Showing posts with label kısırlık. Show all posts
Showing posts with label kısırlık. Show all posts

Wednesday, June 20, 2012

Açıklanamayan kısırlıkta aşılama yapmak gebelik oranını artırmıyor!

Mutlu bir beraberlik, uyumlu bir evlilik derken seneler geçti. Ancak çok istediğiniz halde bebek sahibi olamadınız. Önce beklemeyi tercih ettiniz. Sonra bazı tedavi yöntemlerini denemeye başladınız; görünürde çocuk sahibi olmamanız için hiçbir neden yoktu. Ama sonuç değişmedi…

GPs warned: Pregnant women are at much higher risk of tuberculosis (posed by a model)
İngiliz Ulusal Sağlık Enstitüsü (NICE)’nün 2012'de yayınladığı tanı ve tedavi kılavuzlarına göre açıklanamayan kısırlığı olan çiftlerde aşılama yapmak gebelik oranlarını artırmıyor. Hisar Intercontinental Hospital Tüp Bebek Merkezi Direktörü Doç. Dr. Birgül Gürbüz ile açıklanamayan kısırlığı olan bir çiftin neden tüp bebek tedavisine yönelmesi gerektiğini konuştuk…
Doğal yollarla bebek sahibi olamayan çiftler nasıl hareket etmelidir?
Yirmili yaşlardaki bir kadın genellikle 2-3 ayda gebe kalabilir. Bir yıllık evlilikte bu oran % 85’lere çıkar. Bu nedenle genç çiftlerde bir yıl beklendikten sonra araştırmalara başlanır. Ancak hastanın üreme sistemini ilgilendiren bir hastalığı varsa, karından bir ameliyat geçirmişe bu süre beklenmeden hemen incelemelere başlanması gerekir. 35 yaşın üstünde bir kadın için bekleme süresi 6 aydan uzun olmamalıdır.
 
Aynı şekilde erkekte de üreme sistemi ile ilgili hastalık, ameliyat öyküsü varsa beklenmeden tetkiklere başlanmalıdır. İlk değerlendirme ideal olarak çiftin beraber ayrıntılı öyküsünün dinlenmesi ve muayene ile başlar. Daha sonra temel olarak yapılması gereken tetkikler istenir. Bunlar: erkekte sperm analizi; kadınlarda hormon tetkikleri, ultrasonografi, gerekirse rahim filmidir. Her çift için uygulanacak tanı ve tedavi yöntemi tamamen o çifte özeldir. Çiftlerin %15’inde yapılan tetkiklerde hiçbir sorun bulunamaz. Bu durum açıklanamayan kısırlık olarak adlandırılmakta ve genellikle aşılama tedavisi önerilmektedir. Ancak açıklanamayan kısırlık görülen ve 2 yıldır gebelik oluşmayan çiftlerin bir an önce tüp bebek tedavisine yönelmeleri gerekir. Çünkü özellikle 30’lu yaşlardan sonra geçen zaman ne yazık ki tüm tedavi yöntemlerinin başarı oranını düşürmektedir. 

İncir çekirdeği ilham verdi, kısırlığa şifa umudu geldi

Ege’nin mitolojik şifa kaynakları incir ve zeytinyağını birleştiren ve incir çekirdeklerinin şeklinden ilham alınarak erkek infertilitesine (kısırlık) karşı geliştirilen proje başarıya ulaşırsa, bebek sahibi olamayan çiftlere umut doğacak.

Hamile Kadın
Üniversitesi Bor Meslek Yüksekokulu öğretim üyesi Prof.Dr. Faruk Aral, zeytinyağında bekletilmiş incirin erkek farelerde sperm kalitesi üzerine etkisini belirlemek amacıyla çalışma başlattı. Erkek infertilitesinin dünyadaki en büyük problemlerden biri olduğunu söyleyen Prof.Dr. Aral, "Yurtdışında da bu alandaki çalışmalar çok ilgi görüyor. Biz de üreme performansına ve sağlığa etkisi olduğu bilinen incir ve zeytinyağının sözü edilen etkilerini bilimsel bir temele oturtmak istedik. Eğer hayvanlarda olumlu sonuç alırsak insanlar için de önereceğiz" dedi. 
BEYİN-CEVİZ İLİŞKİSİ GİBİ
Bu çalışmada bazı meyvelerin dış görünümü ile fayda ettiği organların arasındaki ilişkiyi de göz önüne aldıklarını belirten Prof.Dr.Aral, "Örneğin dış görünümü beyine benzeyen cevizin gerçekten de beyin ve zeka gelişimini desteklediği bilinmektedir. İncirde de benzer bir durumun söz konusu olduğunu düşünüyoruz. İncirin çekirdekleri de testisteki spermaya benzetilir ve bunun tüketilmesinin spermasında kalite bozukluğu olan insanı düzelttiği söylenir. Biz bunun karşılığını bilimsel olarak formüle etmek istiyoruz" diye konuştu. 
 
ERKEK ÜREMESİNE YÖNELİK AZ BİLGİ VAR
İncirin eski Yunan ve Mısır uygarlıklarında verimlilik sembolü olarak kabul edildiğini, zeytinin de sağlığa yararlı etkilerinin yüzyıllardır bilindiğini hatırlatan Prof. Dr. Aral, bu iki ürünün erkeklerde üreme zenginliği üzerine etkileri konusunda ise çok az bilginin bulunduğuna dikkat çekti. Günümüzde yumurta sayısı yeterli olmadığı için hamile kalamayan kadınların yumurta sayısını artırmak için kuru incir kürünün önerildiğini anımsatan Aral, sperm hücresi sayısı düşük olan erkeklerde düzeltmek için zeytinyağı-kuru incir kürünün önerildiğini ifade etti. 
Beverly Hills Babe: Billie 90210 kulübünün bir üyesidir
 
"FAZLASI ZARAR MI?" DİYE DE BAKILACAK
Çalışmanın proje halinde sunulduğunu, henüz uygulamasının yapılmadığını belirten Prof.Dr.  Faruk Aral, proje doğrultusunda 15 gün zeytinyağında bekletilmiş inciri erkek farelere ağız yoluyla vereceklerini ve üreme performansı üzerinde etki edip etmediğine bakacaklarını kaydetti. 12 haftalık olan erkek farelerin oda ısı ve rutubetinde doğal ışığa maruz bırakılacağını dile getiren Aral, ilk kez yapılacak projenin tahmini süresinin 6 ay olduğunu söyledi. Aral ayrıca, fazla tüketimin zararlı etkilerinin de olacağını düşünerek bunun sonuçlarının da araştırılacağını belirtti. 
 
PROJENİN TEKNİK ANLATIMI
Prof.Dr. Aral, projenin teknik detaylarını şöyle anlattı: 
 
"Yağlı incir homojen karışımından erkek farelere 15 gün süreyle oral yoldan 0, 50, 500, 5000 miligram/ kilogram dozunda verilecektir. Deneme süresi sonunda öldürülen bu farelerden alınan epididimal spermasında spermatazoa yoğunluğu, motilitesi ve anormal spermatazoa oranına bakılacaktır. İlave olarak testis histapatolojisi incelenip, Comet Assay yöntemiyle DNA analizi yapılacaktır. İncir ve zeytinyağı materyali Ege Bölgesi ürünlerinden temin edilecektir. Bu projede zeytinyağında bekletilmiş incirin erkek farelerde reproduktif performans üzerine etkisini inceleyerek, erkeklerde sperm kalitesi üzerine yeni bilgiler elde edilecektir."

Wednesday, June 13, 2012

Kısırlık tedavisinde stres faktörleri

Bebek sahibi olamamış ve hayatının anlamını sadece buna kanalize etmiş bir anne adayının psikolojisinin iyi olmasını düşünmek yanlış olur.

The new research focused on a hormone that organises stress responses in mammals
Kadın Doğum Uzmanı Dr. Hakan Özörnek, bu durumun depresyon, panik atak, sosyal fobi, yaygın anksiyete gibi psikolojik destek ve terapi gerektiren psikosomatik hastalıkları beraberinde getirdiğini belirtiyor. Tedavi aşamasında, transfer öncesi ve sonrasında psikolojik   olarak hastalara destek verdiklerini de ifade ediyor.
Durum bozuklukları
Bebeği olmayan çiftler öncelikle bu durumu kabullenmez ve sonra öfke ön plana çıkar. Eşler birbirine öfkelenir. Bu da bireyde kendine güvensizlik, iletişim bozukluğu, çalışan eşlerde işe karşı ilgisizlik, başarısızlık oluşmasına yol açar. Sorunlar bazen boşanmalara da sebebiyet veriyor. 
Stres, kısırlık tedavisinin düşmanıdır ancak başarıyı etkilemedeki oranı yüzde 5-15 arasındadır. Psikolojik faktörlerin bebeği olmayan çiftlerde uygulanan tedavilere negatif etki etmesi göz ardı edilemez. Stres hormonal dengede bozulmaya yol açarak kısırlığa neden olabilir. Prolaktin hormonunun yükselmesine yol açarak kadında ve erkekte üreme sağlığına olumsuz etki eder. Erkeklerde sperm sayısı hareketliliğinde azalmaya sebep olan stres aynı zamanda ejakulasyon ve ereksiyon sorunlarını da beraberinde getirir. Kadınlardaysa sadece yumurtlama fonksiyonunu etkilemiyor, tüplerde spazma da yol açıyor.  Ayrıca progesteron hormonu üzerindeki kötü etkisi, oluşan gebeliğin devamına engel olabilir.
Stresi azaltmanın yolları
Çiftlere bebek sahibi olmaları yolunda izlenecek adımlar anlatılmalı. Bilinmezlikler ve kulaktan dolma bilgiler stresi artırır. Bilinçlendirilmiş çiftlerin tedaviye uyum sağlamaları kolaylaşır, bu da başarıyı beraberinde getirir. Çiftler arasında kopan iletişimin yeniden sağlanması gerekir. Bunun için de psikolojik bir danışmana ihtiyaç vardır. Bebek sahibi olamadıkları için birbirini suçlamak yerine destek vermelerini sağlamak gerekir. Yapılan bir çalışmada gevşeme egzersizleri programına katılan kadınlardan yüzde 34’ünün sonradan gebe kaldığı tespit edilmiştir. Psikolojik yardım, pozitif düşünceyi artıracağından gebelik oranlarında da artış gözlemlemek mümkündür.
Erkek kısırlığı artıyor mu?
Kısırlık merkezlerine başvuran hastaların neredeyse yarısında erkeğin sperm (döl hücresi) kalitesindeki düşüklük göze çarpıyor. Eskiden bu oran daha düşüktü. Günümüzdeki yükselmenin belli bazı sebepleri var. Bunlardan biri artık erkek kısırlığının konuşulur olması ve sadece kadına ait bir sorunmuş gibi görülmekten vazgeçilmesi. Özellikle medyada bu konuların yazılıp çizilmesi, hastaların sorunlarını rahatça konuşabilmelerini sağladı. Kısır olan erkekler yalnız ve çaresiz olmadıklarını biliyor.
Tıp teknolojisindeki ilerlemeler sayesinde erkek kısırlığında oldukça başarılı sonuçlar alınıyor. Eskiden  tedavi imkanı olarak sadece aşılama varken, önce tüp bebek ve sonrada tüp bebeğin ileri bir şekli olan mikroenjeksiyonun geliştirilmesi sayesinde hastaların çok büyük bir kısmının sorunlarını çözülüyor.
Hatta eskiden “Senin çocuğun olmaz” denilen menisinde hiç sperm hücresi bulunmayan ‘sıfır spermli’ hastaların da testislerinden parça alınarak ve bu parçadaki sperm hücresiyle eşinin yumurtası  döllenerek yardım edebiliyor.
Kısaca erkek kaynaklı kısırlık hastalarının neredeyse tamamına  yakınına sunabilecek bir tedavi imkanı var. Önemli olan, hastaların vakit kaybetmeden bu konuyla ilgilenen  bir merkeze başvurması.
Tarihi istatistikler
50 yıl önce yapılan sperm tahlillerinin sonuçlarına bakıldığında normal sperm ortalamalarının günümüzdekinden daha yüksek olduğu görülüyor. Bunun kesin sebebini tespit etmek mümkün olmamakla birlikte sigara ve alkol kullanımının artması ilk akla gelenlerden. Çevresel faktörler (zararlı gazlar, radyasyon, ozon tabakasındaki incelme, elektromanyetik alanlar) yemek tarzımızdaki ve hatta giyim şeklindeki değişiklikler hep üzerinde durulması gereken konular. 

Tuesday, May 22, 2012

Alınan her kiloyla kısırlaşıyoruz!

Türkiye’de erkeklerin yüzde 21’ini kadınların ise yüzde 42’sini tehdit eden obezite kısırlık nedenleri arasında yer alıyor.

smile
EuroFertil  Tüp Bebek Merkezi kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Hakan Özörnek, çocuk  sahibi olamayan çiftlerde incelenen noktalardan birinin kilo problemi olduğunu söyleyerek, “Obezite adet düzensizliğinin yanı sıra yumurtlama problemine sebep oluyor. Dolayısıyla doğal yolla gebelik oluşmasını engelliyor” dedi

Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı ‘Obezite ile Mücadele Eylem Planı’ batılı ülkelerin sorunu olarak bilinen aşırı şişmanlık hastalığının Türkiye'de de ciddi boyutlara ulaştığını bir kere daha gösterdi. Türkiye’de erkeklerin yüzde 21’ini kadınların ise yüzde 42’sini tehdit eden obezite pek çok hastalığı da beraberinde getiriyor. Yaşadığımız çağın koşullarında sıkça karşımıza çıkan kısırlık ise obezitenin tetiklediği sorunlar arasında üst sıralarda yer alıyor. EuroFertil Tüp Bebek Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Hakan Özörnek, çocuk sahibi olamayan çiftlerde incelenen noktalardan birinin kilo problemi olduğunu söyleyerek, “Obezite adet düzensizliğinin yanı sıra yumurtlama problemine sebep oluyor. Dolayısıyla doğal yolla gebelik oluşmasını engelliyor” dedi. 

FAZLA YAĞ HÜCRESİ OSTROJEN DENGESİNİ BOZUYOR
Fazla sayıdaki yağ hücresinin ostrojen dengesini bozduğunu, yüksek miktardaki ostrojenin ise yumurtlamayı engellediğini ifade eden Dr. Özörnek, şu bilgileri verdi: “Yüksek vücut kütle indeksi lokal endokrin ve metabolik bozukluk yaparak küçük yani olgunlaşma problemi olan yumurta gelişimesine sebep olur. Artan kilo ile gelişen hiperandrojenizm (vücutta testesteron gibi erkeklik hormonlarının artması) ve yumurtlama bozukluğu doğal gebelik şansını düşürür. Gebe kalmak için en ideal vücut kütle endeksi 21 - 29 dur. Yapılan çalışmalarla obez kadınların yüzde 5 oranında kilo kaybetmesiyle adet düzensizliği vakaların yüzde 60’ında bu problemin ortadan kalktığı ve adetlerin tekrar düzene girdiği belirlenmiştir.”

ŞİŞMAN ERKEKLERDE TEHLİKEDE

Dr. Özörnek şişmanlığın sadece kadınları değil, erkekleri de etkilediğine dikkat çekti. Yapılan çalışmaların şişman erkeklerin sperm kalitelerinin düştüğünü belirten Dr. Özörnek, sözlerini şöyle sürdürdü: “ Yapılan çalışmalarda şişman erkeklerde sperm kalitesinde düşüklükler olduğu tespit edilmiştir. Normalde erkeklerde yağ dokusundan ostrojen hormonu az miktarda salgılanmaktadır. Obez erkeklerde yağ dokusunda testesteronun östrojene dönüşmesi artar ve dolayısıyla testesteron azalır ve buna bağlı olarak da sperm kalitesi düşer. Fazla kilosu olan erkeklerde hormon düzensizlikleri ideal kiloya sahip olanlara göre daha yüksektir.”

Tüp bebek yaptıracak hastalarda ise obezite yumurtalık cevabını azaltır, yüksek doz ilaca gereksinim olur, tedavi süresini uzatır, gelişen yumurta sayısı azdır ve tedavinin yarıda kalma ihtimalini arttırır. Obez insanların bebeklerinde genetik anormallik ihtimali arttığı için, düşük olasılığı artar. Tüm bunların yanında gebelik komplikasyonlarını arttırır, kısaca sağlıklı canlı doğum oranını azaltır.

Gebelik planlayan bir bayanın meyve, sebze, karbonhidrat ve etin dengede olduğu bir diyet uygulamasını öneren Dr. Hakan Özörnek, bunun yanı sıra günlükkalori alımının normal vücut kilosunu koruyacak şekilde ayarlanması gerektiğini ifade etti.