Showing posts with label parfüm. Show all posts
Showing posts with label parfüm. Show all posts

Tuesday, June 19, 2012

Parfümü cildinize sıkmayın.

Leke tedavileri, gelişen teknoloji ile daha kolay olmaya başladı. “Ozon tabakasının yırtılmasıyla birlikte güneşin zararlı ışınları lekelerin tekrarlamasına neden oluyor” diyen Dermatolog Dr. Yasemin Fatih Amato, lekelerin nedenlerini ve çözümlerini anlattı.
Making scents: If you suffer a reaction to perfume, try spraying the fragrance on your clothes instead of your skin
Doğum lekeleri
Doğum lekeleri her hamilelik sırasında kendini tekrarlar. Özellikle doğum kontrol hapları ve hamilelik sırasında oluşan bu lekeler hormonsal değişimlerin melanin pigmentinin aşırı üretilmesine sebep olur. Bu artış özellikle güneş ile doğrudan temas içerisindeki yanak, alın ve çene gibi yerlerde büyük lekelerin oluşmasına ve her hamilelik sırasında tekrarlamasına neden olur.
İlaçların yan etkisiyle oluşan lekeler
Sık kullanılması zorunlu, ağızdan alınan bazı ilaçlar ve bölgesel sürülen bazı kimyasallar nedeniyle vücut üzerinde lekeler meydana gelebilir. Sistematik ilaç alınıyorsa eğer ağız veya iğne yoluyla vücudunuzun her bölgesinde görülebilir. Bölgesel ilaç alımlarında, krem, losyon, sprey ve damla gibi bu durumlarda bölgesel kızarıklıklar, yanıklar ve lekeler oluşabilir.
Klasik güneş lekeleri
Özellikle güneşe doğrudan ve sıkça maruz kalan kişilerde oluşan bu durum aslında cildimizin kendini korumak amacıyla kalınlaşması ve fazla melanin pigmenti üretmesinden kaynaklanır. Bu artış ile belirli bölgelerde leke şekli ortaya çıkar.
Plaj güzellik: Bir tutunarak tığ işi elbise kum Halle lolls
Çiller
Yanak, alın ve çene bölgesinde daha sık gördüğümüz bu lekeler açık veya daha koyu renkli olabilirler. Genelde ilkbahar ile başlayıp, yazın en fazla seviyesine çıkan bu lekeler, kış ile sönerler.
Lentigo
Güneş nedeniyle ortaya çıkan şekline solar lentigo denirken, ilerleyen yaşlarda yaşa bağlı olarak karşılaşılanlarına senil lentigo denir. Boyutları 2-20 cm aralığında olan bu açık kahverengi ile siyak renkli lekeler sistematik bazı hastalıklarla birlikte görülürler. Yaşlılarda her iki tipi de aynı anda görülebilir. Bu durumda lekeleri almak hastayı gençleştirir.
Lekelerin nedenleri ve çözümleri
- Hamile kadınlarda doğum kontrol ilaçları, hormonlu sipiraller, adet geciktiricileri leke yapabilmektedir. Bu yüzden anne adayları daha dikkatli olmak zorundadır. Halk arasında hamilelik maskesi denilen ve yüzü kaplayan bu kahverengi lekeler, aslında doğum sonrası depresyonlarından biridir. Bu tarz lekelerin ortadan kaldırılması için uzun tedavi seansları gerekir.
On the right scent: Scientists say only we can chose the fragrance that works best with our own natural odour
- Yazın kullanmak zorunda kaldığınız tüm ilaçların prospektüslerini okuyunuz. Çünkü birçok ilaç ışık duyarlılığı nedeniyle lekelenmeyi artırır. Bu yüzden ilaç duyarlılığına dikkat etmelisiniz.

- Tahriş edici işlemler dediğimiz, ağda, kese, peeling gibi işlemler sonrası güneşlenmeyin. Çünkü lekelenmeleriniz güneş nedeniyle doğrudan artar.
- İçerisinde alkol bulunan parfüm, tonik ve kolonya lekelenmeyi artırır. Yazın parfümünüzü doğrudan derinize değil saçlarınıza sıkın. Dikkat edin birçok kadın ve erkekte lekeler parfüm sürülen boyun ve etrafında görülür.
- Mor olan gözaltları güneş koruyucusu ve gözlük kullanılmazsa eğer var olan şikayetleri artacaktır.
- Su sporları ile uğraşanlar ve denizde aşırı kalanlar lekelenme konusunda en büyük risk grubundadırlar. Aynı zamanda bu gruba dağcı ve doğa yürüyüşlerini sevenleri de katabiliriz.
- Sık araç kullanan kişilerin elleri lekelenir, bu kişiler koruyucu kullanmalıdır.
- Esmer tenli kişilerin lekelenmesi sarışınlara göre daha fazladır. Ve tedavileri zor, uzun bir süreç alır. Esmer olmak güneş yanığı olunmasını engeller ama leke tedavisi için dezavantajdır.
Unutmayın, artan leke şikayetleri ile cilt kanserlerinde son yıllarda artış vardır. Bunun nedeni aşırı ve bilinçsiz güneşlenmedir. Bu tarz leke tedavileri için uzman kişilerden yardım almalısınız. Bilinçsiz müdahaleler lekeleri iyileştirmediği gibi artmasına da neden olabilir. En son çare olarak uyguladığımız lazer tedavilerini ancak krem ve peeling uygulamalarının cevap vermediği durumlarda öneriyoruz.

Friday, June 15, 2012

Güneş kremleri her 2 saatte bir yenilenmeli

Koruyucu kremler deri tipine göre tercih edilmeli, dermatolojik kremler olmalı ve her 2 saatte bir yenilenmeli...

suntan cream
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. M. Ali Gürer, güneşin cilt yaşlanmasına neden olduğunu ifade ederek, güneş koruyucu kremlerin deri tipine göre tercih edilmesini, dermatolojik kremler olması gerektiğini ve kremlerin her 2 saat’te bir yenilenmesinin gerektiğini söyledi.
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. M. Ali Gürer ANKA’nın sorularını yanıtladı. Gürer, güneşin cilt yaşlanmasına neden olduğunu belirterek, güneşin akut ve kronik olmak üzere iki tür etkisinin olduğunu söyledi. Gürer, Akut etkide, ciltte güneş yanıklarının oluştuğunu, kronik etkide ise, deri kanserlerine yol açtığını bildirdi.
Güneş koruyucular dermatolojik olmalı: Koruyucu güneş kremlerinin sadece yazın değil kışın güneşte de kullanılması gerektiğine işaret eden Gürer, koruyucu kremlerin deri tipine göre tercih edilmesini ve dermatolojik kremler olması gerektiğine dikkat çekti. Güneşe çıkmadan yarım saat önce güneş koruyucu kremin sürülmesi gerektiğini belirten Gürer, "Suya dayanıklı kremler diye bir şey yok, kremler her 2 saat de bir yenilenmeli" diye konuştu. Bayanların yüzüne fondöten, pudra gibi kapatıcılar sürmesinin güneşteyken ciltte lekelerin yol açabileceğine dikkat çeken Gürer, bu tür kapatıcıların altına güneş koruyucu kremlerinin sürülmesinin yararlı olacağını söyledi.
Bebekler için de mutlaka koruyucu güneş kremlerinin kullanılması gerektiğini vurgulayan Gürer, katkı maddesi içeren, güzel kokulu kremlerden kaçınılması gerektiğini bildirdi.
Parfümler de güneş lekelerine yol açıyor: Güneşin ciltte sarkmalara ve deri kanserine de neden olduğunu belirten Gürer, parfüm sıktıktan sonra yoğun güneşte kalmanın ciltte lekeler oluşturduğunu söyledi.
Benlere dikkat: Solaryumun güneşten daha zararlı olduğuna dikkat çeken Gürer, gövdedeki şekilsiz büyük benlerin güneşten oluştuğunu, bu benlerin melanom kanserine dönüştüğünü söyledi. Gürer, bütün deri kanserleri içinde en tehlikeli olanın da melanom kanseri olduğunu dile getirdi.
Güneş insana hayat veriyor: Güneşin yalnız zararlarının değil yararlarının da olduğunu söyleyen Gürer, "Güneş insanın ruhunu aydınlatıyor, bu cilde de yansıyor, güneş insana hayat veriyor, vitamin sentezi yapıyor, antioksidan yapıyor, metabolizmaya, cildimize, tırnaklara, saçlara yararı var" diye konuştu.
Sebze ve meyve bol tüketin: Yaz aylarında bol su içilmesi gerektiğini belirten Gürer, "Açık tenliler 50+ faktörlü güneş koruyucu kremler kullanmalı, koyu tenliler de 15, 20, 30 faktörlü koruyucu kremler kullanmalı, kışın ise bu faktörler düşürülebilir" dedi.
Gürer, Antioksidan olduğu için A, C, E vitaminleri ve selenyum içeren besinler tüketilmesi gerektiğini ifade ederek, yaz aylarında sebze ve meyvenin bol tüketilmesi gerektiğini söyledi. Kırımızı etin cilde zararlı olduğunu belirten Gürer, daha çok beyaz ete yönelinmesi gerektiğini, ancak hafta bir kez kırmızı etin de yenmesi gerektiğini kaydetti.

Tuesday, June 12, 2012

Alerjiniz mi var

Bazı kişilerin vücut dirençleri, çeşitli yiyecekler, çiçek tozları, elbise, halı, parfüm, plastik eşyalar, dar elbiseler, sıcak veya soğuk hava ile hayvan tüyleri gibi maddelere duyarlıdır.

/_np/5132/16925132.jpg
Alerjik durumlar, psikoloji ve yanlış beslenmeyle de yakından ilgilidir. Özellikle son yıllarda hazır gıdaların, boyalı katkı maddeleri içeren yiyeceklerin, beyaz un ve şekerin aşırı tüketimi alerjik reaksiyonları artırdı.

C VİTAMİNİ ALINMALI
Her türlü alerjide karaciğerin kendini temizlemesi ve toksin atması çok önemlidir. Ayrıca mutlaka yeterli miktarda C vitamini alınmalıdır. Alerjik belirtiler hisseden kişi, pastırma, sucuk, konserve, et, balık, kavun ve çilek gibi vücut direncini azaltan gıdaları çok fazla tüketmemelidir.

HANGİ BESİNLER İYİ GELİR?
Alerjisi olanlar, şahtere, ısırgan, zerdeçal, aloe vera, yulaf ezmesi, maydanoz, sarmısak, buğday çimi, taze bezelye, soya fasulyesi, badem, fındık, muşmula, atkuyruğu ve sinirli otu bol bol tüketmelidir.
Günde iki–üç bardak ısırgan otu çayı, öğün aralarında tatlandırılmadan içilmelidir.
Alerjiyi, oluştuğu nedene göre tedavi etmek en doğrusudur.

KAİNAT ŞİFAHANESİNDEN PRATİK BİTKİSEL FORMÜLLER/_np/5098/16925098.jpg
-1 çay bardağı kaynatılıp soğutulmuş suya 1 çay kaşığı Himalaya tuzu atılır. Hazırlanan su, burna çekilerek gargara yapılır.
-10 adet karanfil, 10 adet karabiber, 10 gram zencefil, 5 adet kabuk tarçın, 5 gram ısırgan tozu, 5 gram hibisküs, 10 gram zerdeçal, 10 gram ekinezya, 5 gram ayva yaprağı, 5 gram alıç ve 1 gram kekik, kaynayan 2 litre suyun içine atılır. 10 dakika daha kaynatılıp süzülen karışımdan sabah, öğle ve akşam birer bardak içilmesi önerilir.
-5 gram nane yağı, 5 gram kekik yağı, 5 gram hardal yağı, 5 gram biberiye yağı ve 5 gram ısırgan yağı karıştırılır. Bu karışım, göğüs ve sırt bölgesine sürülür.
-10 gram meyan kökü küçük küçük doğranır ve 1 litre suda 10 dakika kaynatılır. Soğumaya bırakılan sudan üç hafta boyunca her yemekten önce 1 su bardağı içilir.
-Alerji rahatsızlığı olan kişilerin yılın belli zamanlarında mutlaka “Kozmik Beden Temizliği” ve “Detoks” programlarıyla karaciğer ve kanlarını temizlemeleri gerekir. 

ŞİFALI TAŞLAR/_np/5095/16925095.jpg/_np/5091/16925091.jpg
Ametist: Şifa konusunda en güçlü taşlardan olan ametist, değerli taş sevenler için de gözde parçalardan biridir. Nazarın ilk bakıştaki “olumsuz enerji” olduğu kabul edilirse, rengi ve güzel görünümüyle ilk bakışı çekeceğinden, ametistin de nazara karşı koruma sağladığı kabul edilir. Cilt hastalıklarına karşı etkilidir. Göz hastalıklarına, cilt alerjilerine, migrene, baş ağrılarına ve kalp rahatsızlıklarına iyi gelir. Depresyona karşı faydalıdır. Enerji dolu bir taş olduğu için çoğu kişinin üzerinde canlandırıcı bir etkisi vardır.

Kehribar: Taş olarak bilinir ama aslında reçinenin fosilleşmiş hâlidir. Çok yumuşak ve hafiftir. Gerçek kehribarın en önemli özelliği, yakıldığında çevreye çam kokusu yaymasıdır. Taklit kehribar; plastik, cam, sentetik çam sakızı veya fosilleşmemiş doğal çam sakızından imal edilir ve petrol ürünleriyle renklendirilir. Kehribarın boğaz ve tiroit bezi enfeksiyonlarını tedavi etme özelliği vardır. Roma devrinde kehribar, guatr tedavisinde kullanılmıştır. Böbrek, karaciğer, mesane ve dalağı temizler, sağlıklı çalışmasını sağlar. Astım, bronşit gibi solunum yolları hastalıklarını önler, oluşmuşsa iyi gelir.

RENK VE KOKULAR
Alerjiye karşı mor ve sarı renkleri, ayrıca kehribar taşının diğer bir rengi olan portakal rengi kullanılabilir. Nane, lavanta, okaliptüs gibi kokular da rahat nefes alınması sağlar.

Friday, June 8, 2012

Yaz mevsiminin kabusu: Aşırı Terleme

Aşırı terleme sorunu olanlar için yaz mevsimi bir kabus dönemi olabilir. Peki, terlemeden kurtulmanın yolları nelerdir?

Bare-faced chic: Get your skin into great condition for minimal make-up
Aşırı terleme kişiyi ve çevresindeki rahatsız eden bir durumdur. Parfümler, deodorantlar veya koltukaltı pedleri herkeste işe yaramayabilir.

Aşırı terlemeden kurtulmak için başvurulan yöntemlerden biri de lazer operasyonlardır. Ancak bu sorun için böyle bir operasyon geçirmek herkesin tercihi olmayabilir.
Terlemeye karşı üretilmiş olan antiperspirant özellikli deodorantlar kişiler arasında farklı etki gösterir. Bu ürünleri kullanmadan önce uygulanacak alanın kesinlikle temiz olması gerekmektedir. Günlük yaşantıda ise koltukaltı bölgesini sürekli temiz tutmak pek mümkün değildir.

Terleme sadece koltukaltında olmaz. Ellerde, yüzde, sırt ve göğüste de terleme görülür. Bu kişiler antikolinerjikler olarak bilinen ilaçları kullanarak terleme kabusundan kurtulabilir.