleşiyor'' dedi.
AŞIRI SIVI KAYBI ÖLÜM NEDENİEnfeksiyon ağır seyrettiğinde hekime başvurulması gerektiğini dile getiren Bakır, şöyle konuştu: ''Sıvı kaybında en önemli tedavi ağızdan sıvı takviyesidir. Ağızdan verilen sıvı yetmez ise damardan serum yolu ile sıvı takviyesi yapılmalıdır. Sıvı kaybı aşırı olursa hastanın ölümüne kadar neden olabiliyor ve bu gelişmekte olan ülkelerde önemli ölüm sebeplerinden biridir.''
Bu hastaların ishal kesici ilaçları hekim tavsiyesi olmadan kullanmamaları gerektiğine dikkati çeken Bakır, ''İshal kesici ilaçlar ve antibiyotikler bunların birçoğuna etkili olmadığı gibi yan etkileri de olabiliyor. Bu hastalığın tedavisi sıvı takviyesidir. Su, ayran, taze sıkılmış meyve suyu ile sıvı açığı giderilebilir'' ifadesini kullandı.

Wednesday, June 13, 2012

Havuz ve denizdeki tehlike.

Denize ve havuza girenlerin kulak, göz, cilt, idrar yolu enfeksiyonları ile ishal gibi sindirim sistemi sorunlarıyla karşı karşıya kalabileceği, bunların önlenebilmesi için denizin ve havuzun temizliğine dikkat edilmesi, enfeksiyonu olanların denize ve havuza girmemesi gerektiği bildirildi.

Fun in the sun: Tulisa solo materyal üzerinde çalışmaya Amerika'da şu anda
İzmir Halk Sağlığı Müdürü Bediha Türkyılmaz, okulların kapanması ve havanın ısınmasıyla insanların serinlemek için havuza ve denize gittiğini belirtti.
İzmir'deki ticari işletmelere ait 330 havuzdan geçen yılın mayıs ayından bu yana ayda bir kez numune alarak kimyasal, fiziksel ve mikrobiyolojik açıdan inceleme yaptıklarını söyleyen Türkyılmaz, şöyle konuştu:

“Yaz aylarında havuza ve denize girme sonucu enfeksiyonlara yakalanma riski artmaktadır. Kulak, göz, cilt, idrar yolu enfeksiyonları ile ishal gibi sindirim sistemi sorunları, serinlemek için koştuğumuz deniz ve havuzların beraberinde getirdiği risklerden bazılarıdır. Aktif cilt mantarı, göz ve kulak enfeksiyonu olan kişiler havuza ve denize girmemeli, aksi takdirde hem enfeksiyonlarının iyileşmesi gecikecek hem de diğer kişilere bulaştıracaklardır.”

"EN TEMİZİNDE BİLE DIŞ KULAK ENFEKSİYONU RİSKİ VAR"

Havuzdan ve denizden kaynaklanan dış kulak yolu enfeksiyonlarına da yazın çok sık rastlandığını kaydeden Türkyılmaz, kulaklarına tüp takılan çocukların kesinlikle havuza girmemesi gerektiğini, bakımı yapılmayan havuzlarda dış kulak yolu enfeksiyonlarının ortaya çıkma riskinin yüksek olduğunu söyledi.
Enfeksiyona bağlı olarak şiddetli kulak ağrısı, dış kulak yolunda şişme, kulak akıntısı, tıkanma ve duyma sıkıntısı yaşanabileceğini ifade eden Türkyılmaz, “En temiz havuzlarda bile dış kulak enfeksiyonu görülme riski vardır” dedi.

"TEMİZLİĞİNDEN ŞÜPHE EDİLEN HAVUZLARDAN KAÇINILMALI"

Sağlık için gerekli şartlara sahip olmayan havuzlar ve kimi zaman da deniz suyunun idrar yolu enfeksiyonlarına neden olabildiğini belirten Türkyılmaz, havuz enfeksiyonları arasında en sık rastlanan şikayetin “havuz sistiti” olduğunu, bu nedenle temizliğinde şüphe edilen havuzlardan kaçınılması gerektiğini söyledi.

Havuzdan bulaşan hastalıkların çoğunun klorlama yoluyla önlenebileceğini ancak klorun bazı mikropları anında öldürmediğini, klorlu havuzlarda dahi enfeksiyon riskinin belli ölçüde devam ettiğini ifade eden Türkyılmaz, şunları kaydetti:

“Öncelikle çocuklarda ishal varsa kesinlikle havuza girilmemelidir. Bu özellikle henüz tuvalet eğitimini tamamlamamış çocuklar için geçerlidir. Aksi takdirde mikropları havuza bulaştırabilir ve diğer insanların da hasta olmasına neden olunabilir. Havuz suyunun çocuğunuzun ağzına girmesinden kaçının. Çocuklarınıza havuz suyunu ağızlarına almamaları ve yutmamaları öğretilmelidir. Hijyen kurallarına özen gösterilmeli, havuza girmeden önce duş alınmalı, tuvalet kullandıktan ya da bebek bezi değiştirildikten sonra eller bol sabunlu suyla yıkanmalıdır. Aksi takdirde vücudunuzda bulunan mikroplar suya bulaşarak, havuza giren diğer kişileri de etkileyebilir. Çocuğunuz havuzda yüzdükten sonra gözleri kıpkırmızı oluyorsa klora karşı hassasiyeti söz konusudur. Havuz suyunun temizlenmesi için fazla miktarda dökülen klor, özellikle çocuklarda kornea tabakalarında hücreye zarar verebilir. Bir havuza temiz denilebilmesi için klor kullanmanın yeterli olmadığını unutmamak gerekir. Steril bir göz yıkama solüsyonu veya yapay gözyaşı damlaları ile çocuğunuzun gözlerini yıkamak rahatsızlığını bir miktar azaltabilir. Ayrıca yüzerken çocuğunuzun yüzme gözlükleri kullanmasını sağlamalısınız.”

Deniz suyundaki riskin yok denilecek kadar az olduğunu söyleyen Türkyılmaz, denizdeki en büyük tehlikenin deniz suyuna kanalizasyon karışması olduğunu belirtti.

Koli basilinin insan ve hayvanların bağırsaklarında bulunan bir bakteri olduğunu kaydeden Türkyılmaz, “Bu da ishale, cilt ve göz enfeksiyonlarına neden olabilir. Denizlerden çok fazla bir tehlike gelmez ancak temizliğinden şüphe edilen, kirli denizlere girilmemesi gerekmektedir” diye konuştu.