Showing posts with label sıcak. Show all posts
Showing posts with label sıcak. Show all posts

Tuesday, July 3, 2012

Sıcak havalarda rahat uyumanın ipuçları

Yaz aylarında, özellikle sıcak ve rutubetli günlerde uyku uyumak neredeyse imkansızdır.

Sleep troubles
Yaylarında, özellikle sıcak ve rutubetli günlerde uyku uyumak neredeyse imkansızdır. Ancak yine de daha rahat bir uyku için alabileceğiniz bazı önlemler var. Klima da bunlardan biri. Hatta genel kanının aksine, dikkatli kullanılan klimalar hastalıklara yol açmıyor ve konfor düzeyini önemli ölçüde artırıyor.  
Yaz uykusu deyince aklınıza "estivasyon" gelmesin! Kış uykusunun, "hibernasyon",  tersine, bazı hayvanların yazın aşırı sıcak ve çok kurak geçtiği yerlerde vücut işlevlerini en az düzeye indirerek haftalarca, hatta aylarca “uyumalarına” verilen bilimsel isimdir bu. Bazıları salgıladıkları bir koza içinde su kaybını önleyerek, bazıları metabolizmalarını çok düşük seviyelere indirerek doğa koşullarıyla başa çokmaya çalışırlar. Oysa biz burada yaz sıcaklarında da sağlıklı, dinlendirici ve hem vücudumuza hem ruhumuza ferahlık verecek uyku startejilerinden söz etmek istiyoruz. 
 
İnsan vücut ısısı doğal olarak gün içinde küçük de olsa, düzenli bir dalgalanma gösterir. Akşama doğru biraz artar, uykuda azalır, sabaha karşı tekrar artmaya başlar. Üstümüz açık olarak ısısı klima ile sabitlenmiş bir odada akşam rahatca uyuduktan sonra sabaha karşı üşüyerek uyanmamızın nedeni, aslında odanın değil içimizin soğumuş olmasından kaynaklanır. Pek çok memeli hayvan gibi biz de vücut ısımızı oldukça dar bir aralıkta, 0.5-1.5 derecelik bir pay içinde tutmak zorundayız. Vücut ısımız 40 derecenin üstüne çıkmışsa çok hastayız demektir, 35’e inmişse donmak üzereyiz sayılır. 
 
Yaz aylarında, özellikle sıcak ve rutubetli günlerde rahat uyumak için alabileceğimiz bazı önlemler var: 
 
Herşeyden önce mümkün olduğunca havadar yerde uyumamız gereklidir. 
• Sıcağa hassas kimselerin yatak odalarında klima kullanmayı değerlendirmeleri yerinde olur. Genel kanının aksine, dikkatli kullanılan klimalar hastalıklara yol açmaz ama konfor düzeyini önemli ölçüde artırabilir. Filtrelerin sık temizlenmesi veya değiştirilmesi, ısının 24-25 derece aralığında kalması, nem oranının çok düşürülmemesine dikkat edilmelidir.
• Özellikle yaşlıların, kalp, tansiyon, ciğer hastalıkları olanların, kilolu kişilerin vücutlarını tam destekleyen, vücudun ağırlık noktalarına özel destek sağlayan rahat şiltelerde ve yastıklarla yatmaları uyku kalitesini artıracaktır. 
• İnsanların en az giysileri, ayakkabıları kadar kullandıkları yatakları ve yastıkları da dikkatle seçmeleri gerekir: Boyunlarımızın doğal eğriliğini destekleyen ama çenemizin öne doğru bükülmesine neden olmayan yastıklarda yatmak yerinde olur. Kemik, kas ve eklem hastalığı olanların ortopedik yataklar kullanması gerekir. Eşi rahatsız uyuyanların iki kişilik tek yatakda değil, yanyana tek kişilik iki yatakta yatmaları, "eş durumundan uyku sorunlarını" önemli ölçüde azaltabilir.
• Çarşaf, yastık kılıfı ve pikelerin pamuklu olması şarttır. Özellikle yastıkların dolgu maddelerinin hava akımına izin veren doğal veya bu iş için özel üretilmiş sentetik maddelerden olmasına dikkat edilmelidir.
• Yaz aylarında gece yenen yemeklere dikkat etmekte yarar var. Herşeyden önce son öğün ile yatma saati arasına en az 3 saat koymak, midenin boşalmasına ve yatınca solunum ve kalp üstünde basınç olmasını azaltmak açısından gereklidir.    
• Akşam yemeklerinde yağlı, kızartmalı, baharatlı/acılı/ekşili yemeklerden özellikle kaçınmak lazım. Her zaman olduğu gibi alkol, kahve başta olmak üzere bütün kafeinli içecekler (kolalar ve enerji içecekleri dahil) uykuya dalmayı güçleştirecek veya kalitesini bozacaktır. Az miktarda alkol insanı gevşeterek uyumasını kolaylaştırabilirse de fazlası mutlaka uyku kalitesini bozar, sabah “akşamdan kalma” duygusu da yeni güne geç ve güç başlamaya neden olur. Ayrıca, daha sık tuvalete kalkmak ihtiyacı ilave bir faktör olarak uykuyu böler: Alkol ve çay-kahve akşam saatlerinde alınınca gece uykusunu mutlaka olumsuz etkiler.
• Yaz aylarında uyku saatlerinin sürekli bozulması, yaz sonunda kalıcı uyku döngüsü bozukluklarını tetikleyebilir.
 
 KISA UYKU SORGUSU:  
 
Aşağıdaki birkaç kısa ama kritik sorudan herhangi birine ‘’evet’’ yanıtı verenlerin bir uyku bozuklukları uzmanından yardım alması gerekebilir:  
-       Sık sık geceleri uykuya dalmakta ve uykuyu sürdürmekte zorluk çekiyor musunuz?
-       Kac saat uyursanız uyuyun, sabah uyandığınızda kendinizi hala yorgun hisseder misiniz?  İşe veya okula geç kalma probleminiz var mı?
-       Sosyal açıdan uygun ve istediğiniz saatlerde uyuyup uyanabiliyor musunuz? Sık sık boğulma hissiyle, kabuslarla veya korkuyla çıglık atarak uyandığınız olur mu?
-       Çevrenizdeki insanlar tarafindan horladığınız veya uykuda nefes almakta güçlük çektiğinize ilişkin gözlemler var mı?
-       Gün içinde ani ve engellenemez uyku bastırmasi olur mu? Direksiyon başında hiç bir an için olsa bile uykuya daldınız mı?
-       Gece yatmadan önce bacaklarınızda rahatsızlık, huzursuzluk, ağrı, karıncalanma vs gibi nahoş hisler oluşur mu? Bacaklarınızı istem dışı hareket ettirdiğiniz olur mu?
 

Monday, June 25, 2012

Sıcak ve güneşten korunmak için.

Erciyes Üniversitesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ekrem Aktaş, aşırı sıcaklarda yüzün sık sık yıkanmasını, 2 saatte bir güneş koruyucu krem ve losyon sürülmesini önerdi.


Prof. Dr. Ekrem Aktaş, aşırı sıcaklarda sadece deniz ve havuza girenlerin değil, güneş ışığına çıkanların da en az 35-50 faktör güneş koruyucu krem veya losyon kullanmaları gerektiğini söyledi. Dermotoloji uzmanı Prof. Dr. Aktaş, "Saat 10.00-16.00 arasında güneşe çıkmak zorunda olanlar, açık bölgelerine nemlendirici losyon ya da kortizon içeriği az olan, koruyucu özelliği 35-50 faktör olan güneş yağı veya kremi sürmelidir. Bunun yanı sıra eller ve özellikle yüz, günde en az 8-10 kere yıkanmalıdır. Denize girsin, girmesin, güneş ışığına maruz kalanlar, iki saatte bir güneş koruyucuları yenilemelidir” dedi.

Saturday, June 23, 2012

Hamilelere yazı rahat geçirmeleri için öneriler.

Hamilesiniz, üstelik yazın en kavurucu günleri de geldi. “Bu sıcak yaz günlerini nasıl geçireceğim?” diye endişelenmeyin. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ayşe Kara, hamileliğinin ilk ve son ayları yaz dönemine denk gelen anne adaylarına yazı rahat geçirmeleri için önerilerde bulundu.
Hamile annesi: Onu 130 yaşındaki kızı Maya sahilde oturdu Kill Bill yıldız denize dalıp zevk
Gebeliğin fizyolojik bir süreç olduğunun altını çizen Op. Dr. Kara, “Özellikle yaz ayları hamileliğin ilk ve son aylarını yaşayan anne adaylarını zorlar. Aşırı sıcak ve nem, birtakım sağlık sorunlarını da ortaya çıkarır. Sıcak basmaları, el ve ayak tabanlarında yanmalar, alerjik problemler, bulantı ve kusmalarda artış, halsizlik, uykusuzluk ve nefes darlığı en sık rastladığımız problemlerdir. Bu dönemde anne adayının beslenmesine, giyimine, temizliğine daha çok dikkat etmesi gerekir. Yaz dönemi gebeliğin son üç ayına denk geliyorsa gebelik sıkıntıları daha fazla rahatsız edebilir. Alınan aşırı kilolar ve ödem, nefes darlığını artırabilir, hareket kabiliyetini azaltabilir. Özellikle sıcak yaz akşamlarında alınan ılık duş; uykusuzluk, sıcak basması, kramp sorununuz varsa sizi bedenen ve psikolojik olarak rahatlatacaktır.” diye konuştu.
Benekli: o hamile yıldızı tanınan yüzücüler tarafından görüldü nerede yıldızı, bir koy kadar çekti
Hamileliğinizin ilk ve son ayları yaz mevsimine rastladıysa…

• Direkt güneş altında kalmayın. Gebelikte salgılanan bazı hormonlar güneş ışınlarına karşı cildin duyarlılığını artırarak özellikle yüz ve karın bölgesinde kahverengi lekelenmelere neden olabilir.

• Güneş ışınlarının dik olduğu 11.00-15.00 saatleri arasında güneşe çıkmayın.

• Şapka ve yüksek faktörlü güneş kremi kullanın.

• Sıcak havalar nedeniyle terle kaybedilen sıvı miktarı arttığı için günde en az 2,5 litre sıvı alın. Sıvı ihtiyacını karşılamak için su, maden suyu, taze meyve suları ve ayranı tercih edin.

• Gebelikte vücut direnci düştüğü için bazı enfeksiyonlar meydana gelebilir. Özellikle genital bölgenin nemli kalması, mantar enfeksiyonu için zemin hazırlar. Bu yüzden pamuklu çamaşırları tercih edin.

• Ter emici, rahat, hafif, kolay değiştirilebilir ve yıkanabilir giysiler giyin.

• Bol bol yürüyün ve yüzün. Yüzme ile vücudun hemen hemen tüm kasları zarar görmeden çalışır ve psikolojik olarak rahatlarsınız.

• Enfeksiyon ihtimalini göz ardı etmeyip, havuz yerine denize girmeyi tercih edin.

• İlk 3 ay düşük ve son 3 ay erken doğum tehlikesi nedeni ile mümkün olduğunca uzun seyahatlerden kaçının. Uçak yolculuğu sizin için daha güvenlidir.

• Uzun süreli yolculuklarda bacak ve ayak bileklerinizde şişmeler olabilir, 2 saatte bir mola vererek kısa yürüyüşler yaparak kan dolaşımınızı uyarın.

Saturday, June 16, 2012

Renkli gözler tehlikede.

Aşırı sıcakların gözde önemli sorunlar yarattığı, güneşte fazla kalma sonucu ultraviyolenin etkisiyle gözde alerji, iltihaplanma, tahriş ve katarakt riskini artırdığı, mavi ve yeşil gözlülerin ise sıcaklardan daha fazla etkilendiği bildirildi.

Güneşlenme: Ama güneşin zararlı ışınlarına karşı cildinizi nedir?
Erciyes Üniversitesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof.Dr. Kuddusi Erkılıç, aşırı sıcaklarda mutlaka gözlük kullanılmasını, şapka takılmasını ve mümkünse güneşin ultraviyole ışınlarının fazla olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında dışarı çıkılmamasını önerdi. Prof. Dr. Erkılıç, "Aşırı sıcaklar göz sağlığını, dolayısıyla görüşü önemli ölçüde etkiler. Toz ve polenlerde olduğu gibi gözde yanma, sulanma, iltihaplanma gibi olumsuzluklara yol açar. Yaz aylarında öncelikle eller sık sık yıkanmalı, kirli ellerle gözler ovuşturulmamalıdır. Havuz ve denizlerde uygunsuz kimyasal kullanımı, örneğin aşırı klor da gözlerde ciddi tahrişe yol açar. Hele hele denizin kirli olması, enfeksiyon riskini fazlasıyla artırır. Ayrıca, denizdeki su, güneşin etkisiyle güneş ışınlarını artırarak, ultraviyole etkisini fazlasıyla artırır" dedi.
Sun safety: Could the creams we use, or misuse, be causing as many problems as they attempt to solve?

AÇIK RENKLİ GÖZE SAHİP OLANLAR DAHA RİSKLİ


Göz uzmanı Prof.Dr. Erkılıç, mavi ve yeşil gibi açık renkli göze sahip olanların, gözlerindeki renk pigmentlerinin daha az olduğu için güneş ışınlarından daha çok etkilendiklerine dikkat çekerek şöyle konuştu:

”Açık renkli göze sahip olanlar, mutlaka güneş gözlüğü kullanmalıdır. Zira, mavi ve yeşil gibi gözlerde renk pigmendleri daha az olduğundan ultraviyole ışınlarından daha çok zarar görürler. Bu kişilerin güneş gözlüğü kullanmaması ve güneşte aşırı kalıp ultraviyole ışınları almaları halinde halk arasında sarı nokta denilen Makula hastalığı boy gösterir. İleri yaşlarda, görme bozukları giderek artar. Güneş ışınlarına fazlaca bakmak katarakt riskini artırır, gözde et büyümesine yol açar. Sıcak, ultraviyole ışınları, yazın gözler için en riskli durumdur.”