Showing posts with label tüp bebek. Show all posts
Showing posts with label tüp bebek. Show all posts

Saturday, June 23, 2012

Tekrarlayan düşüklerde son tedavi yöntemi.

Son yıllarda gelişen tedavi süreçleriyle birlikte tekrarlayan düşük hastalarına yeni tedavi yaklaşımları uygulandığını belirten Dr. Hakan Özörnek, “Genetik olarak kusursuz embriyoları seçerek yaptığımız tüp bebek tedavisi ile tekrarlayan düşük yaşayan hastalarımızın çoğunun bebek sahibi olmalarını sağlıyoruz” dedi.
Alert: The chemical, used to harden plastics, is found in baby bottles
Tekrarlayan düşük hastalarında genetik inceleme, lupus antikoagülen, anti kardiyopilin antikorları, tiroid hormonları ve prolaktin gibi kan testlerinin yanı sıra sulu ultrason veya histeroskopi gibi rahim içini incelediğimiz bazı testler yapıyoruz. Ancak hastaların %75’inde herhangi bir sebep bulamıyoruz. Sebebi bulunamayan tekrarlayan düşük olgularının çoğunda döllenmiş yumurtanın genetik olarak kusurlu olduğu düşünülmektedir.
Tekrarlayan düşüklerin sebebi bulundu
Mart ayı sonunda İspanya’nın Valensia şehrinde gerçekleştirilen 1. Biomarker Tüp Bebek ve Üreme Konferansı’nda dünyanın dört bir yanından gelen tüp bebek uzmanları ile birlikte tekrarlayan düşüklerle ilgili yeni tedavi yaklaşımları ortaya koyuldu. Normalde rahim kusurlu yumurtayı kabul etmez ve gebelik hiç oluşmaz. Ancak tekrarlayan düşük hastalarında en son ortaya atılan düşünceye göre embriyo kalitesi kötü de olsa genetik açıdan kusurlu da olsa rahim gebeliğe izin veriyor ancak daha sonra gelişim durduğu için gebelik düşükle sonuçlanıyor.
Exciting: The latest findings suggest even the slightest movement by the foetus can change a woman's brain as can its cells when they pass into her bloodstream
Yeni tedavi yöntemi
Tekrarlayan düşük hastalarında embriyo kötü bile olsa rahim gebeliği kabul ettiği ve belirli bir süre sona düşük yaşandığı için hastalara daha sağlıklı bir embriyo naklederek bu sorunun önüne geçiliyor. Sunulan yeni tedavi olanağı ile düşüklerin önüne geçmek için en sağlıklı embriyo seçilip transfer ediliyor.
Tüp bebek tedavisi ile elde ettiğimiz embriyoları önce "embriyoskop" ile gelişimleri açısından 24 saat boyunca sürekli olarak izliyoruz, değerlendiriyor ve en iyi gelişen embriyoları seçiyoruz. Bundan sonraki aşamada seçilmiş olan embriyolar 24 sure dediğimiz ve insan hüzresinde bulunan 46 kromozomun tamamını inceleyen genetik bir teste tabi tutuluyor ve bu testin sonunda genetik açıdan kusursuz ve gelişimi en ideal olan embriyo anne adayının rahmine yerleştiriliyor.
Yüksek başarı oranı

Tekrarlayan düşük hastalarının tedavisine yönelik ortaya konulan bu yeni tedavi yaklaşımı başarılı oluyor. Bu tedaviyi uygulayan tekrarlayan düşük hastalarının pek çoğunun bebeklerini sağlıklı bir şekilde kucaklarına aldıklarını belirtmek gerek. 

Wednesday, June 20, 2012

Açıklanamayan kısırlıkta aşılama yapmak gebelik oranını artırmıyor!

Mutlu bir beraberlik, uyumlu bir evlilik derken seneler geçti. Ancak çok istediğiniz halde bebek sahibi olamadınız. Önce beklemeyi tercih ettiniz. Sonra bazı tedavi yöntemlerini denemeye başladınız; görünürde çocuk sahibi olmamanız için hiçbir neden yoktu. Ama sonuç değişmedi…

GPs warned: Pregnant women are at much higher risk of tuberculosis (posed by a model)
İngiliz Ulusal Sağlık Enstitüsü (NICE)’nün 2012'de yayınladığı tanı ve tedavi kılavuzlarına göre açıklanamayan kısırlığı olan çiftlerde aşılama yapmak gebelik oranlarını artırmıyor. Hisar Intercontinental Hospital Tüp Bebek Merkezi Direktörü Doç. Dr. Birgül Gürbüz ile açıklanamayan kısırlığı olan bir çiftin neden tüp bebek tedavisine yönelmesi gerektiğini konuştuk…
Doğal yollarla bebek sahibi olamayan çiftler nasıl hareket etmelidir?
Yirmili yaşlardaki bir kadın genellikle 2-3 ayda gebe kalabilir. Bir yıllık evlilikte bu oran % 85’lere çıkar. Bu nedenle genç çiftlerde bir yıl beklendikten sonra araştırmalara başlanır. Ancak hastanın üreme sistemini ilgilendiren bir hastalığı varsa, karından bir ameliyat geçirmişe bu süre beklenmeden hemen incelemelere başlanması gerekir. 35 yaşın üstünde bir kadın için bekleme süresi 6 aydan uzun olmamalıdır.
 
Aynı şekilde erkekte de üreme sistemi ile ilgili hastalık, ameliyat öyküsü varsa beklenmeden tetkiklere başlanmalıdır. İlk değerlendirme ideal olarak çiftin beraber ayrıntılı öyküsünün dinlenmesi ve muayene ile başlar. Daha sonra temel olarak yapılması gereken tetkikler istenir. Bunlar: erkekte sperm analizi; kadınlarda hormon tetkikleri, ultrasonografi, gerekirse rahim filmidir. Her çift için uygulanacak tanı ve tedavi yöntemi tamamen o çifte özeldir. Çiftlerin %15’inde yapılan tetkiklerde hiçbir sorun bulunamaz. Bu durum açıklanamayan kısırlık olarak adlandırılmakta ve genellikle aşılama tedavisi önerilmektedir. Ancak açıklanamayan kısırlık görülen ve 2 yıldır gebelik oluşmayan çiftlerin bir an önce tüp bebek tedavisine yönelmeleri gerekir. Çünkü özellikle 30’lu yaşlardan sonra geçen zaman ne yazık ki tüm tedavi yöntemlerinin başarı oranını düşürmektedir. 

Wednesday, June 13, 2012

Kısırlık tedavisinde stres faktörleri

Bebek sahibi olamamış ve hayatının anlamını sadece buna kanalize etmiş bir anne adayının psikolojisinin iyi olmasını düşünmek yanlış olur.

The new research focused on a hormone that organises stress responses in mammals
Kadın Doğum Uzmanı Dr. Hakan Özörnek, bu durumun depresyon, panik atak, sosyal fobi, yaygın anksiyete gibi psikolojik destek ve terapi gerektiren psikosomatik hastalıkları beraberinde getirdiğini belirtiyor. Tedavi aşamasında, transfer öncesi ve sonrasında psikolojik   olarak hastalara destek verdiklerini de ifade ediyor.
Durum bozuklukları
Bebeği olmayan çiftler öncelikle bu durumu kabullenmez ve sonra öfke ön plana çıkar. Eşler birbirine öfkelenir. Bu da bireyde kendine güvensizlik, iletişim bozukluğu, çalışan eşlerde işe karşı ilgisizlik, başarısızlık oluşmasına yol açar. Sorunlar bazen boşanmalara da sebebiyet veriyor. 
Stres, kısırlık tedavisinin düşmanıdır ancak başarıyı etkilemedeki oranı yüzde 5-15 arasındadır. Psikolojik faktörlerin bebeği olmayan çiftlerde uygulanan tedavilere negatif etki etmesi göz ardı edilemez. Stres hormonal dengede bozulmaya yol açarak kısırlığa neden olabilir. Prolaktin hormonunun yükselmesine yol açarak kadında ve erkekte üreme sağlığına olumsuz etki eder. Erkeklerde sperm sayısı hareketliliğinde azalmaya sebep olan stres aynı zamanda ejakulasyon ve ereksiyon sorunlarını da beraberinde getirir. Kadınlardaysa sadece yumurtlama fonksiyonunu etkilemiyor, tüplerde spazma da yol açıyor.  Ayrıca progesteron hormonu üzerindeki kötü etkisi, oluşan gebeliğin devamına engel olabilir.
Stresi azaltmanın yolları
Çiftlere bebek sahibi olmaları yolunda izlenecek adımlar anlatılmalı. Bilinmezlikler ve kulaktan dolma bilgiler stresi artırır. Bilinçlendirilmiş çiftlerin tedaviye uyum sağlamaları kolaylaşır, bu da başarıyı beraberinde getirir. Çiftler arasında kopan iletişimin yeniden sağlanması gerekir. Bunun için de psikolojik bir danışmana ihtiyaç vardır. Bebek sahibi olamadıkları için birbirini suçlamak yerine destek vermelerini sağlamak gerekir. Yapılan bir çalışmada gevşeme egzersizleri programına katılan kadınlardan yüzde 34’ünün sonradan gebe kaldığı tespit edilmiştir. Psikolojik yardım, pozitif düşünceyi artıracağından gebelik oranlarında da artış gözlemlemek mümkündür.
Erkek kısırlığı artıyor mu?
Kısırlık merkezlerine başvuran hastaların neredeyse yarısında erkeğin sperm (döl hücresi) kalitesindeki düşüklük göze çarpıyor. Eskiden bu oran daha düşüktü. Günümüzdeki yükselmenin belli bazı sebepleri var. Bunlardan biri artık erkek kısırlığının konuşulur olması ve sadece kadına ait bir sorunmuş gibi görülmekten vazgeçilmesi. Özellikle medyada bu konuların yazılıp çizilmesi, hastaların sorunlarını rahatça konuşabilmelerini sağladı. Kısır olan erkekler yalnız ve çaresiz olmadıklarını biliyor.
Tıp teknolojisindeki ilerlemeler sayesinde erkek kısırlığında oldukça başarılı sonuçlar alınıyor. Eskiden  tedavi imkanı olarak sadece aşılama varken, önce tüp bebek ve sonrada tüp bebeğin ileri bir şekli olan mikroenjeksiyonun geliştirilmesi sayesinde hastaların çok büyük bir kısmının sorunlarını çözülüyor.
Hatta eskiden “Senin çocuğun olmaz” denilen menisinde hiç sperm hücresi bulunmayan ‘sıfır spermli’ hastaların da testislerinden parça alınarak ve bu parçadaki sperm hücresiyle eşinin yumurtası  döllenerek yardım edebiliyor.
Kısaca erkek kaynaklı kısırlık hastalarının neredeyse tamamına  yakınına sunabilecek bir tedavi imkanı var. Önemli olan, hastaların vakit kaybetmeden bu konuyla ilgilenen  bir merkeze başvurması.
Tarihi istatistikler
50 yıl önce yapılan sperm tahlillerinin sonuçlarına bakıldığında normal sperm ortalamalarının günümüzdekinden daha yüksek olduğu görülüyor. Bunun kesin sebebini tespit etmek mümkün olmamakla birlikte sigara ve alkol kullanımının artması ilk akla gelenlerden. Çevresel faktörler (zararlı gazlar, radyasyon, ozon tabakasındaki incelme, elektromanyetik alanlar) yemek tarzımızdaki ve hatta giyim şeklindeki değişiklikler hep üzerinde durulması gereken konular. 

Tuesday, May 22, 2012

Alınan her kiloyla kısırlaşıyoruz!

Türkiye’de erkeklerin yüzde 21’ini kadınların ise yüzde 42’sini tehdit eden obezite kısırlık nedenleri arasında yer alıyor.

smile
EuroFertil  Tüp Bebek Merkezi kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Hakan Özörnek, çocuk  sahibi olamayan çiftlerde incelenen noktalardan birinin kilo problemi olduğunu söyleyerek, “Obezite adet düzensizliğinin yanı sıra yumurtlama problemine sebep oluyor. Dolayısıyla doğal yolla gebelik oluşmasını engelliyor” dedi

Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı ‘Obezite ile Mücadele Eylem Planı’ batılı ülkelerin sorunu olarak bilinen aşırı şişmanlık hastalığının Türkiye'de de ciddi boyutlara ulaştığını bir kere daha gösterdi. Türkiye’de erkeklerin yüzde 21’ini kadınların ise yüzde 42’sini tehdit eden obezite pek çok hastalığı da beraberinde getiriyor. Yaşadığımız çağın koşullarında sıkça karşımıza çıkan kısırlık ise obezitenin tetiklediği sorunlar arasında üst sıralarda yer alıyor. EuroFertil Tüp Bebek Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Hakan Özörnek, çocuk sahibi olamayan çiftlerde incelenen noktalardan birinin kilo problemi olduğunu söyleyerek, “Obezite adet düzensizliğinin yanı sıra yumurtlama problemine sebep oluyor. Dolayısıyla doğal yolla gebelik oluşmasını engelliyor” dedi. 

FAZLA YAĞ HÜCRESİ OSTROJEN DENGESİNİ BOZUYOR
Fazla sayıdaki yağ hücresinin ostrojen dengesini bozduğunu, yüksek miktardaki ostrojenin ise yumurtlamayı engellediğini ifade eden Dr. Özörnek, şu bilgileri verdi: “Yüksek vücut kütle indeksi lokal endokrin ve metabolik bozukluk yaparak küçük yani olgunlaşma problemi olan yumurta gelişimesine sebep olur. Artan kilo ile gelişen hiperandrojenizm (vücutta testesteron gibi erkeklik hormonlarının artması) ve yumurtlama bozukluğu doğal gebelik şansını düşürür. Gebe kalmak için en ideal vücut kütle endeksi 21 - 29 dur. Yapılan çalışmalarla obez kadınların yüzde 5 oranında kilo kaybetmesiyle adet düzensizliği vakaların yüzde 60’ında bu problemin ortadan kalktığı ve adetlerin tekrar düzene girdiği belirlenmiştir.”

ŞİŞMAN ERKEKLERDE TEHLİKEDE

Dr. Özörnek şişmanlığın sadece kadınları değil, erkekleri de etkilediğine dikkat çekti. Yapılan çalışmaların şişman erkeklerin sperm kalitelerinin düştüğünü belirten Dr. Özörnek, sözlerini şöyle sürdürdü: “ Yapılan çalışmalarda şişman erkeklerde sperm kalitesinde düşüklükler olduğu tespit edilmiştir. Normalde erkeklerde yağ dokusundan ostrojen hormonu az miktarda salgılanmaktadır. Obez erkeklerde yağ dokusunda testesteronun östrojene dönüşmesi artar ve dolayısıyla testesteron azalır ve buna bağlı olarak da sperm kalitesi düşer. Fazla kilosu olan erkeklerde hormon düzensizlikleri ideal kiloya sahip olanlara göre daha yüksektir.”

Tüp bebek yaptıracak hastalarda ise obezite yumurtalık cevabını azaltır, yüksek doz ilaca gereksinim olur, tedavi süresini uzatır, gelişen yumurta sayısı azdır ve tedavinin yarıda kalma ihtimalini arttırır. Obez insanların bebeklerinde genetik anormallik ihtimali arttığı için, düşük olasılığı artar. Tüm bunların yanında gebelik komplikasyonlarını arttırır, kısaca sağlıklı canlı doğum oranını azaltır.

Gebelik planlayan bir bayanın meyve, sebze, karbonhidrat ve etin dengede olduğu bir diyet uygulamasını öneren Dr. Hakan Özörnek, bunun yanı sıra günlükkalori alımının normal vücut kilosunu koruyacak şekilde ayarlanması gerektiğini ifade etti.